Erişilebilirlik

Hong Kong’daki Yayın Kısıtlamaları Mahalli Radyo Yayıncılığını Teşvik Ediyor

  • Pros Laput

Hong Kong’daki Yayın Kısıtlamaları Mahalli Radyo Yayıncılığını Teşvik Ediyor

İnternetin ve sosyal paylaşım sitelerinin kullanımının artmasına rağmen Asya’da siyasi eylemciler mesajlarını hala radyoyla ulaştırmayı tercih ediyor. Bununla birlikte toplum yayıncılığının yaygınlaşması sansür ve teknik sorunları da beraberinde getirdi. Hong Kong’da hizmet veren küçük radyo istasyonları, hem teknik hem de siyasi kısıtlamalarla boğuşuyor.

Her 1 Temmuz’da onbinlerce Hong Konglu, Çin yönetimini protesto etmek için yürüyüş düzenliyor. Ancak bu protestocuların şikayetlerini radyo ya da televizyon yoluyla yayma şansı yok denecek kadar az.

Eski Hong Kong milletvekili ve siyasi yorumcu Albert Cheng’in çalıştığı radyo istasyonu, 2004 yılında çok sevilen programını iptal etmiş: “Bana sorarsanız radyo istasyonu kendi kendini sansürledi, çünkü yaptığım program Çin yanlısı grupları rahatsız ediyordu.”

Cheng, hükümeti dijital radyo yayıncılığına ikna ederek Hong Kong’da kısıtlı radyo istasyonlarının sayısını arttırmak istiyor. Dijital teknoloji sayesinde tek bir frekansta birden fazla yayın yapılabiliyor.

Albert Cheng, “Yaşadığımız en önemli teknik sorun Hong Kong’un dağlarla çevrili olması. 49 ayrı frekans üzerinden yayın yapan yedi FM radyo istasyonumuz var. Coğrafi kısıtlamalar yüzünden yalnızca yedi verici kullanıyoruz,” diyor.

Hong Konglu yetkililer dijital bant üzerinden frekans sayısını arttırmayı umuyor. Ama bazılarına göre kısıtlamalar yalnızca teknik değil.

Hong Konglu insan hakları eylemcileri hükümetin mevcut frekansları yalnızca büyük sermayeli şirketlere vererek yayınların içeriğini denetlemeye çalıştığını savunuyor.

Dominic Fok Wai-pong, “Sizden haftada 7 gün, günde 24 saat yayın yapmanızı istiyorlar. Ya da size asgari yayın saati zorlayarak frekans veriyorlar ki, bu kadar uzun süre yayın yapmak büyük sermaye gerektiriyor. Bu yöntemle yayın hakkını yalnızca belli kişiler alabiliyor,” diyor.

Dominic Fok Wai-pong Hong Kong’da bir eski fabrika binasından korsan FM yayını yapıyor. radyo binasının çatısına küçük bir anten yerleştirilmiş. Yayın alanı çevre mahalleyi kapsayacak kadar dar. Frekans başka bir radyo istasyonuna ait.

Wai-pong, “Doğru, yaptığımız yayın Hong Kong’daki yasalar kapsamında korsan sayılır. Yayın ruhsatımız yok ve bunun için başvurmayacağız. Biz mevcut yasal sistemi protesto ediyoruz,” diyor.

Radyo istasyonunun küçük bir stüdyosu var. Gönüllü yayıncılar stüdyoya gelip siyasi ve sosyal içerikli yayınlar yapıyor ve bunları Hong Kong ve Çin’e ulaştırıyor.

Hong Kong Çin’e bağlı olmasına rağmen basın özgürlüğüne sahip. Yine de bu ayrıcalıklı bölgede gelişmiş bir sansür sistemi mevcut. Pekin hükümetinin onaylamadığı Amerika’nın Sesi gibi yayınlar engelleniyor.

Korsan yayın yapan FM101 hiçbir medya kuruluşunun değinmediği bir toplantıyı izliyor. İstasyon yayınları internet üzerinden Çin’e de yayın yapıyor, bu şekilde sansür sistemini aşıyor.

Wai-pong, “Özellikle çalışma hakları gibi Çin’deki sorunlara ağırlık veriyoruz. Çin’de benim Hong Kong’da yaptığım gibi doğruları konuşan kimse kalmadı. Çin’de olup bitenlerden haberimiz yok. Orada ne olduğunu bilemezsek burada olup bitenleri de bilemeyiz,” diyor.

Eski talk-show sunucusu Albert Cheng, birçok medya kuruluşunun Çin’deki iş çıkarlarını korumak amacıyla yönetimi kızdıracak yayınlar yapmaktan kaçındığını söylüyor: “Hong Kong’daki yayın kuruluşlarının çoğu büyük şirketler tarafından işletiliyor. Bu şirketlerin hepsi Çin’de iş yapıyor. Tabii işlerini kaybetmemek için Çin’i eleştirecek yayınlardan kaçınıyorlar.”

Cheng açtırmak istediği dijital radyo frekanslarında göçmenler gibi yerel dinleyicilere de hitap edilmesini istiyor. Ama bu frekansları açtırsa bile yayınların özerk olacağından kuşkulu.

Cheng, “Umarım daha özerk hale gelebiliriz. Benim de kendi hissedarlarım var. Bazıları önemli işadamları. Umarım beni rahat bırakırlar.”

Cheng radyo istasyonunun gelecek yıl yayına başlayacağını umuyor.




XS
SM
MD
LG