Erişilebilirlik

İSTANBUL- Hrant Dink cinayetinin üzerinden tam yedi yıl geçti. Her 19 Ocak’ta olduğu gibi bu yıl da Agos’un önünde anma var. Taksim metrosundan çıkışta polis yoğun güvenlik önlemleri göze çarpıyor. Polis, Gezi Parkı’nı yine kapamış. Taksim Meydanı’nın önünde tek sıra halinde polisler insanların park tarafına yürümesine dahi izin vermiyor.


Hrant’ın Arkadaşları yaptıkları çağrıda yürüyüşün 13:30’da Elmadağ’da yani Gezi Parkı’nın hemen önünde başlayacağını belirttiler. Polis tam da belirtilen yerin meydan girişine üç Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı (TOMA) koymuş, bir TOMA da parkın içinde duruyor.

Buluşma noktasına ilk gelenler, güvenlik korteji. Sonra siyah poşetler dolusu Hrant Dink eylemlerinin artık imzası olan lolipoplar geldi. Her zamanki gibi üzerlerinde Türkçe ve Ermenice ‘Hrant için Adalet için’ ve ‘hepimiz Hrant’ız hepimiz Ermeni’yiz’ yazıyor. Son dönemde öne çıkan aktivist grup Teferruatlar’ın yürüyüş kortejinde taşınacak ‘Unutmayacağız’ yazılı pankartı da onu taşıyacak grup henüz gelmediğinden henüz yerde. Saat 13:30’a doğru ilerlerken kitle bayağı kalabalıklaşıyor. 7 yıldır her eylemi takip ettiğini söyleyen 58 yaşındaki Hatice Kavas, kalabalığın bu yıl geçen yıllardan çok daha fazla olduğunu söylüyor. Kavas’a göre hem Gezi olayları hem de rüşvet ve yolsuzluk operasyonu insanların tepkilerini arttırmış.

Zaten sloganlar da ‘faşizme inat kardeşimsin Hrant’, ‘katil devlet hesap verecek’ ve ‘hepimiz Hrant’ız hepimiz Ermeniyiz’le sınırlı değil. ‘Her yer Taksim her yer direniş’, ‘her yer rüşvet her yer yolsuzluk’ ve ‘her yer Agos her yer direniş’ sloganları da atılıyor. Minübüsün kitlenin önüne geçmesiyle yürüyüş başlıyor. En öndeki üç pankartta ‘hepimiz Hrant’ız hepimiz Ermeniyiz’, ‘unutmayacağız’ ve ‘affetmeyeceğiz’ yazıyor.

Antikapitalist Müslümanlar’ın pankartı: ‘AKP rantın Müslümanlar Hrant’ın yanında’

Binlerce kişinin oluşturduğu kortejde ilginç gruplar vardı. Trabzonspor formalı, kaşkollu bir grup ellerinde ‘unutmayacağız’ yazılı pankartla yürüyüşte yer alırken son dönemin gözde gruplarından Anti-Kapitalist Müslümanlar ise ‘AKP rantın Müslümanlar Hrant’ın yanında’ yazılı bir pankart taşıdılar. Devrimci Lazlar da ‘buradayız Ahparig’ yazılı pankart arkasında yürüdüler. Kortej, Harbiye Askeri Müze’nin önünden geçerken TOMA ve çevik kuvvet polisini görünce yazdan kalan en meşhur sloganı attı, ‘sık bakalım sık bakalım biber gazı sık bakalım, kaskını çıkar, jopunu bırak delikanlı kim bakalım!’

Hrant Dink Caddesi levhası çakıldı

Son dönemin popüler gruplarından Bandista da kitlenin önünde hem yürüyor hem de şarkılarını söylüyor, ‘Hrant kalkıyor, heap soruyor, güneş güneş yine doğuyor’. Grup, Meşrutiyet Caddesi’yle Ergenekon Caddesi’nin kesiştiği noktaya geldiğinde bir genç direğe tırmanıp Ergenekon Caddesi levhasını söküyor ve elinde bulunan Hrant Dink Caddesi yazılı levhayı direğe monte ediyor. Tabii kalabalıktan büyük alkış alıyor. Derken o caddenin girişinde konuşlu çevik kuvvet polisleri kasklarını takıyor. Bunun üzerine kitleden bir grup polislere tepki gösteriyor. Kısa süreli gerginlik araya giren kortej güvenliğinin çabasıyla sona eriyor.

‘7 yıldır birlikte korudular, birlikte susuyorlar’, Hrant’ın Arkadaşları imzalı bu pankart, AGos’un penceresinden aşağı sarkıtılmış. Bu sözlerin bugün eski müttefikliklerinden eser kalmamış hükümet ve cemaati hedeflediği aşikar.

Gülten Kaya: Nizami bir cinayet işlediler

Sonra o pencerede Gülten Kaya belirdi. 2000 yılında Paris’te mecburi sürgünde ölen Ahmet Kaya’nın eşi. Bu yıl binlerce insana o seslendi. Konuşmasında devlet ve medyayı eleştiren Kaya, ‘ istihbaratıyla, güvenlik birimiyle, medyasıyla artık tanıdığımız korunaklı bir şemsiyenin altında gayet nizami bir cinayet işlediler. Acının üzerine tuz eken bu devletin askeri yargısı da sivil yargısı da merhametten ve adaletten yoksundur artık. Bu cümlemizi koyduk orta yere, çünkü evlatlarının kahrından ölüyor artık, Roboskî anneleri. O kahırla öldü Fadime Ayvalıtaş ve Berfo anne. Onların ve Cumartesi annelerinin bedduası değil, âhı yükseldi gökyüzüne, bu âhı duyanınız var mı? Bu ah gelip bulacak sizleri, anlamayanınız kaldı mı?” dedi.

Sonra sözü Gezi Parkı direnişine, o süreçteki kayıplara ve ülkede yaşanan hukuksuzluğa getirdi, Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü’ne layık görülen Ahmet Kaya’nın eşi Gülten Kaya. Tabii hükümet ve cemaat arasındaki kamplaşmayı unutmadan.

Kaya: Bu günahları yıkayacak bir yağmur olmayacak

Cepheler arasında kendi mevzilerinize yığınak yaparken sizler, yalanlarınız, ihanetleriniz ve kırımlarınızla elimizden dünyayı düzeltecek başka çocuklarımızı da aldınız. Ali İsmail’i, Ethem’i, Abdullah’ı, Mehmet’i, Mustafa’yı, Medeni’yi, Ahmet’i aldınız. Oğul öksüzü yaptınız anne babaları. İkballeriniz uğruna izanınızı-insanlığınızı kaybettiniz. Yordunuz, kırdınız, kıydınız. Bunları da ekledik tüm acıların kayıtlı tarihine. Neresi memleket sizin için, kimler memleket evladı, hangi dereler sizin oluyor ki parklara, dağlara göz dikiyorsunuz! Bu günahları yıkayacak bir yağmur olmayacak!

Paris’te katledilen 3 Kürt kadını, KCK davası tutuklularını, Alevileri, LGBT’lileri, tuutklu gazeteci, öğrenci ve avukatları da andığını konuşmasına ‘selam olsun halkların kardeşliği’ sözleriyle son veren Gülten Kaya uzun süre alkışlandı.

Hrant Dink’i Anma Töreni’nin ardında binlerce kişi Taksim’ê yürüdü. Polisle kısa süreli gerginlikler yaşansa da ciddi bir problem yaşanmadı.
XS
SM
MD
LG