Erişilebilirlik

İran'ın Askıya Aldığı Nükleer Anlaşmanın Geleceği Tartışılıyor


ABD’nin İranlı komutan Kasım Süleymani’yi Bağdat Havaalanı yakınlarına düzenlediği hava saldırısıyla öldürmesinin ardından bölgede yükselen tansiyon uluslararası toplum tarafından endişeyle karşılanıyor. İran’ın 2015 tarihli uluslararası nükleer anlaşmayla gelen yükümlülüklerinden geri adım atması da bu endişeleri arttırdı. Tahran, kısıtlama olmadan uranyum zenginleştirmeye devam edeceğini belirtmişti.

Beyaz Saray’dan yapılan açıklamadaysa Başkan Donald Trump’ın Tahran’la yeni bir nükleer anlaşma için masaya oturulabileceği konusunda hala umudunun olduğu belirtildi.

İran’ın açıklamasından bir gün sonra Beyaz Saray danışmanı Kellyanne Conway’e Trump’ın İran’la hala yeni bir anlaşmayı müzakere etme konusunda umudu olup olmadığı soruldu. Conway, Trump’ın müzakereye açık olduğunu ancak bunun İran’ın “normal bir ülke gibi davranmaya” karar vermesi halinde olacağını söyledi.

Başkan Trump ise son Twitter mesajında büyük harflerle “İran asla nükleer silah sahibi olamayacak!” diye yazdı.

IAEA: “Üyelerimizi bilgilendirmeye devam edeceğiz”

İran’la varılan Ortak Kapsamlı Eylem Planı (JCPoA) adlı uluslararası nükleer anlaşmayı denetlemekle yükümlü BM’ye bağlı Uluslararası Atom Enerjisi Dairesi (IAEA) ise İran’ın anlaşmayı askıya alacağı açıklamasıyla ilgili gelişmeleri üyelerine anında bildireceğini kaydetti.

Açıklamada “IAEA denetçileri ülkedeki (İran) doğrulama ve gözlemleme çalışmalarına devam ediyor. IAEA, üye ülkeleri bu konudaki gelişmelerle ilgili uygun şekilde, zamanında bilgilendirecek” denildi.

IAEA, İran’ın uranyum zenginleştirme sınırlarına uymayacağı şeklindeki açıklamasında daireyle işbirliğini sürdüreceğini söylediğini de hatırlattı.

Rusya: “Nükleer yayılma tehdidine neden olmaz”

Rusya Dışişleri Bakanlığı ise Pazartesi yaptığı açıklamada İran’ın anlaşmayla belirlenen uranyum zenginleştirme sınırlarına uymayacağını açıklamasının bölgede nükleer yayılma tehdidine neden olacağı anlamına gelmeyeceğini kaydetti.

Bakanlık, Rusya’nın nükleer anlaşmaya tamamen bağlı kalmaya devam edeceğini kaydetti.

Almanya Başbakanı Angela Merkel ise 11 Ocak’ta Rusya’ya giderek Devlet Başkanı Vladimir Putin’le Kasım Süleymani’nin öldürülmesinin ardından tırmanan krizi görüşecek. Kremlin’e göre Merkel Putin’in daveti üzerine Moskova’ya gidecek, görüşmede Suriye, Libya ve Ukrayna’daki durum da ele alınacak.

Merkel’in sözcüsü, Başbakan’a Dışişleri Bakanı Heiko Maas’ın da eşlik edeceğini belirtti.

Maas: “Anlaşmayı sonlandıracak ilk adım olabilir”

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas da İran’ın uranyum zenginleştirme sınırlamalarını terk etmesinin uluslararası anlaşmanın sona ermesine neden olacak ilk adım olabileceği uyarısında bulundu.

Maas, “İran’la kesinlikle yeniden konuşacağız. Yaptıkları açıklama anlaşmayla uyumlu değil” ifadelerini kullandı.

İran’ın açıklamasıyla durumun daha kolay hale gelmediğini belirten Maas, “Bu anlaşmayı sona erdirecek ilk adım olabilir. Bu da büyük bir kayıp olur bu nedenle bu konuya büyük ciddiyetle eğiliyoruz” diye konuştu.
Maas, bugün Fransa ve İngiltere’yle bir araya gelerek İran’a nasıl yanıt verileceğinin görüşüleceğini de bildirdi.

