Erişilebilirlik

HDP’den Türkiye Siyasetine ‘Demokratik İttifak’ Çağrısı


HDP’den Türkiye Siyasetine ‘Demokratik İttifak’ Çağrısı
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:08:58 0:00

HDP 4. Olağan Kongresi, “Acil görev demokrasi ittifakı” yanı sıra “Umutluyuz”, “Kararlıyız”, “Tüm inançlara özgürlük Alevilere eşit yurttaşlık”, “Ya kanal ya İstanbul” ve “Tekçiliğe hayır çoğulcu demokratik cumhuriyet” pankartlarıyla donatılmış Ankara Spor Salonu’nda yapıldı.

Salonda “Özgürlük”, “Adalet”, “Eşitlik” ve “Barış” yazılı dev bayraklar asılıydı. PKK’nın kurucusu Abdullah Öcalan’ın hükümlü olarak bulunduğu İmralı adasındaki cezaevindeki durumuyla ilgili de “Tecrite son” pankartları dikkat çekti. Kongreye diğer illerden 600 otobüsle binlerce partilinin katılımının sağlandığı ve Ankara’ya girişte polis kontrolleri uygulandığı bildirildi.

Kongre, “Büyük siyaset, büyük umut, büyük değişim” sloganıyla parti yönetiminde yenilenme hedefiyle gerçekleştirildi. Parti içi tartışmalarda özellikle son bir yılda 797 partili tutuklanmış ve belediye başkanlıkları kayyum atamalarıyla kaybedilmiş iken yeterince muhalefet yapılamadığı gibi eleştiriler gündeme taşındı. Ancak “Kürt siyasi hareketine ülke genelinde yoğun baskı dönemi” söz konusu olduğu gerekçesiyle kongrede tek listeyle seçime gidilmesi kararında uzlaşıldı. Edirne Cezaevi’nde tutuklu eski eş başkan Selahattin Demirtaş’ın “Türkiye partisi olma” hedefiyle birlikte HDP’de Türkiye’nin batısını temsili sağlayan isimlerden birisi olan ekonomist, akademisyen Sezai Temelli’nin eş genel başkanlıktan ayrılması da kararlaştırıldı. Temelli’nin yerine Kürt kimliğine sahip akademisyen Prof. Dr. Mithat Sancar’ın eş başkanlığa aday gösterilmesine ve Pervin Buldan’ın görevine devam etmesine karar verildi.

Buldan ve Sancar’ın eş başkanlık göreviyle aday gösterildiği tek liste kongrede 1018 delege seçimi yapıldı. Oylamada 1018 delegeden 838'i oy kullandı. Oylardan ikisi geçersiz sayılırken 836 oyla tek listedeki HDP yetkili organları seçildi.

HDP’li vekiller Tülay Hatimoğulları, Mehmet Rüştü Tiryaki, Garo Paylan, Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Dersim Dağ’ın divanı oluşturduğu kongrede Buldan ve Temelli’nin de konuşmalarıyla iktidar cephesi dışındaki siyasi partilere “demokratik ittifak” çağrısı yapılması ön plandaydı.

Bu çerçevede, HDP 4. Olağan Kongresi için de iktidar cephesinde “Cumhur İttikafı”nı oluşturan AKP, MHP ve BBP dışındaki tüm siyasi partilere davetiye gönderildi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, TİP Genel Başkanı Erkan Baş, DBP Eş Başkanı Saliha Aydeniz, EMEP Başkanı Selma Gürkan, Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Doğan Bekin’in katılım gösterdiği kongreye, İyi Parti ise temsilci göndermedi. Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun liderliğini üstlendiği Gelecek Partisi’nden ise genel başkan yardımcıları Ayhan Sefer Üstün ve Vahdettin İnce salondaydı. AKP’den ayrılması ardından parti kurma hazırlığındaki Eski Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın da kongreye davet edildiği ve bu davete karşılık “Kongrede alacağınız kararların ülkemizin demokrasisine ve toplumumuzun huzuruna katkı vermesini ümit ediyorum” mesajını gönderdiği görüldü.

