Erişilebilirlik

Radikal İslamcı terör örgütü IŞİD sergilediği barbarca vahşet serisine her gün yeni bir sayfa ekliyor.

Bir IŞİD militanı, örgütün “İslam Devleti’nin başkenti” olarak ilan ettiği Suriye’nin Rakka kentinde “kendi” annesini öldürdü. Türk basınında yer alan bir dizi haberde, gerekçe olarak “IŞİD militanının, annesinin dinden çıktığına inanması” gösterildi. Londra merkezli “Suriye İnsan Hakları Gözlemevi” ise, gerekçe olarak 45 yaşındaki anne Lina el-Kasım’ın, oğlundan “Evladım IŞİD’i terk et” talebinde bulunmasını gösterdi.

20 yaşındaki IŞİD militanı Ali Sakr, zor kullanarak annesini Rakka’nın küçük bir yerleşim merkezindeki meydana getirdi. IŞİD Şeriat Mahkemesi, Lina el-Kasım’ın infaz edilmesine karar verdi ve bunu çevredeki halka duyurdu. Ali Sakr, Şeriat Mahkemesi kararının okunmasından sonra infazı beklemeden annesine kurşunsıkarak öldürdü.

IŞİD’in, dinden kopmak, inancı yitirmek, Hz. Muhammed’i reddetmek, Allah’a şirk koşmak, İslam’ın yasak kıldığı türden meşru olmayan cinsel ilişkilerde bulunmak gibi “suç” diye tanımladığı düşünce ve davranışlara “hemen” idam cezası uyguluyor. IŞİD, erkeklerin idamını görüntüleyerek yayınlıyor, ancak kadın infazlarınıda daha seçici davranıyor.

Casus gazeteci

IŞİD, birkaç gün önce, yine Rakka’da, gazeteci kadın Rukiye Hasan’ı öldürmüştü. Böylece, İslamcı terör örgütü “ilk” defa Suriyeli bir kadın basın mensubunu infaz etmiş oldu. IŞİD, Hasan’ı “casus” olmakla suçlamıştı. Gazeteci Rukiye Hasan, infaz edilmeden önce Facebook hesabından yaptığı paylaşımda, “IŞİD’in kafamı kesmek istediğini biliyorum. Başımı kesmelerini, onların aşağılamalarıyla yaşamaya tercih ederim,” demişti.

IŞİD, geçen Ekim’den bu yana toplam beş gazeteci öldürdü.

XS
SM
MD
LG