“İngiltere bundan sonra atılacak adımları taraflarla görüşüyor”

İngiltere ise İran’ın anlaşma yükümlülüklerini askıya almasının çok kaygı verici olduğunu belirtti. Başbakan Boris Johnson’un bir sözcüsü, İngiltere’nin atılacak adımlar konusunda taraflarla temas halinde olduğunu söyledi.

Sözcü, “İran’ın açıklaması son derece ürkütücü. Anlaşmanın devam etmesi herkesin iyiliğine. Nükleer silah sahibi bir İran ihtimalinin masadan kalkması dünyayı çok daha güvenli bir yer haline getirir” dedi.

Sözcü, ABD Başkanı Donald Trump’ın ABD’nin vurmakla tehdit ettiği 52 İran hedefi içinde kültürel sahaların da olduğu açıklamasına da değindi. Sözcü, kültür mirasının hedef alınmasını önleyen uluslararası sözleşmeler olduğunu hatırlattı.

Çin’den ABD’ye gerilimi tırmandırma eleştirisi

Çin ise ABD’yi Orta Doğu’daki gerilimi tırmandırmakla suçladı, tüm taraflara itidalli olma, barışı ve istikrarı koruma çağrısı yaptı.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Geng Shuang, “Güç kullanma politikası ne popüler ne de sürdürülebilir” ifadesini kullandı. “ABD’nin son günlerdeki riskli askeri hamleleri uluslararası ilişkilerin temel kurallarının ötesine geçiyor” diyen sözcü, “ABD’ye gücünü kötüye kullanmaması, krizin tüm taraflarına da itidalli olmaları ve durumu kötüye götürmekten kaçınmaları çağrısı yapıyoruz” dedi.

Çin ABD’yi Irak’ı tehdit ettiği için de eleştirdi. Irak parlamentosundan İranlı komutan Kasım Süleymani’nin Bağdat’ta öldürülmesinin ardından ülkedeki yabancı askerlerin gönderilmesi yönünde bir tavsiye kararı çıkmıştı. Başkan Trump ise Irak’ın ABD askerlerini düşmanca bir tavırla ülkeden çıkartması halinde bu ülkeyi benzeri görülmemiş yaptırımlarla hedef alacağını kaydetmişti.

Sözcü, Çin’in yaptırımların tehdit olarak kullanılmasına düzenli olarak karşı çıktığını hatırlattı.

Japonya'dan diplomasi çağrısı

Japonya Başbakanı Shinzo Abe de gemilerinin güvenliği için “Meşru Müdafa Kuvvetleri”ni Orta Doğu’da konuşlandırma planını bir kez daha dile getirdi.

Shinzo Abe “Orta Doğu’da gerilim tırmanıyor. Ben de bundan derin endişe duyuyorum. Gerilimin daha fazla tırmanmasının önüne geçilmeli. Taraflara gerilimi azaltmak için tüm diplomatik yolları kullanmaları çağrısı yapıyorum” ifadelerini kullandı.

Japonya Başbakanı, ülkesinin Orta Doğu’da “Meşru Müdafaa Kuvvetleri” konuşlandırma amacını istihbarat toplama ve Japon gemilerinin güvenli geçişini sağlama olarak gösterdi.

Japon hükümeti geçen ay Orta Doğu’ya bir savaş gemisi ve devriye uçakları göndereceğini bildirmişti. Japonya ham petrol ithalatının yüzde 90’ını Orta Doğu’dan yapıyor.

ABD’nin müttefiki Japonya, İran’la ilişkilerini de dostane düzeyde tutmaya çalışıyor. Bu nedenle Japonya bölgedeki gemi yollarını korumak için Orta Doğu’da ortak bir askeri misyona katılmak yerine kendi operasyonunu yürütmeye karar verdi.

Japon Savunma Bakanlığı’ndan bir yetkili hükümetin Orta Doğu’da devriye uçaklarıyla yapacağı operasyona Ocak ayında başlayacağını açıklamıştı. Savaş gemisininse Şubat ayında bölgeye gitmesi bekleniyor.

XS
SM
MD
LG