Bu arada kongreye, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Birleşik Sol Grup Başkanı Tiny Kox, Avrupa Özgür İttifakı Başkanı Lorena Lopez de Lacalle, Avrupa Sosyalistleri Partisi Genel Sekreter Yardımcısı Giacomo Filibeck, Avrupa Parlamentosu Sosyalistler ve Demokratlar Grubu üyesi Nikos Androulakis’in de aralarında bulunduğu 28 ülkeden 30’dan fazla siyasi parti temsilcisi de konuk olarak katıldı.

Buldan: “Demokratik uzlaşmaya davet ediyoruz”

HDP Eş Genel Başkanı Buldan, Öcalan’ın hapis koşullarına dikkat çektiği konuşmasında tecrit uygulamasından vazgeçilmesini önemli gördüklerini anlatan ifadeler kullandı. Türkiye’nin yeniden Kürt sorununu çözüm sürecine geri dönmesi gerektiği yönünde mesajlar verdiği gözlemlenen Buldan, Türkiye’nin Suriye’de can kaybı verdiği İdlib’deki çatışma durumu yerine de Kürtlerle barış politikası izlenmesi gerektiği görüşünü açıkladı.

Türkiye’nin Suriye’de de Kürtleri hedef alırken ülke içerisinde de HDP’yi hedef aldığını söyleyen Buldan, “Suriye topraklarına tankla topla girerken, halkımızın binbir emekle kazandığı belediyelere de kayyumlarıyla girdiler. 38 belediyemizi gasp ettiler. Siyasi hırsızlığı yol bildiler. “Kürtler seçemez, Kürtler yönetemez” dediler. Ancak ne yaparlarsa yapsınlar; Kürtler seçmeye de, kendi kentlerini yönetmeye de devam edecektir. Sadece kentleri değil, Bizler, artık bu ülkeyi yöneteceğiz ve yönetmeye geliyoruz. Halkımız darağaçlarında, katliamlarda, zindan vahşetlerinde diz çökmedi. Bundan sonra da asla diz çökmeyecektir. Halklarımız demokrasi baharını mutlaka yaşayacaktır. İmralı’nın kapısı barışa ve demokratik çözüme mutlaka ama mutlaka açılacaktır. Demokrasi ve hukuk mücadelesiyle, tecrit mücadelesini birleştirdiğimizde bu çözümsüzlük siyaseti mutlaka aşılacaktır. Dolmabahçe mutabakatı aynı zamanda toplumsal barış mutabakatıdır. Bugün İdlib’de bataklığa gömülen Türkiye’nin tek çıkış yolu Dolmabahçe Mutabakatına geri dönmektir. Toplum olarak barış mutabakatını koruduğumuz sürece AKP-MHP çözümsüzlük ittifakı amacına ulaşamayacaktır. Çözümü de, barışı da, demokrasiyi de halkların barış mutabakatı getirecektir. Halkların iradesi AKP’den de, tek adamdan da büyüktür” dedi.

Buldan, uzun zamandır AKP iktidarına karşı muhalefet cephesinde birleşme mesajı verdikleri CHP başta olmak üzere Davutoğlu ve Babacan gibi isimler öncülüğündeki yeni siyasi parti oluşumlarına yönelik parti ismi vermeksizin “demoratik ittifak” ifadesiyle çağrısı yaptı.

