Erişilebilirlik

İnsan Hakları Eylem Planı Neler Vaat Ediyor?


İnsan Hakları Eylem Planı Neler Vaat Ediyor?
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:04:31 0:00

Adalet Bakanlığı’nın 1,5 yıldır üzerinde çalıştığı İnsan Hakları Eylem Planı, Salı günü Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanacak.

İnsan Hakları Eylem Planı’nın amaçları arasında güçlü bir insan hakları koruma mekanizması oluşturmak, şeffaflığı arttırmak, kişisel özgürlükleri kuvvetlendirmek, ifade ve örgütlenme özgürlüğünü arttırmak ve yargı bağımsızlığı ile adil yargılanma hakkını kuvvetlendirmek olduğu belirtiliyor.

Pazartesi günü yapılan kabine toplantısı sonrası açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu eylem planının Cumhur İttifakı olarak üzerinde çalıştıkları yeni ve sivil anayasanın bir ön çalışması olduğunu ifade etti.

Erdoğan: ‘‘Eylem planının çatısını yeni anayasa teklifimiz oluşturuyor’’

Erdoğan, ‘‘Yarın İnsan Hakları Eylem Planımızı kamuoyuyla paylaşacağız. Bu eylem planında dokuz başlık altında yüzlerce faaliyet yer alıyor. Attığımız her adımda olduğu gibi İnsan Hakları Eylem Planı'nda da hemen her konunun dönüp dolaşıp darbe anayasasının yol açtığı sıkıntılara dayandığını gördük. Bir süre önce milletimizin takdirine sunduğumuz yeni anayasa hazırlama teklifiniz bu eylem planının çatısını yani tacını oluşturuyor. Yeni ve sivil anayasa teklifini tüm platformlarla tartışmaya açarak bir yola çıkıyoruz. Esasen 10 yıldır ülkemizin gündemine müteaddit defalar getirdik. Maalesef milletimize layık, yeni ve sivil bir anayasaya kavuşamadık. İnşallah bu sefer başaracağız’’ dedi.

Ancak hukukçular Adalet Bakanlığı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu iddialı hedeflerine biraz mesafeli.

Prof. Bayraktar: ‘‘Yargı bağımsız bırakılmalı’’

1217 gündür tutuklu olan işadamı Osman Kavala’nın avukatı olan Türkiye’nin önde gelen ceza hukukçularından Köksal Bayraktar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin müvekkili hakkında verdiği ve bağlayıcı olan kararların ulusal mahkemeler tarafından uygulanmamasının eylem planı hakkında iyimser olmasını engellediğini söyledi.

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Profesör Bayraktar, ‘‘Gerçekten yargı bağımsız bırakılmalı. Bana göre; insan haklarına bağlılık, insan haklarında yeni hamleler, bunlar güzel şeyler ama devamı gelmedikçe yani somutlaşmadıkça bunların önemi yok. Eğer ki Türkiye’de bugün bir kişi –Osman Kavala-, bir takım deliller olmaksızın dört yıla yakın bir süre tutuklu kalabiliyorsa ve aynı konuda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin kararları da varsa burada Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi‘ne aykırılık vardır. Dolayısıyla siz siyasi alanda ‘bunları yapacağız’ demişsiniz ama önemi yoktur. Yani eskiler kıymet-i harbiyesi demişler, kıymet-i harbiyesi yok bunun’’ dedi.

Ülgen: ‘‘Özellikle HSK bağımsız bir kurum olmadıkça ben hukuk reformunun gerçekleştirilebileceğine inanmıyorum’’

Pazartesi günü Metin Akpınar’la birlikte yargılandığı davada cumhurbaşkanına hakaretten beraat eden Müjdat Gezen’in avukatlığını üstlenen Celal Ülgen de HSK’nın siyasetle bağı koparılmadan adil yargılamanın pek mümkün olmadığı kanaatinde.

VOA Türkçe’ye kısa bir değerlendirmede bulunan Celal Ülgen, ‘‘Türkiye’de siyasi iktidarın temsilcilerinin yargılanabilir olacağı bir düzen kurulmadıkça tam tersine yargılayanları atama yetkisi ellerinde bulunduğu sürece ve özellikle Hakimler ve Savcılar Kurulu bağımsız bir kurum olmadığı sürece Türkiye’de hukuk reformu beklemek çok safdillik olur. Ben o açıdan hükümetin, mevcut iktidarın hukuk adına bir reform gerçekleştirebileceğine inanmıyorum’’ diye konuştu.

Tanrıkulu: ‘‘İnsan Hakları Eylem Planı, dışarıya mesaj verme kaygısı taşıyor’’

Basın davaları, siyasi davalar ve insan hakları davalarını yakından takip eden TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkan Vekili Sezgin Tanrıkulu ise hükümetin kerhen İnsan Hakları Eylem Planı hazırladığı, bu planın oluşturulma amacının ise Türkiye’nin gittikçe bozulan imajını düzeltmek olduğu görüşünde.

VOA Türkçe’ye konuşan CHP İstanbul milletvekili, ‘‘Mevzuat bakımdan bir şey beklemiyorum. Özellikle mevzuat konusunda. Türkiye’de bu haliyle dahi anayasa ve yasalar uygulansa bu kadar çok mağduriyet olmaz. Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayan yargıçlar görev yapıyor. Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala örneklerinde olduğu gibi. AİHM kararları uygulanmıyor. Toplantı ve gösteri yürüyüşleri hakkı anayasada açıkça düzenlenmiş. Herkes önceden izin almaksızın toplantı ve gösteri yürüyüşü yapmakta serbest. Anayasa Mahkemesi’nin de onlarca kararı var, AİHM’nin onlarca kararı var. Buna rağmen iki kişinin bir araya gelip bir yerde toplanması ve görüş açıklaması mümkün değil. Hem yargı hem de güvenlik güçleri, hükümete göre kendisine yön verir. 14. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı, açık açık Enis Berberoğlu davasında ‘ben karara uyumuyorum’ dedi. Şimdi 14. Ağır Ceza Mahkemesi, daha önceden 37. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı’ydı ondan önce 26. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı’ydı. Bunlar için bir yasaya gerek yok ki nerede idari görev varsa oraya gönderiyorlar. Bu içeride sıkışan hükümetin AB’ye mesaj verme kaygısı taşıyan bir planı. Ilımlı otokrasiden sert otokrasiye giden bu rejim ancak daha çok baskıyla ayakta kalabilir’’ dedi.

Türkiye’nin bir yandan hukuk reformunu konuşurken diğer yandan milletvekili dokunulmazlığını kaldırma ve parti kapatmayı gündeminde tuttuğuna dikkat çeken Sezgin Tanrıkulu, bu konjonktürde Salı günü açıklanacak İnsan Hakları Eylem Planı’nın bir umut vaat etmekten uzak olduğunu söyledi.

UKRAYNA KRİZİ ÖZEL SAYFASI

STÜDYO VOA

ABD Silahlı Şiddete mi Teslim? - 5 Temmuz
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:27:33 0:00
XS
SM
MD
LG