Erişilebilirlik

İnternet Aboneliğine Yargı Kararı Olmaksızın Polis Erişimi


OHAL’de yayımlanan 14’ncü kararname özelliğine sahip kararname, 87 maddeden oluştu ve kapsamlı şekilde pek çok kanunda değişiklikler getirdi.

Kararname ile internet alanıyla ilgili de dikkat çekici bir yasal düzenleme hayata geçirildi. Polise, sanal ortamda işlenen suçlar gerekçesiyle internet abonelerine ait kimlik bilgilerine ulaşma ve sanal ortamda araştırma yapma yetkisi verildi.

Kararnameye göre; 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu’na, “Polis, sanal ortamda işlenen suçlarda, yetkili Cumhuriyet başsavcılığının tespiti amacıyla, internet abonelerine ait kimlik bilgilerine ulaşmaya, sanal ortamda araştırma yapmaya yetkilidir. Erişim sağlayıcıları, yer sağlayıcıları ve içerik sağlayıcıları talep edilen bu bilgileri kolluğun bu suçlarla mücadele için oluşturduğu birimine bildirir.” hükmü eklendi. Ayrıca Emniyet Genel Müdürlüğü’nün, yargı kararı internet bağlandı adresi ve veri trafiği bilgilerine erişmesi yetkisi genişletildi.

OHAL gerekçeli ekran karartma artacak mı?

Yine 680 sayılı kararname ile Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Kanunu’nda değişiklikler yapıldığı ve yayın yasaklarını artırıcı hükümler getirildiği görüldü. Kanundaki “Olağanüstü dönemlerde yayınlar” başlıklı maddesinde, “millî güvenliğin açıkça gerekli kıldığı hâllerde yahut kamu düzeninin ciddî şekilde bozulmasının kuvvetle muhtemel olduğu durumlarda, Başbakan veya görevlendireceği Bakan geçici yayın yasağı getirebilir” hükmü var. Şimdi kararnameyle 1 yıl içerisinde 3 kez geçici yayın yasağına aykırı yayın yapılması halinde söz konusu radyo veya TV kuruluşu lisansını tümüyle kaybedecek.

RTÜK Kanunu’ndaki bu değişiklik incelendiğinde; herhangi bir radyo veya TV kuruluşu terör örgütü bağlantısı gerekçesiyle eğer KHK’lar ile kapatılmamış olsa da aykırı yayın gerekçesiyle lisans hakkını kaybetmesi nedeniyle kapatılacak. Ayrıca RTÜK Kanunu değişmiş olduğundan, Türkiye’de OHAL sona ermiş dahi olsa “milli güvenlik” gerekçesiyle Hükümet’in alacağı geçici yayın yasağına aykırı hareket sonucu medya kuruluşu için lisansını kaybetme riski ortaya çıkıyor.

Kararname ile Türkiye’de kamu yayıncılığını yürütmekle sorumlu TRT’ye ilişkin 2954 sayılı kanunda personel haklarına ilişkin de değişiklikler yapıldığı da görüldü.

Özel güvenlik personeliyle ilgili düzenleme yapıldı

680 sayılı kararname ile son dönemdeki terör olaylarında da tartışıldığı gözlemlenen özel güvenlik görevlileriyle ilgili yeni düzenlemeler yapılması da dikkat çekti. Buna göre; özel güvenlik görevlileri, silahlarını görev alanı dışına çıkaramayacak. Özel güvenlik görevlisi olarak istihdam edilecekler ile özel güvenlik şirketlerinde, alarm izleme merkezlerinde ve özel güvenlik eğitimi verecek kurumlarda kurucu veya yönetici olarak çalışacaklar hakkında valilikçe güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacak. Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulu’nca devletin milli güvenliğine karşı faaliyetlerle irtibatlı şahıslar, özel güvenlik alanında faaliyet yürüten şirket veya birimlerde çalıştırılamayacak.

