Erişilebilirlik

İHD: “Günde Ortalama 3 Kadın Öldürüldü”


İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi tarafından hazırlanan yıllık kadına yönelik şiddet raporuna göre, Doğu ve Güneydoğu’da son bir yılda 110 kadın öldü. Rapora göre kadın ölümlerinde ilk sırayı kuşkulu ölümler aldı.

İHD Diyarbakır Şubesi tarafından basın toplantısıyla açıklanan raporda, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde son bir yıldaki ‘kadına yönelik şiddet’ verileri yer aldı. Buna göre son bir yılda bölgede 179 kadın şiddet mağduru oldu. Bu kadınların 110’u hayatını kaybetti.

Rapora göre intihar girişiminde bulunan 34 kadından 33’ü öldü. Raporun aile içi şiddet başlığında, 27 kadının yaşamını yitirdiği belirtilerek “Toplumsal alanda; 10 kadın ateşli silahlarla, 3 kadın kesici-delici silahlarla ve 2 kadın tespit edilemeyen bir şekilde katledildi. 1 kadın ateşli silahlarla, 2 kadın kesici-delici silahlarla, 7 kadın darp edilerek yaralandı” denildi.

Raporun dikkat çeken verilerinden biri de kuşkulu kadın ölümleri oldu. Rapora göre geçen bir yılda bölgede bu şekilde 35 kadın hayatını kaybetti.

Raporun ardından bir açıklama yapan İHD Şube yönetim Kurulu Üyesi Ezgi Sıla Demir, günde ortalama 3 kadının öldüğünü söyledi. Faillerin iyi hal ve tahrik indirimden yararlandıklarına dikkat çeken Demir, “Bu yıl da ne yazık ki, her gün ortalama üç kadın katledildi. Kadınlar boşanmak istedikleri eşleri, ayrılmak istedikleri partnerleri, ağabeyleri, babaları ve en yakınlarındaki erkekler tarafından şiddete maruz kaldı veya öldürüldü. Ev içi şiddet, ev içi taciz çoğu zaman yargıya taşınamamakta, ev ve aile içinde konu kapatılmaktadır. Yargıya taşınabilen vakalarda failler, genel olarak iyi hal ve tahrik indirimi gibi nedenlerle hafif cezalar almaktadır. Yetkili polisler, çoğu vakalarda ev içi şiddeti ailenin özel durumu olarak ele almakta, gerekli yasal işlemleri yapmadan, kadına nasihat ederek onu şiddet ortamına geri göndermektedir. Taciz ve tecavüz faili kolluk güçleriyse adeta cezasızlık zırhıyla korunmaktadır” dedi.

Kadınları öldürenlerin, cezasızlık politikasından cesaret aldıklarını savunan Demir, İstanbul Sözleşmesi’ne uyulmamasına tepki gösterdi. Demir, “Oysa 2011 yılında imzalanmış olan bu sözleşme, Türkiye Anayasası’ndaki hükümlerle eş değerdir. Aile, yuva dağıtmaktan ziyade kadını ve yaşamını koruyan birçok unsuru içermektedir. Sözleşmenin iptali yerine etkin olarak uygulanması tartışılmalı, eldeki olanaklar bunun için kullanılmalıdır. Aksi halde her yıl ortaya çıkan bu vahim tablolar artmaya devam edecek, birçok kadın yaşamını yitirecektir” diye konuştu.

XS
SM
MD
LG