Erişilebilirlik

Bir grup uluslararası gazeteci, Panamalı bir hukuk bürosundan sızan belgeler üzerinde çalıştıktan sonra, Rus Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ortaklarının, 40 yıllık bir süreç içinde, 2 milyar dolara yakın bir parayı off-shore yani kıyı ötesi banka hesaplarına aktardığı sonucuna ulaştı.

Alman Suddeutsche Zeitung isimli gazetenin de dahil olduğu, 100’ün üzerinde haber kuruluşu ile beraber çalışan Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu (ICIJ), 'Panama Belgeleri' ismiyle yayınladığı raporda, Panama’da bulunan Mossack Foncesca isimli hukuk bürosundan elde edilen 11,5 milyon belge içinde Putin ile ilişkili kişilerin dahil olduğu pek çok işlemin olduğunu belirlediğini söyledi. Belgeler, 1977 yılından itibaren veriler gösteriyor.

Belirli bir yatırım yapana kadar, off-shore hesaplarda para tutmak yani parking yapmak genel olarak usulsüz değil ve yasal vergi koruması sağlamak için ya da uluslararası ticari anlaşmalar süreçlerinde kullanılabiliyor. Ancak yayınlanan rapora göre, belgeler, bankaların, hukuk bürolarının ve diğer ülke dışı aktörlerin, çoğu zaman müşterilerinin suç örgütleri, vergi kaçakçılığı ya da siyasi yolsuzluk ile bağlantısı olup olmadığının araştırıldığı yasal süreçleri izlemediğini gösteriyor.

Kremlin, geçtiğimiz hafta, gazetecilerin banka işlemleriyle ilgili sorularını yanıtlamamış ve gazeteci örgütünü, Rusya lideri ve yakınları hakkında asılsız iddialara dayanan bir saldırıda bulunmakla suçlamıştı.

Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu, Washington merkezli bir sivil toplum kuruluşu.

Münih merkezli Sueddeutsche Zeitung gazetesi, belgelerin, bir seneden fazla bir süre önce, ismini vermeyen bir kaynak tarafından kendilerine verildiğini açıkladı. Gazete, elde ettikleri belge sayısının 2010’da sızan Wikileaks ve 2013’te Edward Snowden tarafından gazetecilere verilen gizli istihbarat belgelerinin sayısından oldukça fazla olduğunu belirtti.

Putin ile ilişkilendirilen belgeler dışında, ICIJ diğer şu bilgilere ulaştıklarını söyledi:

- Belgeler, dünya çapında 140 politikacı ve kamu görevlisinin off-shore hesapları olduğunu ortaya çıkardı. Bu 140 kişiden, 12’si şu anda görev başında olan veya eski dünya liderleri. Bu kişilerin arasında İzlanda ve Pakistan başbakanları, Arjantin başkanı, Ukrayna cumhurbaşkanı ve Suudi Arabistan kralı yer alıyor.

-Belgelerde, Meksika’daki uyuşturucu şebekeleri, Hizbullah gibi terörist örgütler ve Kuzey Kore gibi ülkelerle iş yaptığı gerekçesiyle Amerika tarafından kara listeye alınan en az 33 şirket ve kişinin isimleri yer alıyor.

-Belgeler, büyük bankaların, off-shore cenneti ülkelerde, nasıl, izi takip edilemeyecek şirketler kurduklarını gösteriyor. 500’den fazla banka, iştirakler ve şubeleri, 15 binden fazla off-shore şirketi müşterileri için Mossack Fonseca aracılığıyla kurmuş.

Şirketlerin ve bireylerin off-shore hesaplara para aktarımı konusunda uzman olan Mossack Fonseca bürosu, Washington Post gazetesine her ülkede finansal yasalar farklı olsa da yasaların lafzı ve ruhuna uyduklarını söyledi. Hukuk bürosu, neredeyse 40 yıldır devam eden faaliyetleri boyunca, hiç bir yasa dışı işlem ile itham edilmediklerini belirtti.

Amerika’nın Sesi’nden Michael Lipin’in, ICIJ’in baş editörlerinden Michael Hudson ile yaptığı röportajda, Hudson şunları dile getirdi: "Bu açıkçası, küresel ekonominin kara tarafını ortaya çıkartıyor. Para, denetimsiz ve fark edilmeyecek şekilde, hesaplar arasında aktarılıyor. Tabii ki, her bir durumda, yasal olmayan bir şey yapılıyor ya da bir şeyler saklanıyor diyemeyiz. Ama bu belgeler, politikacıların ve özellikle dünya liderlerinin, varlıklarını off-shore hesaplara aktardığı ve yaptıklarını gizlemek için off-shore tüzel oluşumları kullandıkları bir ortamda, politikacıların ne kadar şeffaf oldukları konusunda şüpheleri arttırıyor."

Rapor, İngiliz Virgin Adaları’nı, en çok tercih edilen vergi cenneti olarak tanımlıyor. Mossack Fonseca’nın müşterisi olan her iki şirketten biri bu adalarda kurulmuş. İngiliz Virgin Adaları’nı Panama, Bahamalar ve Seyşeller takip ediyor.

Putin ile olan bağlantılar dışında, gazeteci örgütünün raporu, 1983 yılında patlak veren İngiliz altın soygununa da ışık tutuyor.

1983 yılında, soyguncular, Londra Heathrow Havaalanı’nda bulunan depodan, nakit para ve elmaslar dışında, 7 bine yakın külçe altın çalmıştı. Ancak altınlar eritilip satılmış ve çalınan paranın büyük bir bölümü hiç bir zaman ele geçirilememişti.

Rapor, bir belgenin, altın hırsızlığından 16 ay sonra, Mossack Fonseca hukuk bürosunun kuruluşunda yardım ettiği bir şirketin, bir yetkilisinin, bu ünlü soygundan çalınan paranın yönetimini ile ilgisi olduğunu gösteriyor. Kurulan şirket, yasal olarak kullanılmamış ancak şirket büyük bir olasılıkla, çalınan parayı banka hesapları ve gayri menkuller üzerinden yatırım amaçlı olarak kullanmış.

Hukuk bürosu, Londra’da gerçekleşen soygun ile ilgili yardım ettikleri iddialarını reddetti.

Rapora https://panamapapers.icij.org adresinden ulaşılabilir.

XS
SM
MD
LG