Erişilebilirlik

İnsan Hakları Savunucularına Terör Yargılaması Başlıyor


Geçen Temmuz ayında İstanbul Büyükada’daki eğitim toplantısında polis baskınına maruz kaldıktan tutuklanan insan hakları savunucuları, terör örgütü üyeliği ve propagandası gibi suçlamalarla yargılanacak.

İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi, bugün İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın insan hakları savunucuları aleyhine terör örgütü üyeliği gibi çok ciddi suçlamalar yönelttiği iddianameyi kabul etti.

Savcı Can Tuncay’ın hazırladığı iddianamedeyse, insan hakları savunucuları PKK, DHKP-C ve FETÖ terör örgütleriyle bağlantılı şahıslar olarak anlatıldı. Uluslararası Af Örgütü Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Taner Kılıç hakkında “Silahlı terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla, diğer şüpheliler hakkında ise, “Silahlı terör örgütüne yardım etme” suçlamasıyla 7,5 yıldan 15'er yıla kadar hapis cezası talep edildi. İddianamede, Büyükada’daki toplantıyı Taner Kılıç'ın organize ettiği ancak kendisi İzmir’de gözaltına alındığı için diğer isimlerce toplantıya devam edildiği iddia edildi.

Savcılık makamı yukarıdaki suçlamalar ve iddianamedeki ifadeler itibarıyla Türkiye’de toplumsal hareketleri terör örgütleri lehine faaliyetler olarak suçladı.

İnsan hakları savunucuları arasındaki diyaloglar bakımından Büyükada’daki toplantı için buluşmaları öncesinde “teknolojik cihazları kapatarak vapur yolculuğu keyfini çıkarmaları” yönündeki Whatsapp mesajı da iddianamede suç yazışması olarak yer aldı.

İsveç uyruklu Ali Ghravi ve Almanya uyruklu Peter Frank Steudtner’in telefon şifrelerini vermemiş olması da “örgütsel amaç” olarak değerlendirildi.

Söz konusu insan hakları savunucularıyla ilgili süreç, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Taner Kılıç’ın 6 Haziran’da gözaltına alınması ve 9 Haziran’da tutuklanmasıyla başladı. Kılıç halen İzmir Şakran Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor.

Sonrasında İstanbul - Büyükada’da 5 Temmuz’da gerçekleşen polis operasyonu gündeme geldi. Operasyonda, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi’nden İdil Eser ve Veli Acu, Helsinki Yurttaşlar Derneği’nden Nalan Erkem, Özlem Dalkıran, İnsan Hakları Gündemi Derneği’nden Günal Kurşun, Kadın Koalisyonu’ndan İlknur Üstün, Eşit Haklar İzleme Derneği'nden Nejat Taştan, Şeyhmuz Özbekli ile insan hakları savunuculuğu eğitimcisi Ali Garawi’nin gözaltına alındı. Bugün itibarıyla bu isimlerden 8’i tutuklu iken; Nejat Taştan ve Şeyhmuz Özbekli ise adli kontrol şartıyla dışarıda bulunuyor. İlknur Üstün, Ankara Sincan Cezaevi’nde iken; diğerleri Silivri 9 Numaralı Cezaevi’nde tutuluyor.

‘Bu siyasi amaçlı bir yargılamadır’

Terör suçlamasıyla yargılamaya başlanacak olmasına Uluslararası Af Örgütü Avrupa Direktörü John Dalhuisen tepki gösterdi. Dalhuisen, “İddianame, yer verdiği uydurma suçlamaları destekleyecek en ufak bir somut delil bile sunmuyor. Mahkeme bu iddianameyi kabul ederek, böylesine bir adaletsizliği sonlandırmak için altın bir fırsatı kaçırdı. Bu, Türkiye’nin önde gelen insan hakları savunucularından bazılarının çalışmalarını susturmayı hedefleyen siyasi amaçlı bir yargılamadır. İddianamede yer alan hayali suçlamaları okuyan herhangi birinin bunu farklı bir şekilde anlayabiliyor olması mantığa sığacak gibi değil” dedi.

‘İnsan hakları kampanyalarında suç unsuru bulmuşlar’

Uluslararası Af Örgütü Türkiye Direktörü İdil Eser’in avukatlığını yürüten Erdal Doğan da, Amerika’nın Sesi’ne yaptığı açıklamada, iddianamede her konuyla terör örgütleri arasında bağlantılar kurulduğunu vurguladı.

Doğan, iddianame ile örneğin açlık grevindeki eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça için yapılan “Ölmesinler” yönündeki çağrıyla yapılan kampanyada suç unsuru öne sürüldüğünü söyledi. Uluslararası Af Örgütü’nün açlık grevi eylemine destek olması değil sadece işlerini geri istedikleri için ‘iki eğitimci ölmemeli’ yönünde çağrıda bulunduğunu kaydeden Doğan, buna rağmen iddianamede bu çağrı ile terör örgütü bağlantısı kurulduğunu anlattı.

Eser’in, yine Uluslararası Af Örgütü Yönetim Kurulu Başkanı Taner Kılıç’la görüşmesi nedeniyle de suçlandığını belirten Avukat Doğan, Kılıç’ın telefonda By-Lock olmadığı dijital delillerle avukatlarınca sunulduğu halde Eser’in aynı kuruluşta görev yaptığı Kılıç’la görüşmeleri nedeniyle ‘FETÖ bağlantısıyla’ suçlandığını açıkladı.

Doğan, Uluslararası Af Örgütü’nün kamuoyuna açık internet sayfasında yorumlar köşesinde terör örgütü PKK’lı olduğu iddiasında bir şahsın yazdığı mesajdan yola çıkılarak, Eser’in de PKK’yla bağlantılı gibi gösterilmeye çalışıldığını aktardı.

İnsan hakları savunucuları Büyükada’da gözaltına alındığı andan itibaren hükümete yakın medya kuruluşlarında bir linç kampanyası yürütüldüğünü de belirten Doğan, söz konusu linç niteliğindeki haberlere aynen iddianamede yer verilerek, insan hakları savunucularına casusluk suçlaması yapıldığını da vurguladı.

Avukat Doğan, ayrıca İdil Eser’in ciddi sağlık sorunları bulunduğunu ve serbest kalması gerektiği yönündeki başvuruları da sağlık raporuyla birlikte yaptıklarını da açıkladı.

XS
SM
MD
LG