Buldan, “Demokrasiden, adaletten, toplumsal barıştan, birlikte yaşamdan, emekten yana olan, geleceği dair sözü olan herkesi, iktidar dışındaki tüm siyasi partileri demokrasi ittifakına davet ediyoruz. Bu aynı zamanda demokrasiye bir davettir. Demokratik uzlaşıya bir davettir. Toplumsal dayanışmamız, acıda ve sevinçte birleşmemiz, ortak gelecek hedefinde bütünleşmemiz demokrasi ittifakının en güçlü zemini ve toplumsal dayanağıdır. Siyaset kurumu olarak demokrasi ittifakıyla demokratik Türkiye’ye hep birlikte kapı aralayalım. Herkesin adına karar veren tek adam yönetimi değil, demokratik yerel yönetimler ve güçlendirilmiş demokratik parlamenter sisteme yol açalım. Üstünlerin değil mazlumların adaletini sağlayalım. Toplumsal barışımızı kuralım. Yolsuzluk, hırsızlık düzenine son vererek sosyal adaleti gerçekleştirelim. Hep birlikte demokratik anayasayla yeni bir toplumsal sözleşme yapalım. Halkların, bütün kimlik ve inançların kendini güvende hissedeceği bir anayasa yapalım. Hiçbir kimliğin, inancın, diğerinden üstün olmadığı eşitler anayasasını yapalım. 1920’de olduğu gibi kurucu bir Meclis oluşturalım ve yeni bir dönem başlatalım” diye konuştu.

Sezai Temelli ise, HDP Eş Genel Başkanlığı’na veda niteliğinde bir konuşma yaptı ve “Kendisine bir adım atana, emek verene; bin adım atan bir barış sevdalısı halkın bağrında yer aldık. İki yıl önce AKP-MHP ittifakı tarafından çöktürülmek istenen bir HDP vardı. Şimdi sizler sayesinde dimdik ayakta, seçenek yaratan bir HDP var. İki yıl önce başladığımız yolda ben, Sezai Temelli’ydim. Sonra sizler sayesinde Heval Sezai oldum. Bu gözler kapanana kadar bu onurlu halkın hizmetinde olmaya devam edeceğim” ifadelerini kullandı. Temelli de, “demoktratik ittifak” çağrısını dile getirdi.

Temelli, “Demokratik ittifakla demokratik Türkiye’ye kapı arayalım. Tek adam iktidarına değil demokratik yerel yönetimlere ve demokratik parlamenter sisteme yol açalım. Toplumsal barışımızı kuralım. Hep birlikte demokratik anayasayla yeni bir toplumsal sözleşme yapalım. Halkların, bütün kimliklerin ve inançların kendilerini güvende hissedeceği bir anayasa yapalım” dedi.

Sancar: "Yaraları birlikte saralım"

Mithat Sancar da, konuşmasında, nasıl bir ittifak çağrısında bulunduklarına değindi. Sancar, "Demokrasi, barış ve adalet isteyen herkese çağrımızdır, son yıllarda çok büyük yaralar açıldı. KHK zulmü ile insanlar aşından ekmeğinden edildi. Kayyım kararnameleriyle halkın iradesi gasp edildi. Cezaevleri doldu, işkenceler yapıldı, insanlar kaçırılıp katledildi. Gelin ilk önce bu yaraları saracak iradeyi ortaya koyalım. Haksızlıkları giderecek bir yol planı üzerinde hep birlikte çalışalım. Bu çağrımız bütün demokrasi güçlerinedir. Siyasi partiler, emek meslek örgütlerine, derneklere olsun, iyi ve vicdanlı herkese olsun. Herkese yapıyoruz bu çağrıyı, gelin bu yolu birlikte örelim" dedi.

  • 16x9 Image

    Yıldız Yazıcıoğlu

    Yıldız Yazıcıoğlu, 1994-1998 döneminde Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde lisans eğitimini tamamladı. Mesleğe 1997 yılında Cumhuriyet’te stajyer olarak başladı. 1998-2000 döneminde yüksek lisans eğitimine devam etti. 2000 – Mayıs 2009 döneminde Milliyet’te mesleki kariyerini cumhurbaşkanlığı ve parlamento muhabirliği noktasına taşıdı. 2009 - 2011 yıllarında ABD’nin başkenti Washington DC’de kariyerini sürdürdü ve farklı medya kuruluşları için temsilcilik – yorumculuk görevlerini yürüttü. Bu dönemde VOA Türkçe’de eğitim aldı ve görev yaptı. Ardından Ankara’ya dönüşünde Habertürk TV’de, ArtıBir TV’de görevler üstlendi. Şu anda VOA Türkçe ekibinde görev almayı sürdürüyor.

XS
SM
MD
LG