Erişilebilirlik

'IŞİD’in Yenilmesinden Sonra Sorunun Tamamen Bitmeyeceğini Herkes Bilmeli'


Barzani Yardım Vakfı Başkanı Musa Ahmed

Kuzey Irak, IŞİD’in faaliyetleri yüzünden ortaya çıkan bir mülteci krizi yaşıyor. Kuzey Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) ülke içinde devam eden mülteci kriziyle boğuşuyor. Uluslararası kuruluşlarla doğrudan işbirliği ve koordinasyon içinde hareket eden Barzani Yardım Vakfı mültecilere el uzatan en büyük ve düzenli kuruluş.

Vakıf, IKBY içinde yüzbinlerce iç göçmen ve mültecinin yaşadığı 6 kampın sorumluluğunu üstlenmiş. Birkaç aylık diye başlayıp yıllardır kamplarda yaşamak zorunda kalan yüzbinlerce mülteci olan Irak’ta, toplum içindeki etnik ve mezhepsel sorunlar da şimdiden endişe yaratıyor. IŞİD terör örgütüyle savaş bittikten sonra kamplarda yaşayanlar kendi köylerine, evlerine geri dönebilecek mi?

IŞİD’e destek veren hatırı sayılır sayıda sivil olduğu iç göçmenlerin yanı sıra birçok kesim tarafından dile getiriliyor. Böyle bir ortamda kendi komşusunun saldırısına uğrayanların aynı bölgede yan yana yaşaması mümkün mü?

Barzani Yardım Vakfı Başkanı Musa Ahmed de kamplardaki mültecilere yiyecek ve barınak sağlamanın önemli olduğunu, ancak birlikte yaşama kültürünün pekiştirilmesi için de çaba gösterilmesi gerektiğini söylüyor.

IŞİD askeri yöntemlerle yenilse bile, terör sorununun sona ermeyeceğine dikkat çeken Ahmed, IKBY’deki mülteci sorunu, Irak toplumundaki çatlaklar ve IŞİD sonrası tehlikelere dair durumu Amerika’nın Sesi’nden (VOA) Hediye Levent’e değerlendirdi.

VOA: Öncelikle yardım vakfınızın diğer ülkelerle ilişkilerini sormak istiyorum. Çünkü IŞİD ile savaş büyük göçler yarattı ve bu insanlara sadece yemek verilmesi yeterli değil, daha fazla desteğe ihtiyaçları var. Ne tür sorunlarla karşılaşıyorsunuz?

AHMED: Eğer insanlara yaptığımız yardımdan bahsediyorsak, herkes için yeterli değil. Bu sadece bir-iki günlük değil, en baştan beri böyleydi, yetersizdi. Siz gazetecisiniz. Eminim, Türkiye’deki, Lübnan’daki, Ürdün’deki mülteci kamplarını görmüşsünüzdür. Kürdistan’a ulaşan yardım oralara ulaşanlarla aynı değil. Oralara yardım günlük ulaşıyor, burada öyle değil.

Çift yönlü bir başka sorunumuz daha var; öncelikle Irak Hükümeti krizin başından beri mülteciler için hiç özel bir şey yapmadı. Problemin ikinci yönü ise; Kürdistan, Irak’ın parçası olduğu için bedel ödüyor. Çünkü Irak’a dışardan bakanlar sadece patlamalar, savaş görüyor. Bu nedenle buraya gelip, yardım sağlamıyorlar.

Çok çok önemli bir basamağı aştık. Tek gecede 15-16 bin kişinin geldiği oldu. Bazıları farklı etnik gruplardandı. BM’den, hükümetten, diğer ülkelerden destek alıyoruz ancak en önemlisi yerel halkın desteğini almamız çünkü yerel halkımızın rolü büyüktü ve mültecilere, iç göçmenlere yardım konusunda büyük destek verdiler.

Şu anda durum farklı ve farklı bir aşamadayız. Üstesinden geldiğimiz aşama kolay değildi. İnanıyorum ki, bütün dünyada yerel halk ile iç göçmenler ve mülteciler arasında sorunlar oluyor ancak sadece Kürdistan’da böyle bir problem yok. Hatta gelişmiş ülkelerde bile yerel halkla mülteciler arasında sorunlar var ancak burada Kürdistan’da böyle bir şey yok. Neyse ki, büyük felaketler veya bizi utandıracak ağır durumlar olmadı.

BM Genel Sekreter Yardımcısı, Barzani Vakfı tarafından idare edilen kampların Irak’ın tamamındaki kamplar arasında en iyileri olduğunu dile getirdi.

