Erişilebilirlik

''İnsan Hareketliliği Başlayınca İkinci veya Üçüncü Dalga Olabilir'' 


ABD’de zaruri sektörlerde çalışanların ne zaman yeniden iş başı yapacağına ilişkin tartışma sürüyor. Çin ve Hong Kong’da yeni vakaların görülmesiyle ikinci dalga kaygısı yaşanıyor. VOA Türkçe’den Begüm Dönmez Ersöz California Üniversitesi Öğretim Üyesi epidemiyolog Jonna Mazet ile konuştu. “Ne kadar etkileşim olursa o kadar yeni vaka görülür” uyarısında bulunan Prof Mazet işe dönüşlerde de antikor testlerinin önemine dikkat çekti.

Bazı Corona Hastaları İyileştikten Sonra Neden Pozitif Çıkıyor?
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:01:43 0:00

VOA Türkçe: Başkan Trump kısmi de olsa ABD’de zorunlu personelin yeniden iş başı yapmasını istiyor. Mayıs’ın ilk haftası konuşuluyor. Siz şu anki modellemelere ve mevcut duruma baktığınızda bu takvimi gerçekçi buluyor musunuz? Aşamalı olarak insanlar işe dönmeye başladığında Corona virüsü vakalarında yeniden artış olur mu?

Jonna Mazet: Corona virüsüne karşı güçlü ve kesin kontrol önlemleri olana kadar, birbirimizle ne kadar etkileşim ve temasta olursak o kadar fazla yeni vaka görürüz. Yeniden iş başı yapılması sürecinde vakalarda bir artışın yaşanıp yaşanmayacağı lokasyona göre değişir. Vakaların diğer yerlere kıyasla daha önce görüldüğü yerlerde artık iyileşme süreci başlıyor, ama yeni yeni vaka görmeye başlayan yerlerde bu süreç gecikecek. O nedenle her yer için geçerli olacak şekilde tek bir düğmeye basarak devreye sokulacak bir tarih yok.

VOA Türkçe: Bazı ülkelerde yeni vakalar görülüyor. Çin’in Wuhan kentinde karantina kalktı ama Rusya sınırına yakın bölgede yeni vakalar çıktı. Hong Kong ve Singapur’da da görüldü. İkinci dalga endişesi konusunda ne düşünüyorsunuz?

Jonna Mazet: İkinci dalga meselesinde çok sayıda faktör etkili. Birincisi semptom göstermeyen vakalar var. Yani virüse yakalandığı konusunda en ufak bir fikri bile olmayan kişiler virüsü yayabiliyorlar. Bu tür vakalar aşı bulunana kadar bizim salgını kontrol altına almamızı zorlaştırmaya devam edecek. Şu anda belirti göstermeden bu hastalığı geçirmiş olanların ne kadar süreliğine bağışıklık kazandığını bilmiyoruz. Yani virüse yakalandıysanız ve iyileştiyseniz artık virüse karşı korunaklı mısınız? Bunu değerlendirmek için çalışmalar devam ediyor. Bu önemli çünkü yeniden iş başı yapılırken bu bilgi bize yardımcı olacak. Ama dünya çapında nüfusun çoğunun virüse karşı açık olduğunu düşünecek olursak, insanlar arasında yeniden etkileşim olduğunda veya insan hareketliliği yeniden başladığında, belirti göstermeyen kişilerin bulunacağını göz önünde bulundurarak, ikinci ya da üçüncü dalgaların olmasını beklemeliyiz. Bu nedenle zor olsa da veya insanı yalnızlaştırıyor olsa da evden çalışabilecek olanlar buna devam etmeli. Aşı geliştirilene kadar sorunu kontrol altına almak için bunu yapmak zorundayız.

Antikor testleri güvenilir mi?

VOA Türkçe: Doktor Anthony Fauci, ABD’de antikor testlerinin yakın zamanda piyasada olacağını söylemişti. Ancak bu testlerin hepsinin güvenilir olup olmadığına ilişkin tartışmalar var. Bir de hastalığa yakalanmış kişilerin iyileştikten sonra kazandıkları varsayılan bağışıklık ne kadar sürüyor bilinmiyor.

Jonna Mazet: Farklı tip antikor testleri var. En güvenilir test bulunmaya çalışıldığı için bu kadar uzun sürüyor. Covid-19 hastalığına ve bu salgına yol açan tip virüse yakalandığınızda, vücudunuz tepki göstermeye başlar. Bunun sonucunda vücudunuz ya belirti göstermeye başlar ya da virüse karşı mücadele etmenizi sağlayacak antikorları üretmeye koyulur. Bu antikorlar ölçülebilir ve zaman içinde de değişiklik gösterebilir. Bunu ölçerek bir hastalığın ne kadar yaygın şekilde bulaştığını anlayabilirsiniz. Antikor testlerinin yapılmasının sebeplerinden biri de budur. Ama bu antikorun enfeksiyona karşı ne kadar koruyabildiğini anlamakla aynı şey değildir. Eğer bu virüs de bildiğimiz diğer virüsler gibi davranıyorsa, ki biz öyle olacağın düşünüyoruz, virüse yakalananların bir yere kadar bağışıklık kazanacağını varsayıyoruz. Ama bu bağışıklığın ne kadar süreceğini bilmiyoruz.