Bu arada Emniyet Genel Müdürlüğü’nce yürütülen araç tescil hizmetlerine ilişkin iş ve işlemler ile ilgili ise noterliklere devredilme yolu açıldı. Türkiye Noterler Birliği’nin koordinasyonunda ve Emniyet Genel Müdürlüğü ile anlık veri paylaşımı şartlarıyla araç ruhsatlarıyla ilgili işlemler noterliklerde yapılabilecek. Araç ruhsatlandırmasıyla ilgili Türkiye açısından bu önemli değişiklikle ilgili detaylar önümüzdeki günlerde yönetmelik yayımlandığında ortaya çıkacak.

Kararname ile kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan personel (işçiler dahil), TBMM kararlarına dayanılarak Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin gönderilmesine karar verilen ülkelerde geçici olarak görev yapmak üzere görevlendirilebilecek.

Yine bu kararname ile yargı alanına ilişkin pek çok yasa değişikliği yapılması göze çarptı. Kararnameye göre; 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMUK), 6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu ile 6216 sayılı Anayasa Mahkemesi Kuruluşu ve Yargılaması Kanunu’nda değişiklikler oldu.

At yarışları Fon’a devredildi, TJK’ya sürpriz mi?

Yurt içinde at yarışları düzenleme yetkisi ile yurt içi ve yurt dışı yarışlara ilişkin bahis hakkı 49 yıl süreyle Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketi’ne devredildi.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın yetkisi ve hakları yanı sıra at yarışlarıyla ilgili tüm tesisleri de Fon’a devredildi. Hukuken Bakanlık’ı yetkilendirmiş olan 6132 sayılı At Yarışları Kanunu’nun temel hükümleri de rafa kalkmış oldu.

Türkiye’de at yarışlarını Bakanlık ile sözleşmesi çerçevesinde 3 Ekim 1953’ten bugüne Türkiye Jokey Kulübü (TJK) düzenliyordu. TJK’nın internet sitesinde belirtildiği üzere; kulübe sözleşmeyle verilmiş at yarışı düzenleme yetkisi 31 Aralık 2016’da sona eriyordu.

Şimdi 680 sayılı KHK ile artık bahis düzenleme konusunda TJK veya bir başka kurum karşısında Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketi’ni muhatap bulacak. At yarışlarıyla ilgili neler yaşanacağını önümüzdeki günler gösterecek.

Milli Piyango da Fon’a devredildi, “Talih Kuşu”na veda mı?

Karşılığı nakit olmak üzere oynatılan Piyango, Hemen-Kazan, Sayısal Loto, Şans Topu, On Numara ve Süper Loto oyunları ile ilgili mevzuat çerçevesinde izin verilebilecek olan benzer şans oyunlarına ilişkin lisans, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 49 yıl süreyle Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketi’ne devredildi.

Kararnamede, Türkiye Varlık Fonu Yönetimi A.Ş. tarafından söz konusu talih oyunlarını oynatma lisansının üçüncü kişilere devredilebileceği de yer aldı. Bu devirden sonrası içinse “Milli Piyango İdaresi lisansa konu şans oyunlarını düzenleyemez ve bu oyunlar için ayrı bir lisans veremez” denildi.

Milli Piyango İdaresi’nce şans oyunları lisans faaliyetlerini izleme ve denetleme yapılabileceği belirtildi.

Türkiye’de Maliye Bakanlığı’na bağlı şekilde kurulmuş Milli Piyango İdaresi, yıllardır “talih kuşu” olarak adlandırılan piyango bileti çekilişleri de dahil olmak üzere şans oyunlarını doğrudan işletiyordu.

Milli Piyongo İdaresi’nin kendi verilerine bakıldığında; şans oyunlarından Hazine’ye vergi ve diğer kamu kurumlarına kaynak olan meblağlar ciddi boyutlarda. Örneğin, 2015 yılında şans oyunlarından toplam 1 trilyon 75 milyon 983 bin 267 Türk Lirası devlete aktarılmış.

Şimdi Milli Piyango İdaresi’nce yürütülen şans oyunları, Fon aracılığıyla üçüncü kişilere yani özel sektör eline teslim edilebilecek.

XS
SM
MD
LG