Tabii ki sorunlar, zorluklar vardı fakat bir sonraki basamağın şu anda yaptığımızdan çok daha önemli olduğunu söyleyebiliriz. Uluslararası toplum, IŞİD’in yenilmesinin ardından bu sorunun burada tamamen bitmeyeceğini, yok olmayacağını bilmeli. Çünkü Irak’ta farklı etnik gruplar arasında büyük bir çekişme, sorunlar var. Irak’ta farklı dini ve etnik gruplar var. Bütün bunlar için uluslararası toplumun desteği, yardımı gerekiyor. Bunlar toprak için savaşıyor, bunun bilinmesi önemli. Tarih boyunca farklı gruplar diğerlerinin topraklarını işgal veya kontrol etmek için savaştılar. Bu, hep büyük bir sorunsal oldu ve bu insanların kendi topraklarına geri dönmesini sağlamak büyük bir destek, yardım gerektiriyor. Bu insanların yanında olmak, onları desteklemek çok önemli.

VOA: Kamplara sığınanların evlerine geri dönmesi halinde birlikte yaşayabileceğini düşünüyor musunuz ve uluslararası toplum kendi mülteci sorunları nedeniyle buralara olan ilgilerini kaybetmeye başladı. Bu iki sorun mevcut mülteci sorununu uzatabilir. B planınız var mı?

AHMED: Tarih boyunca çatışmalar, uyuşmazlıklar oldu ancak şimdiki sorun IŞİD öncesinden çok daha derin. Bu nedenle hep “birlikte yaşamı ve birlikteliği sağlamak için toplumdaki değişik gruplardaki normal insanlara odaklanmalıyız” diyoruz. Birçok bölgede politikacılar, grup liderleri, siyasi taraflar sorun yaşarlar. Sonra bir masanın etrafına soğukkanlılıkla otururlar ve sorunları yokmuş gibi görünür. Burada tam tersi… Buradaki problem dünyanın geri kalanındakinin tersine… Dünyanın başka yerinde iki milletin sorunları olduğu zaman liderleri oturur ve çözmeye çalışır. Buradaki etnik gruplar arasındaki sorunların çok derin bir tarihi arka planı var, hatta toplumu, insanlara derinden sirayet etmiş. Küçük bir kıvılcım yeterli.

2003’ten sonraki döneme bakarsak din veya etnik yapı söz konusu olduğunda muhafazakar gruplar çok sertleşebiliyor. Çok hızlı ve kolay gelişiyorlar ve onlarla birlikte hareket eden çok insan var.

Şu anda iktidarda olan Sünniler ve Şiiler Saddam döneminde Saddam rejimini devirmek için mücadele etmek yerine onunla görüşüyorlardı. Şu andaki yüzleri Saddam öncesi dönemdeki yüzlerinden tamamen farklı.

Şu anda Irak halkı mevcut durumun kendi eserleri olduğunu itiraf etmiyorlar. Birlikte yaşamı sağlamak gerçekten çok büyük çaba gerektiriyor. Daha da önemlisi insanlara iş fırsatı yaratmak lazım. Eğer her şey olduğu gibi devam ederse, insanlar petrole güvenir, birkaç maaş alıp hiçbir şey yapmazsa tabi ki problemler çıkar. Eğer gelirler askeri harcamalara giderse, tabi ki problemler daha da büyüyecek ve çözülmeyecek. Köylerini yeniden inşa ederiz, tarımda gelişmelerini sağlarız. Eğer uluslararası toplum sorunların tamamen ortadan kalkmasını istiyorsa normal, kendine özgü insanlarla çalışmalı, onlara iş imkanları yaratmalı, daha fazla farkındalık yaratmak için çalışmalı.

VOA: IŞİD’le birlikte hareket eden çok kişi var ve kamplara sığınanlar arasında kendi komşularından korkanlar var. Kamplardaki veya yaşadıkları yerleri terk eden kişiler geri dönmek istemezlerse onları zorlayamazsınız. Bu durumda ne yapacaksınız?

AHMED: Bu politik bir sorun ve mesele. Kamplardaki insanlar kaldığı sürece biz onlara destek ve yardım vereceğiz, bizim için önemli olan bu. Kamplarda hayat gerçekten çok zor ve koşullar ağır ancak kamplardaki hayat, kendi hayatınız için korkmaktan daha iyi. Ancak aynı zamanda bir umut ışığı da var; çünkü, geçtiğimiz haftalarda kendi bölgelerine dönenler öncesine göre daha çoktu.

XS
SM
MD
LG