Erişilebilirlik

‘Kanal İstanbul İstanbul’a İhanet Değil Cinayet Hatta Felaket’


İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Kanal İstanbul projesi konusunda açıklamalarda bulundu.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın 2020 yılında ihaleye çıkmak istediği Kanal İstanbul projesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ile hükümet arasında büyük bir gerilim yaratacak gibi gözüküyor.

Bugün İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın düzenlediği Deprem Çalıştayı’na katılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, konuşmasının büyük bölümünü ‘Kanal İstanbul’ projesine ayırdı. İmamoğlu, projenin hem ekolojik hem ekonomik olarak kente uygun olmadığını, İstanbul’un su ihtiyacı ve yaşadığı depremsel riskler açısından zarar verici olduğunu dile getirdi.

İmamoğlu, “Proje İstanbul’a ihanet bir proje değil, çok net resmen bir cinayet projesidir. İstanbul için bir felaket projesidir. Bu proje yapılırsa bittiğinde, İstanbul kadim özelliklerini kaybedecektir. İstanbul’un göbeğini yani, Sultanahamet Meydanı’nı, Sultanahmet Camii’ni, Ayasofya’ya bina yapıp bu binaları yıkmakla eş değerdir. Bu şahane şehri, yaşanmaz bir şehir yapmaya kimsenin hakkı yok. Ne Boğaz geçişi ne deniz geçişi ne de ekonomi için bir ihtiyaç söz konusu değildir. İstanbul’da yeni rant alanları yaratmak için hazırlanmış, açmak istenirken yaratacağı yıkıcı sonuçlar hiç düşünülmemiştir. 10 binlerce konutun, yapının sağlamlaştırılması için milyonlarca liralık fona ihtiyaç duyulurken böyle bir şeyi düşünmek bile İstanbul’a ihanettir. Birileri para kazanacak diye bu kadim şehrin doğal çevresinin yaşam alanlarının su havzalarının yok edilmesine izin vermemeliyiz’’ dedi.

‘‘İstanbullular deniz suyu mu içecek’’

45 kilometre uzunluğunda, 21 metreye yakın derinliğe sahip, en dar yeri 275 metre genişlikte olan Kanal İstanbul’un Trakya’yla İstanbul Boğazı arasında 8 milyon nüfusa sahip bir ada oluşturacağına dikkat çeken İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, kanalın İstanbul’un ve İstanbulluların birçok açıdan çok ciddi zarara uğramasına yol açacağını savundu.

İmamoğlu, “Proje, Sazlıbosna gölü ve Terkos havza alanlarını yok ediyor. Sazlıdere barajı hiç kalmayacak. Yeraltı suları ve Terkos gölünün tuzlanması riski ortaya çıkıyor. İstanbul’un içme suyu için müthiş tehdit oluşturuyor. Tek başına bu bile büyük bir tehdittir ve bu projenin yapılmaması için yeterlidir. İstanbul halkı deniz suyu mu içecek? Türkiye’nin kadim kurumu Devlet Su İşleri bu yüzden bu projeye karşı çıkıyor. DSİ’nin hazırladığı rapora göre, İstanbul’un ihtiyacını karşılayan havzaların yüzde 30’a yakını yok olacak. 23 milyon metrekare orman alanı, 136 milyon metrekare tarım alanı yok olacak. Proje birinci, ikinci ve üçüncü deprem bölgelerinde kalıyor. 11 kilometre mesafeden Kuzey Anadolu Fay Hattı, 30 kilometre mesafeden Çınarcık Fay Fattı geçiyor. Bilim adamları aşırı yüklemelerin yeni depremlere davetiye çıkaracağını söylüyor’’ diye konuştu.

“Toplumsal mücadele ve toplumsal bilince ihtiyaç var”

İstanbul’da hala 1 milyon daire boş iken Kanal İstanbul’la 1,1 milyon yeni konut alanın planlandığını dile belirten İBB Başkanı, TMMOB raporuna göre inşaat sahasından çıkarılacak 2,1 milyar metreküp hafriyatının nereye döküleceğinin hala belirsiz olduğunun da altını çizdi.

İmamoğlu, “Boğaz trafiğiyle ilgili gerekçeler de farklı. ÇED raporunda olduğu gibi Boğaz trafiğinde yıllara göre artış değil, son on yılda yüzde 22 azalma gözlenmektedir. 75 milyar lira olarak tasavvur edilen ama kimine göre ucunun belli olmadığı yatırımla ülkede kaç cazibe merkezi üretilebiliriz bir düşünün. Doğudan, İç Anadolu, Karadeniz’e kadar kaç cazibe merkezi üretebiliriz bir düşünün. Bu konuda toplumsal bir mücadele ve toplumsal bilince hepimizin ihtiyacı vardır. Böyle bir süreç kapalı kapılar ardında konuşulmamalı, tüm kamuoyuna İstanbul’a hatta Türkiye’ye mal edilerek tartışılması zarurettir” dedi.

Çavuşoğlu: ‘Kanal İstanbul'a kazmayı vurduğumuz zaman, dünyada denizcilik ve ulaşım bakımından tarih değişecek’

2011 yılından beri İstanbul’un gündeminde olan ‘Kanal İstanbul’ projesiyle ilgili ÇED Toplantısı geçtiğimiz hafta yapıldı.

Daha önce Çinli şirketler ile Benelüks ülkelerinin ‘Kanal İstanbul’ projesiyle ilgilendiğini dile getiren Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, toplantının ardından ÇED raporunun tamamlanmasıyla ihale sürecinin başlayacağını açıkladı.

Dün Antalya’da bir toplantıda konuşan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da Kanal İstanbul’un tarihi değiştireceği görüşünde.

Çavuşoğlu, “Geçtiğimiz günlerde Çin'den gelen tren tünelin altında geçti. Daha sonra 3. köprüde yapılacak raylı sistemle beraber oradan geçerek. Londra’yla Tokyo'yu bağlayan ülke konumuna geçtik. Bunları iyi değerlendirmemiz lazım. Kanal İstanbul'a kazmayı vurduğumuz zaman, dünyada denizcilik ve ulaşım bakımından tarih değişecek. Dönüm noktası olacak" dedi.

XS
SM
MD
LG