Erişilebilirlik

Amerika ve IŞİD karşıtı koalisyonun üyeleri, 2006’da yaşanan Sünni ayaklanmanın bir tekrarını istiyor. O dönemde Washington bir aşiret ayaklanmasını desteleyerek, Irak’ın batısındaki Anbar vilayetini elinde tutan El Kaide’nin yenilmesini sağlamıştı.

2014 yılında John R. Allen’ın, IŞİD’e karşı oluşturulan uluslararası koalisyona temsilci olarak gönderilmesine rağmen, ‘Sünni Uyanışına’ benzer bir ittifak oluşmadı.

Allen, 2007’de Anbar’da 30’dan fazla aşiretin, İslamcı militanlara karşı savaşmaya ikna edilmesinde kilit rol oynamış ve bu aşiretlere güvenliğin yanı sıra mali yardımda bulunmuştu. Ancak Allen, Ekim’de benzer bir başarı elde edemeden görevinden istifa etti.

Suriye ya da Irak’ta yerel aşiretlerin kitlesel ayaklanması bir gerçeklikten çok uzak bir umut olarak duruyor. Londra’daki Quilliam Foundation uzmanlarından Charlie Winter, bir sel beklenirken Irak aşiretlerinden koalisyona katılımın birkaç damlayı geçmediğini belirtiyor.

Bir aşiret ayaklanmasının olmamasının nedenini IŞİD’in aşiretleri hizada tutmasına bağlayan Winter, “IŞİD çok uzun zamandır aşiret ilişkileri üzerinde çalışıyor,” diye ekliyor.

Winter, IŞİD’in özellikle Divan el-Aşair, yani Aşiretler Divanı biçiminde tesis ettiği ağ yapılanmasının, Irak ve Suriye’deki karmaşık aşiret dinamiklerini daha iyi anlamasını ve bu yapıyı daha iyi kotrol edebilmesini mümkün kıldığını söylüyor. Örgüt ayrıca aşiretler arası çatışmalarda arabulucu rolüne bürünüyor, onları biraraya getirerek karşıt aşiretleri arasını yapıyor. Uzman, kısacası IŞİD’in son derece incelikli bir yaklaşıma sahip olduğunu belirtiyor.

“İncelikli” bir yaklaşımdan bahsetmek tepkiye neden olabilir. Çünkü örgüt tarafların kendine bağlılığını sağlamak amacıyla, Suriye’nin doğusu ve Irak’ın batısındaki aşiretleri vahşet ve katliamlarla hizaya sokuyor. En büyük katliamlardan biri 2014 Ağustos’unda yapıldı. IŞİD savaşçıları Suriye’nin doğusundaki Şaitat aşiretinden intikam almak için üç gün içinde 700’den fazla insanı vurarak, çarmıha gererek ya da kafalarını keserek infaz etti.

Aşiret üyelerinin aldığı ders, Suriye’de IŞİD’e karşı çıkmaya çalışırken, bu güçlü militanların karşısında yetersiz kaldıkları ve herşey olup biterken dışarıdan gerekli yardımın gelmediğiydi.

Suriye ve Irak’ı keskin bir göz ve demir bir yumrukla yöneten IŞİD militanları, karşıtlarını tasfiye ediyor ve en ufak muhalefete bile hoşgörü göstermiyor.

Kendi katı şeriat kurallarına aykırı tüm davranışları ve de muhalefeti ihbar edecek geniş bir muhbir ağına güvenen militanlar böylece en küçük aşiret ayaklanması belirtisine karşı da uyanık durumdalar.

Cinayetler başkalarına gözdağı vermeye yarıyor, ama zaten IŞİD’in gücünü dengeleyecek bir oluşum yok.

Ortadoğu Forumu araştırma görevlisi, Aymenn Jawad Al-Tamimi “Suriye’deki aşiretlerin güven duyabilecekleri güçlü bir aktör yok,” diyor. Uzman, 2014 yılındaki Şaitat ayaklanmasını bastıranların da IŞİD’e hizmet eden öteki Şaitat üyeleri olduğunu belirtiyor.

Demokrasileri Koruma Vakfı uzmanlarından Daveed Gartenstein-Ross durumdan “ABD önderliğinin eksikliğini” sorumlu tutuyor. Uzman, bölgede böyle bir ayaklanmayı besleyip, kaynak sağlayabilecek uygun aktörlerin olmadığına dikkati çekiyor. Gartenstein-Ross, uluslararası koalisyonun, 2006 ve 2007 yıllarında Anbar vilayetindeki ilk Sünni uyanışına katılan aşiretleri, Ramadi’i, IŞİD’in eline düşmeden önce desteklememesini eleştiriyor.

Uzman, örgütün gaddarlığının eninde sonunda yıkılışına neden olmasını beklemenin bir strateji olmadığını, bölgedeki karmaşık mezhepsel siyasetin ve de Suriye ve Irak’taki savaşların yarattığı dar kapsamlı çatışmaların genel bir aşiret ayaklanmasını engellediğini belirtiyor. Gartenstein-Ross, Irak’ta Şii hükümetin, daha önceki ayaklanmanın cezasını çeken Sünni aşiretleri ayaklandıracak konumda olmadığının altını çiziyor.

Sünni aşiretlerinin üyeleri artık, kendilerini silahlandırmayı reddeden ve IŞİD’le savaşmak için oluşan seferberlik komitelerine katılan Şii gönüllüleri desteklemeyi tercih eden hükümete güvenmiyorlar.

Suriye’nin Rakka vilayetindeki Sünni Arap aşiretleri geçen ay yayınladıkları bir bildiri ile Batı’nın desteklediği (YPG) Kürt güçlerini suçladı ve örgütün Türkiye sınırındaki geçiş bölgesinde yaşayan Arapları yerlerinden ettiklerini belirtti.

Aşiretler bildiride, “Bizim savaşçılarımızın bulunduğu hiçbir bölgeye YPG savaşçısı giremez” diyerek uyarıda bulundu.

Kürtler ise işgal ettikleri Tel Abyad ya da Suriye’nin kuzeydoğusundaki öteki köylerde Arapları yerlerinden ettikleri suçlamalarını reddediyor.

XS
SM
MD
LG