Erişilebilirlik

Yeni Yollar İsrail Yerleşimlerini Genişletmenin de Yolunu Açıyor


İsrailliler gelecek yıllarda, Batı Şeria'daki yerleşim birimlerinden Kudüs ve Tel Aviv’e Filistin kasabalarına yaklaşmadan karayolları, tüneller ve üst geçitler aracılığıyla gidebilecek.

İnsan hakları grupları, ABD’de başkan seçilen Joe Biden'ın, İsrail'i bir şekilde konut inşaatını frenlemeye ikna etse bile, inşa edilen yeni yolların yerleşimlerin hızla büyümesine zemin hazırlayacağını söylüyor.

Pahalı altyapı projeleri, İsrail'in herhangi bir barış anlaşmasında işgal altındaki toprağın büyük bir bölümünü tutmaya niyetli olduğuna işaret ediyor ve bu da varlığını sürdürülebilecek bir Filistin devleti kurmayı daha da zorlaştıracak.

Aylarca yeni projeleri araştırıp haritalandıran İsrailli bir aktivist olan Yehuda Şaul, "Bu orada-burada inşa edilmiş bir başka yüz ev değil, bu fiilen şişirilmiş bir ilhaktır’’ dedi.

Büyük inşaatlardan biri bir tünelde sürüyor. Şaul’a göre bu tünel, Kudüs'ün doğusunda genişleyen Maale Adumim yerleşimcilerine, bir askeri kontrol noktasından geçmeden, hatta bir trafik ışığına takılmadan Kudüs’e hatta oradan Tel Aviv’e araçla ulaşmalarını sağlayacak.

Kudüs'ün güneyinde, Filistin köylerini ve mülteci kamplarını by-pass etmek için tasarlanmış tüneller ve üst geçitlerle Gush Etzion yerleşim bölgesine ve daha güneydeki yerleşimlere giden ana karayolunu genişletme çalışmaları sürüyor.

Filistinliler’in birçok yeni yolda araç kullanmalarına izin verilecek, ancak İsrail'e veya işgal altındaki Doğu Kudüs'e girmek için izin almaları gerektiğinden altyapıyı sınırlı kullanabilecekler.

İsrail, Batı Şeria ve Doğu Kudüs'ü 1967 savaşında ele geçirdi ve o zamandan bu yana bu bölgelerin ücra yerlerinde yaklaşık 700.000 Yahudi yerleşimciyi barındıran bir yerleşim ağı inşa etti. Filistinliler, her iki bölgeyi de gelecekteki devletleri için istiyorlar ve yerleşim yerlerini uluslararası hukukun ihlali ve barışın önünde bir engel olarak görüyorlar. Filistinliler’in tutumu uluslararası alanda geniş çaplı destek görüyor.

İsrailliler neden yerleşim birimlerini tercih ediyor?

Yerleşimlerin destekçileri Batı Şeria ve Kudüs'ü İsrail'in tarihinin parçası ve mukaddes kalbi olarak görüyor; bu yerleşimleri de kutsal toprakların herhangi bir şekilde bölünmesini engellemenin bir yolu olarak kabul ediyor.

İdeolojik bir azınlık dışında, çoğu İsrailli Batı Şeria'nın derinliklerinde, iki şeritli yolların askeri kontrol noktalarından ve Filistin köylerinden geçtiği ve çatışmaların, kayaların fırlatıldığı olayların her an patlak verebileceği yerlerde rahat hissetmeyebilir.

Yeni yollar, bu rahatsızlıkları gidermeyi vaat ediyor; yerleşim birimlerini şehirlere ve toplu taşımaya güvenli, kolay erişime sahip uygun fiyatlı banliyö topluluklarına dönüştürüyor. Şaul, yeni altyapının Batı Şeria'da 50 binden fazla yerleşimci konut birimi ve Doğu Kudüs'te 6 binden fazla yerleşim birimi için planları kolaylaştırabileceği tahmininde bulunuyor.

İsrail ordusunun 2000'li yılların başında ikinci Filistin ayaklanmasını bastırması sırasında silah altına alınan Şaul, işgal altındaki topraklardaki insan hakları ihlallerini belgeleyen bir grup eski İsrail askeri olan Breaking the Silence'ın kurucularından biri. Şaul, son aylarda dikkatini İsrail’in bu planlarını planlarına vermiş.

Bulguları, Batı Şeria altyapısını ıslah etmekle görevli parlamento alt komisyonlarının son yıllarda düzenlediği çeşitli toplantıların tutanaklarına dayanıyor. Şaul ayrıca, yerleşimlerin katı bir destekçisi olan Ulaştırma Bakanı Miri Regev'in geçen ay bir grup yerleşimin belediye başkanına sunduğu stratejik bir planı da aktarıyor.

Regev toplantıdan sonra yaptığı açıklamada, "anavatanın her yerinde yerleşimler kuran ve inşa eden İsrail devleti için heyecan verici bir gün" demiş ve planının bölgenin kalkınması için "bütünsel bir vizyon" sağladığını kaydetmişti.

