Erişilebilirlik

HDP'li Milletvekiline Hem Hapis Hem Hak Mahrumiyeti


Halkların Demokratik Partisi Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, PKK’lıların cenaze törenine katıldığı için hakkında açılan davada 4 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Cezası yüksek mahkeme tarafından onaylanan Aydoğan, milletvekilliğiyle beraber seçme ve seçilme hakkını da kaybetti.

2011 yılında çatışmalarda öldürülen PKK’lıların cenaze törenlerine ve bazı yürüyüşlere katıldığı için hakkında dava açılan HDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, Diyarbakır 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, 4 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. 'Terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek' suçundan cezalandırılan Aydoğan’ın avukatı, cezaya bir üst mahkeme olan Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi’nde itiraz etti. Türkiye yasalarına göre, 5 yıldan az hapis cezalarında yüksek mahkeme görevi de gören Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi, itirazı reddederek kararı onadı. Hakkındaki karar kesinleşen Aydoğan, hapis cezasıyla birlikte, milletvekilliği ile seçme ve seçilme hakkı da dahil, birçok vatandaşlık hakkını kaybetti.

Aydoğan’ın avukatı Abdulkadir Güleç, yargılamanın olması gerekenden daha hızla yapıldığını savundu. Güleç “19 yıllık avukatlık hayatımda bu kadar hızlı işleyen dava dosyası görmedim. Nursel Aydoğan Aralık ayında mahkemeye çıkar, çıkmaz sorgusu yapıldı. Dosyadaki konuşma kayıtlarının olduğu CD kayıtlarının bilirkişiye gönderilmesini talep ettik. Tüm taleplerimiz reddedildi ve jet hızıyla yargılama yapıldı. Biz dosya ile ilgili istinaf başvurumuzu yaptık. Dosya 40 gün içinde istinaftan döndü. 16 Mart günü mahkemeden dosyanın gelip gelmediğini sordum. Bana gelmediğini söylediler. 17 Mart günü bir meslektaşımız UYAP'ta kararın kesinleştiğini söyledi. 19 yıllık meslek hayatımda böyle bir durumla karşılaşmadım. Bu karar, yargının ne kadar hükümetin, iktidarın emrinde olduğunu gösteriyor. Bu dava bize bunu ispatlamıştır. Amaç cezalandırmaktı ve bunu başardılar. Bu dava bağımsız ve tarafsız olduğunu iddia eden bir mahkemece yürütülmedi. Bu dava iktidarın emriyle hareket eden bir mahkeme tarafından jet hızıyla ve hiç bir delil araştırması yapılmaksınız yürütüldü ve kesinleşti” dedi.

4 Kasım 2016 tarihinde, Şırnak Cumhuriyet Savcılığı’nın yürüttüğü bir soruşturma kapsamında tutuklanan Aydoğan hakkında, 2011 yılında katıldığı cenaze ve yürüyüşler nedeniyle dava açılmıştı. Tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevinden görüntülü sistemle duruşmaya katılan Aydoğan, hakkındaki iddiaları red etti. Aydoğan, “Katıldığım etkinliklere örgüt çağrısı ile katılmadım. Ben milletvekili olarak kendi ilimdeki etkinliklere katıldım. Bunlarla suçlanmam kabul edilebilir değildir. Cenazelere ailelerle birlikte olmak için ve insani nedenlerle katıldım. Yargı siyasi iktidarın oluşturduğu bu baskı atmosferinden etkilenmemeli. Biz muhalefet partisiyiz. Muhalefet partileri elbette eleştirebilir. Bu siyasi partiler arasındaki çekişmedir. Yargı bundan etkilenmemelidir. Hakkımdaki iddianameyi yazan savcı Ahmet Karaca MİT tırları ve FETÖ davalarından tutukludur. O dönemde Diyarbakır'da hangi sokakta ne olmuşsa dakika dakika yazılıp benim dosyama konulmuş. Davanın iddianamesi inanılmaz bir şekilde polis ve savcılık tarafından doldurulmuş” diye konuştu. Mahkeme, Aydoğan’ın katıldığı 5 ayrı etkinlikten dolayı 'terör örgütü propagandası yapmak' ve 'Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununa muhalefet' suçlarından cezalandırdı.

Ancak davaya bakan mahkeme heyetinin kadın üyesi karara muhalefet etti. Kadın hakim muhalefet şerhinde şu görüşlere yer verdi: “Bu eylemlerin sübutuna ilişkin mahkememiz tarafından değerlendirme yapılamayıp, işin esasına girilmeden erteleme kararı verilmiş olup, mahkememiz tarafından esas yönünden incelenmeyip suç oluşturup oluşturmadığı değerlendirilmeyen eylemler nedeniyle beraat kararı verilmesi gerekirken cezalandırılması yönündeki karara katılmıyorum."

XS
SM
MD
LG