Erişilebilirlik

İnsanlık 29 Temmuz İtibariyle Dünya’ya ‘Borçlu’ Olarak Yaşıyor


İnsanoğlu, 29 Temmuz 2019 tarihinden itibaren yerkürenin sunduğu tüm doğal kaynakları kullanma sınırlarını doldurdu ve bu tarihten itibaren "krediyle" yaşamaya başladı.

Sivil toplum örgütü Global Footprint Network (Küresel Ayak İzi Örgütü), insanlığın doğal kaynak kullanımının, yerkürenin kendisini yenileyebileceği "ekosistem yenileme sınırlarına" ulaştığını açıkladı.

Örgüt, bu limitlere, geçtiğimiz yıla oranla 3 gün, 20 yıl öncesine oranla ise 2 ay daha hızlı ulaşıldığını belirtti.

Global Footprint Network adlı sivil toplum örgütü, her yıl insanoğlunun kullandığı doğal kaynakların, yerkürenin kendisini yenileyebileceği limitlerle karşılaştırarak, kaynakların kullanımı konusunda uyarılarda bulunuyor.

Global Footprint Network'e bağlı Doğal Yaşamı Koruma Vakfı (World Wildlife Fund- WWF) Avrupa'da yaşanan aşırı sıcakların ardından, bu yıl tespit edilen rakamları açıkladı.

Örgüt yaptığı açıklamada, "Dünyamızın doğal kaynaklarını tüketerek gelecekteki yenilenme kabiliyetini azaltıyoruz. Bu demektir ki, bu yıl geçen yıla oranla daha fazla balık avladık. Daha fazla ağaç kestik, daha fazla toprağı ekim için kullandık. Bu ayrıca, farklı ekosistemler aracılığıyla (ormanlar, toprak, okyanuslar ve göller) gezegenin karbondioksit salımlarını artık soğuramadığı anlamına geliyor" ifadelerine yer verdi.

Bazı ülkeler daha açgözlü

WWF'a göre, dünya ülkelerinin tüketim yönelimleri arasında da çok büyük farklılıklar var. Örneğin, Katar yeni yıla girdikten yalnızca 42 gün sonra, yani 11 Şubat'ta kullanma limitlerini aşarken, Endonezya bu limitlere 342 gün sonra ulaşıyor.

Eğer herkes Fransızlar gibi dünya kaynaklarını tüketseydi, her yıl 2,7, Amerikalılar gibi tüketirse de 5 tane dünyaya ihtiyaç olacaktı.

Almanya, İsviçre, Japonya, İngiltere, İtalya ve Portekiz hızında tüketim için 3 dünya, en az tüketen ülkelerden Hindistan için de 0,7 yerküreye ihtiyaç var.

Dünya geneli içinse ise bu sayı 1,7 yerküre sayısına yükseliyor.

Çözüm önerileri

WWF'in açıklamasında, herkes en düşük oranda kaynakları tüketen Endonezya gibi yaşamaya başlasa bile dünyanın kendisini yenileme tarihinin 18 Aralık olacağına işaret ederek, bir an evvel harekete geçmeyi öneriyor.

Örgüt, 1970 yılından bu yana, her yıl dünya kaynaklarının kullanım hızının limitlerini aştığını, bu tarihin, 1998'de 30 Eylül'e gerilediğini belirtiyor. Önemli bir takım acil önlemler alınırsa da 3 ay tasarruf edilebileceği göstergeleri olduğu da belirtilenler arasında.

Bu oranların artış nedenlerinin başında, yüzde 60 ile karbondioksit (CO2) salımındaki artış gelince, çözüm önerilerinin başında, sera etkisi yapan gaz salımlarının azaltılması geliyor.

Eğer dünyada, sera gazı salımları yüzde 50 oranında azaltılırsa,dünyanın kaynaklarını yenileme tarihi 93 gün daha ileri giderek Ekim ayına kadar uzayabilecek.

Eğer, hayvansal protein tüketimi yarıya indirilebilirse, 15 gün, gıda atıkları azaltılabilirse de 10 gün daha tasarruf sağlanabilecek.

Çevre örgütleri, özellikle gıda kullanımı konusunda herkesi bireysel olarak düşünmeye ve harekete geçmeye çağırıyor.

Ticaret anlaşmaları sorunlu

WWF Fransa temsilcisi Arnaud Gauffier, CETA gibi uluslararası ticaret anlaşmalarının acil çevre ihtiyaçlarına duyarsız kaldığını belirterek, AB ile Kanada arasında ticareti düzenleyen CETA anlaşmasının onaylanmasının büyük hata olduğunu savunuyor.

CETA'nın ardından Güney Amerika ile imzalanan Mercosur anlaşmasının onayına sıra geldiği uyarısında bulunan Gauffier, "Anlaşmanın kesinlikle onaylanmaması gerektiğini, her iki kıtada da üretilebilecek et, şeker ve organik yakıtlar gibi ürünlerin ithal edilmesinin anlamsız olduğunu, anlaşmanın Latin Amerika'nın doğal kaynaklarını yok etmee tehlikesi de içerdiğini" dile getiriyor.

XS
SM
MD
LG