Ulaştırma Bakanlığı, yorum taleplerine yanıt vermedi.

Toplantıya katılan Batı Şeria'daki Efrat yerleşim biriminin belediye başkanı Oded Revivi, taslak planın "çok kapsamlı" düzenlendiğini ve bakanlığın "hem Yahudiler hem de Araplar’ın ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak" önerilere açık olduğunu söylüyor.

Revivi, ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail'in tüm yerleşimler dahil Batı Şeria'nın yaklaşık üçte birini ilhak etmesine izin verecek Ortadoğu planının, yerleşimlerin barışa engel olmadığını kanıtladığını söyledi. Bu plan Filistinliler tarafından hemen reddedildi ve ilhaka karşı çıkan Joe Biden tarafından göreve geldiğinde büyük olasılıkla ortadan kaldırılacak.

Şehir planlamasına odaklı İsrailli hak grubu Bimkom'un uzmanlarından Alon Cohen Lifshitz, yol projelerinin temel amacının İsrailliler’in serbest dolaşımını sağlarken aynı zamanda Filistin Yönetimi tarafından yönetilen bölgeleri daha da parçalayan bir kontrol yapısı kurmak olduğu görüşünde.

Lifshitz’e göre yerleşimcilerin çoğu meseleye ideolojik yaklaşmıyor; sadece uygun fiyatlı konutlarda rüya gibi yaşamak için seçenekler arıyorlar.

Aynı süreç, on yıldan daha uzun bir süre önce, İsrail'in Batı Şeria'nın güneyindeki yerleşimleri Kudüs'e bağlayan 398 numaralı karayolunu açmasıyla çok daha küçük bir ölçekte yaşandı. Yerleşim yerlerinden birinde yaşayan eski Ulaştırma Bakanı Avigdor Lieberman nedeniyle gayri resmi olarak "Lieberman Yolu" olarak bilinen yol, ulaşım süresini 40 dakikadan 10 dakikaya düşürdü. İsrailli bir yerleşim karşıtı gözlemci grubu olan Peace Now'a göre, bölgedeki yerleşimci nüfusu yolun açılmasını takip eden altı yıl içinde neredeyse ikiye katlanarak 6 bin kişiye ulaştı.

Filistinliler’in görüşü

Pek çok Filistinli; yolları, toplulukları birbirinden ve çiftçileri topraklarından ayırmak için inşa edilmiş bir başka engel olarak görüyor. Filistinliler, inşaatın büyük bölümünün çiftçilerin elinden alınarak istimlak edilen arazide olduğunu söylüyorlar. Çiftçilerin İsrail mahkemelerinden bir sonuç alma umudu ise çok az.

Kudüs'ün güneyinde bir Filistin köyü olan Husan’ın belediye meclisi başkanı Muhammed Sabateen, "Bu askeri bir işgal, bu yüzden aldıkları bir kararı diğer tarafla, toprak sahipleriyle herhangi bir koordinasyon olmaksızın, zorla dayatıyorlar," diyor. Bu Filistin köyü, genişletilen bir yerleşim birimi ile yeni bir yol projesi arasında sıkışmış durumda.

Sabateen, "Bu yollar esas olarak Filistinliler için değil, İsrailliler ve yerleşimciler için tasarlandı" şeklinde konuşuyor. İsrail ordusu ayrıca, ana geçiş noktalarındaki sarı kapıları kapatarak da Filistinliler’in erişimini dilediği zaman kesebilir.

İsrail, Filistinliler’e fayda sağlamayı amaçlayan ve "yaşam dokusu" denilen yollar üzerinde de çalışıyor. Ancak İsrailli aktivist Yehuda Şaul, bu yolların genellikle Filistinliler’i yerleşim yerlerinden uzaklaştırmayı amaçladığını söylüyor. Bu rotalardan biri "apartheid yolu" olarak adlandırıldı çünkü sadece İsrailliler’e açık bir yolla paralel ilerliyor ve iki yol dev bir beton duvarla ayrılıyor.

Biden ne yapacak?

Joe Biden, fazla ayrıntı vermedi ancak barış görüşmelerini yeniden başlatmak için İsrail ve Filistinliler’le çalışma sözü verdi. Biden’ın İsrail'e karşı, hiçbir yere varmayan barış çabalarının bir parçası olarak yerleşimlerin büyümesini durdurması için baskı yapan Obama yönetimine benzer bir yaklaşım benimsemesi mümkün.

Ancak Biden, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'yu yerleşimlerin büyümesini geçici olarak durdurmaya ikna etmeyi başarsa bile, karayolu altyapısı, duraklama sona erdiğinde yüksek talep görebilir.

Yol projelerini durdurmanın iki devletli bir çözüm umudunu korumanın anahtarı olduğuna inanan Yehuda Şaul da geçici durdurma sona erdiğinde, altyapının daha da büyük bir büyümeyi kolaylaştırmak için orada olacağına dikkat çekti. Şaul, "Bu projeler, gelecek 20 yılda yerleşim yerlerinin gelişmesinin temeli olacak" şeklinde konuştu.

XS
SM
MD
LG