Erişilebilirlik

İran Mayıs Ayındaki Cumhurbaşkanlığı Seçimlerine Hazırlanıyor


Tahran’ın balistik füze denemesi ile Washington’la gerilimin tırmanması sonrasında, İran’ın muhafazakar siyasetçileri de cesaretlendi. Katı tutum yanlıları, Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’yi, yeniden seçilse bile, Meclis desteğinden yoksun bırakabileceklerini hatta Mayıs’taki Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanma şansları olduğunu düşünüyorlar.

Gözlemciler, Batı ile varılan nükleer anlaşma sayesinde Ruhani’nin siyaseten güçlenmeyi ummuş olduğunu söylüyor. Anlaşma ABD Başkanı Barack Obama’nın döneminde sağlanmıştı. Yeni başkan Donald Trump’ın getirdiği seyahat yasağının, şu anda durdurulmuş olsa bile, İran’ı da kapsıyor olması ve nükleer anlaşmanın ekonomik faydalarının sokağa yansımamış olmasına, halk tepkili. Bu da daha tutucu bir ismin Mayıs’ta kazanma olasılığını artırıyor.

Peki, bu isim kim olacak? Kulislerde konuşulan muhafazakarların aday olarak kendilerine Kasım Süleymani’yi seçeceği yolunda. Süleymani, İran Devrim Muhafızları’nın en seçkin birliği Kudüs Gücü’nün komutanı. Suriye’ye İran askeri müdahalesini yöneten isim de Süleymani.

Kasım Süleymani aday olarak belirlenirse bu, İranlı muhafazakarların gerçekten seçime üç ay kala sonucu değiştirebileceklerine inandıkları anlamına gelecek.

İran Devlet Televizyonu'nun eski başkanı aday olabilir

İranlı gazeteci Seyid Caferi’nin iddiasına göre muhafazakarların adayı olabilecek bir diğer isim ise Ezatullah Zargami. Zargami, İran Devlet Televizyonu’nun eski başkanı. İran Devrim Muhafızları arasında görev yapmış bir isim. 57 yaşında ve 2012’den bu yana Avrupa Birliği’nin yaptırım listesinde. Gerekçe ise 2009’daki tartışmalı cumhurbaşkanlığı seçimleri sırasında yayın politikası nedeniyle yaşanan yaygın insan hakları ihlalleri.

Zargami, İran devlet yayıncılığının genişlemesini de yönetti. İngilizce Press TV ve İspanyolca HispanTV’yi yayın hayatına geçirdi. Aralık’ta Instagram hesabında da Ruhani’yi uyardı ve bu seçimin 2013’teki gibi olmayacağını yazdı.

Nisan 2016’da ılımlılar ve reformcular İran Meclisi’nde 10 yıldan bu yana ilk defa hatırı sayılır bir çoğunluk sağladılar. Muhafazakarlar, sandalyelerin üçte birinden de azını kazanabildiler. Bu küçük düşürücü sonuç, Ruhani’nin bu yılki cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki yerini de sağlamlaştırdı. Nisan’daki sonuçlar, Batı ile nükleer anlaşma karşılığında yaptırımların kaldırılması için imza atan Ruhani hükümetine bir destek olarak da görüldü

Trump’ın seçimi kazanması, nükleer anlaşmayı bozma tehditleri, danışmanlarının İran’da rejim değişikliğine sahip çıkan konuşmaları ise muhafazakarlar için İslam Cumhuriyeti’nin yeniden şekillendirme fırsatı olarak görülüyor.

Trump’ın anlaşmayı bozma tehditleri bir yana, İranlıları öfkelendiren bir diğer konu ise ekonomik sıkıntıların artması. Ruhani, anlaşma için yürüttüğü kampanya süresince halka yaptırımların kalkmasının hızlı sonuçları olacağına inandırmıştı. Ekonomik büyüme yüzde dördü buldu, ekonomide düzelme var. IMF’nin 2017 için büyüme öngörüsü de yüzde 6. Ancak halk için hayatlarında büyük bir değişiklik olmuş değil. ABD’de Maryland Üniversitesi’nin anketine göre İranlılar’ın %63’ü ülkenin ekonomik durumunu bir şekilde kötü ya da çok kötü olarak görüyor. Katılımcıların %73’ü de, hayat koşullarının nükleer anlaşma sonucunda iyileşmediği fikrinde.

Amerikan Enterprise Enstitüsü’nün uzmanlarından Michael Rubin, Washington’ın, Tahran ve yolsuzlukla bağlantılı banka hesaplarını, 80 milyon İranlı’nın duyacağı şeklinde afişe edilmesine yardımcı olması gerektiğini söylüyor.

Rubin, Trump yönetiminin İran’a karşı tavır almasında bir hata da bulmuyor. “Aptalca olmayan bir yaklaşım yanlış değil” diyen Rubin, aba altından sopa gösterirken yüksek sesle konuşmanın ise tehlikeli olduğuna dikkat çekiyor.

Trump’ın istifa eden ulusal güvenlik danışmanı Michael Flynn’in, İran’ı resmi olarak uyardıklarını açıklaması, misilleme tehditleri ve Trump’ın İran’la bağlantılı 25 kişi ve kuruma yeni yaptırımlar açıklaması, Amerika’nın sesini yükselttiğinin göstergesi.

Rubin’e göre ise bu sadece kötü bir Obama kopyası. Kırmızı çizgiler, bir hazırlık ve gerçek tehdit olmadan, sözden öteye gitmiyor.

Daha sert bir tutum savunan bazı Amerikalılar gibi Rubin de yayılmacı İran rejimine karşı Trump yönetiminden daha açık ve işe yarar adımlar atmasını bekliyor. Yoksa ağır eylemlerle desteklenmeyen sert söylemler, İran’ın muhafazakar kesimini daha da cesaretlendirecek.

XS
SM
MD
LG