İyileşen bazı Corona hastaları neden pozitif çıkıyor?

VOA Türkçe: Bazı Corona hastalarının iyileştikten sonra testlerinin pozitif çıktığı vakalar oldu. Bunu nasıl açıklarsınız?

Jonna Mazet: Bunun iki olası açıklaması var. Birinci ihtimal bana göre daha olası. Kişiler virüse karşı farklı tepkiler veriyor. Nasıl bazıları bu hastalığı çok ağır geçiriyorken bazıları çok hafif atlatıyor ya da hiç hastalık belirtisi göstermiyorsa, bu virüs bir başkasına bulaşma süresi de enfekte ettiği kişiye göre farklılık gösterebilir. Virüse karşı vücudunuz diğer insanlara kıyasla farklı şekilde tepki verdiyse sizin virüsü bulaştırabileceğiniz zaman aralığı da farklı olabilir. Benzeri bir durumu Batı Afrika’da Ebola salgınında gördük. Ebola virüsüne maruz kalanların bazıları aylar sonra bile ebola virüsünü bulaştırabiliyorlardı. Corona virüsüne yakalanan ve iyileşen kişilerin çoğunluğunun ise bu virüsü bulaştırmama ve virüse karşı bir bağışıklık geliştirme ihtimali var. Ama özellikle de semptom göstermiyorlarsa, kaç kişinin başkalarını enfekte edemeyeceğini anlamak için takip etmeye devam etmemiz gerekiyor. İkincisi ise daha endişe verici ama daha düşük bir ihtimal. O da hastaların iyileştikten sonra yeniden enfekte olmaları. Yoğun test yapılması bu açıdan da önemli. Böylece iyileşen hastanın virüsü bulaştırmayacağını bize gösteren art arda en az iki negatif testin olması önemli.

Pandemi sağlık sistemlerinin değişmesine vesile olur mu?

VOA Türkçe: Bu pandemi pek çok ülkede sağlık sisteminin ve imkanların sorgulanmasına neden oldu. Eksikliklerden biri de küresel ölçekte işbirliğiydi. Salgınla birlikte sağlık imkanlarına ve ekipmana erişim sağlanması açısından bir şeylerin değişebileceğinden umutlu musunuz?

Jonna Mazet: Çok umutluyum, umutlu olmak zorundayım. Bunu birlikte başarabiliriz ama bunun için söz ettiğiniz küresel işbirliğinin olması gerek. Pandemiye dönüşen bu korkunç salgın öncesinde, farklı ülkelerle işbirliği yaparak virüsleri hayvanlardan insanlara bulaşmadan önce tespit edip ön almaya çalışıyorduk. Ama küresel desteğimiz yoktu. Sağlığa ayrılan çok değerli bütçeyi nasıl harcamamız gerektiği konusunda birbiriyle yarışan farklı öncelikler vardı. Bence bu pandemi bize bulaşıcı hastalıklara ilişkin yasalara hazır olmamız gerektiğini gösterdi. Bu kez Covid-19 karşımıza çıktı, bir dahaki sefere bizi yine şaşırtabilir. Buna nasıl hazırlıklı olabileceğimizi biliyoruz. Ama burada sadece hayvandan insana bulaşma riski taşıyan virüslerin ve bunun hangi koşullarda meydana geldiğinin tespit edilmesi için çalışan bizlere iş düşmüyor. Sağlık sisteminin diğer unsurlarının da hazır olması lazım. Test kitlerinin hızlı bir şekilde hazır edilebilmesi, bugün yaşadığımıza benzer acil durumlarla karşılaştığımızda akademik kurumların da kapasitesinden yararlanılabilmesi ve sadece devlet laboratuvarlarına bağımlı olunmaması gerekiyor. Tedavi ve aşının hazır olması, sağlık personelinin kullanacağı ventilatör ve koruyucu ekipmanın hazır olması gerekiyor. Bunu bilmemiz gerekiyordu. Pek çoğumuz uyarıda bulunduk zamanında ama insan doğası gereği gelecekte olacaklardan çok olmuş olana ya da olmakta olandan endişe duyuluyor. Bu korkunç trajedinin bir avantajı şu. Bu virüs daha öldürücü bir virüs olabilirdi. O nedenle hem bu kadar çabuk bulaşabilen hem de daha öldürücü olan bir virüse hazırlıklı olmalıyız. Böyle bir şeyin bir daha yaşanmamasını umuyorum. Bunun önüne geçecek imkanımızın da olduğu kanısındayım. Bu yaşananlardan sonra arkamıza yaslanıp “ne korkunçtu, bir süre böyle bir şey olmaz” diyemeyiz.

XS
SM
MD
LG