Erişilebilirlik

İSTANBUL- ‘Ben şimdi buradan suç duyurusunda bulunuyorum. Bir yandan Danıştay’da bir dava sürerken Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu açıklamada bulunuyor. Şimdi soruyorum bu HYSK’yı kim yargılayacak?’ Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın Aralık ayının son günlerinde Sakarya’da sarf ettiği bu sözler HSYK’yla hükümet arasındaki gerilimin ne kadar büyük olduğunu gözler önüne sermişti. Hükümet bu açıklamadan sonra HSYK’nın varlığını tartışmaya açtı.

HSYK’nın yapısı hükümetin tam desteğiyle referandumda değiştirilmişti

Halbuki aynı hükümet, 2010 Referandumu’nda ‘üstünlerin hukukuna son veriyoruz’ kampanyasıyla HSYK’nın yapısında yapılan değişikliği savunarak yargının demokratikleştiği yönünde propaganda yapmıştı. İktidarın o gün eleştirdiği HSYK, Adalet Bakanı, Adalet Bakanlığı Müsteşarı ile 3 Yargıtay ve 2 Danıştay üyesinden oluşuyordu. Kurulun Yargıtay ve Danıştay’dan gelen üyeleri bu kurumların belirlediği adaylar arasından cumhurbaşkanı tarafından seçiliyordu.

2010 Referandumu’nda muhaliflerin yürütmenin yargıda müdahalesi olduğu gerekçesiyle itirazına rağmen Adalet Bakanı ve müsteşarının HSKY’daki doğal üye olarak varlığı korundu. Kurumun üye sayısı 7’den 22’ye çıkarılırken 10 üye adli ve idari yargıda savcı ve hakimler, 4 üye cumhurbaşkanı, 3 üye Yargıtay
2 üye Danıştay ve 1 üye de Türkiye Adalet Akademisi’nce seçilmesi sağlandı.

HSYK’nın 3 dairesi bulunuyor. 1. ve 3. Dairelerin başkanları Adalet Bakanlığı eski müsteşarları, ancak buna rağmen HSYK’nın savcı Muammer Akkaş ve savcı Zekeriya Öz’e açıklama yapmak için izin vermesi Adalet Bakanlığı’yla HSYK arasında iplerin iyice gerilmesine yol açtı.

Yasa tasarısı neleri değiştiriyor?

İktidar partisi, Anayasa’da yapmak istediği değişiklikle HSYK’nın yapısında çok ciddi değişiklikler yapmayı öngörüyor. Buna göre, Teftiş Kurulu Başkanlığı doğrudan Adalet Bakanı’na bağlanacak, HSYK’da görev yapacak tetkik hakimlerini Adalet Bakanı seçecek, HSYK dairelerinin hangi işlere bakacağına Adalet Bakanı karar verecek, daha önce genel kurulun karara bağladığı HSYK üyeleri hakkındaki disiplin işlemlerinde artık tek söz sahibi Adalet Bakanı karar olacak. Ayrıca tasarı, HSYK dairelerindeki üye sayısını değiştiriyor. Tasarı, komisyondan geçer ve genel kurulda kabul edilirse birinci ve ikinci daire –biri Adalet Bakanlığı müsteşarı- beş üçüncü daire ise 11 kişiden oluşacak.

Çiçek: Bizzat yargı mensupları yargıyı siyasallaştırıyor

HSYK’da yapılmakta olan değişiklik üzerine yorum yapmayan TBMM Başkanı Cemil Çiçek, yargı başkanlarının siyasi parti başkanlarından fazla konuşur hale gelmesinin ifade özgürlüğü olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti. Çiçek, ‘başka ülkelerde kimse yargı başkanlarını bilmez yargı kararlarını bilir. Biz de yargı mensupları ön planda. Bugün geldiğimiz nokta itibariyle yargının içinden ve yargının dışından yargısal konularla ilgili siyasi kanal açılmaya çalışılıyor, bir siyaset oluşturulmaya çalışılıyor. Bu son derece tehlikelidir’ dedi.

MHP’li Bal: Yargı, yürütmenin emrine veriliyor

TBMM HSYK’daki değişiklikle renk vermese de yargının bizzat yargı mensuplarının da iştirakiyle siyasallaştırılmasını eleştirdi. Ancak muhalefete göre, asıl iktidarın tavrı ve uygulamaları yargının siyasallaştırılmasını sağlıyor. Bunu en net ifade edenlerin başında MHP Konya milletvekili Faruk Bal geliyor.

Anayasa değişikliğinin toplumsal mutabakata bağlı olması gerektiğini söyleyen Bal, ‘AKP’nin yaptığı şeyi hiçbir kantarla tartamazsanız. 17 Aralık’ta başlayan yolsuzluk operasyonu AKP’de korku yarattı. Bu korku telaşa döndü. Operasyonlar başlar başlamaz savcıyı ‘seninle işimiz bitmedi’ diyerek tehdit etti. Operasyonları yapan polis şubelerini baştan sona değiştirdiler. 12 Eylül’ün en civcivli döneminde hakimlik yaptım. Hiçbir şekilde böyle baskıya rast gelmedim. Bu kanunla parlamenter demokrasinin genleri değiştiriliyor ve kuvvetler ayrılığı ilkesi yok ediliyor. Bu kirli bir oyundur yargı, yürütme organının emrine veriliyor’ dedi.

CHP’li Tarhan: Hedef tetikçi HSYK

Yarın HSYK tasarısının görüşüleceği TBMM Anayasa Komsiyonu’na 6 üyesi dışında tüm hukukçu milletvekilleriyle katılmayı planlayan ana muhalefet partisi de düzenlemeye net bir dille karşı çıkıyor. Eski Yarsav Başkanı ve CHP Ankara milletvekili Emine Ülker Tarhan’a göre, ‘bu düzenlemeyle tetikçi bir HSYK yaratılıyor’. Düzenlemeyi yolsuzlukları örtme girişimi olarak değerlendiren CHP milletvekili, ideolojik görüşü ne olursa tüm muhalefet partilerine TBMM çatısı altında tek ses olma çağrısı yaptı.

İzmir Barosu: Yargıya yapılan en büyük saldırı

Ankara ve İzmir Baroları açıklamalar yayınlayarak HSYK’daki değişiklik tasarısına tepki gösterdi. İzmir Barosu’nca yayınlanan açıklamada ‘yasa tasarısı, yargı bağımsızlığına, demokratik hukuk devletinin temel ilkelerine ve özellikle kuvvetler ayrılığı prensibine Cumhuriyet tarihi boyunca yapılan en ağır saldırılardan biridir. Bu saldırı karşısında, sessizlik ya da ikircikli bir tavır affedilemez bir hata ve tarihsel bir sorumluluk olacaktır’ dendi.
XS
SM
MD
LG