Erişilebilirlik

Son yıllarda Selahattin Demirtaş’ın başkanlığında “Türkiye Partisi” yaklaşımıyla kampanya yürüten HDP’de, Pazar günkü kongresiyle birlikte Pervin Buldan’ın başkanlık süreci ve terör örgütü PKK kurucusu Abdullah Öcalan’ın sıkça vurgulanmasıyla “etnik siyaset” ön plana çıktı.

HDP’de 3. Olağan Kongresi ile birlikte 4 Kasım 2016’dan beri tutuklu olan eş genel başkan Selahattin Demirtaş dönemi resmen sona erdi. Kongrede, “Demirtaş’ın görevini devralıyorum” ifadesiyle parti liderliğini üstlendiğini ilan eden Pervin Buldan kürsüde İmralı Cezaevi’ndeki Öcalan ile görüşme karesi altında konuştu. İmralı’daki görüşme karesinde Öcalan, Buldan ve Demirtaş birlikte görülüyor.

Kongre salonunda Türkçesi “Yaşasın Önder Apo” sloganları sıklıkla atılırken; HDP’nin temsil ettiği iddia edilen dünyadaki sol çizgi tarihini anlatan video ise final sahnesinde Öcalan ile sonlandırıldı.Videoda, HDP’den siyasetçiler yer almazken, Öcalan’ın finaldeki görüntüsü öncesinde PKK’ya katılması sonrasında Suriye’de ölen Ayşe Deniz Karacagil’in fotoğrafı vardı. Salonda, Öcalan’ın görüntüsü ayakta alkışlandı. Salonda olmamasına rağmen Öcalan dışında alkışlarla en yoğun desteği alan ve mektubu Sırrı Süreyya Önder tarafından okunurken dikkatlice dinlenen isimse Demirtaş oldu.

HDP’de, Demirtaş’ın liderliğinde, 2014’te Cumhurbaşkanlığı adaylığı ve 2015’teki genel seçimler süreçlerinde “Türkiyelileşme” iddiası ön plandaydı. HDP, 2015’teki genel seçimlere de geçmişteki Kürt siyasi hareketleri aksine “bağımsız adaylar” ile değil parti çatısı altında girmiş ve yüzde 10’luk ülke barajını aşabilmişti. Demirtaş, Cumhurbaşkanı adayı olarak 10 Ağustos 2014’te Türkiye genelinde yüzde 9.76 oy oranına erişmişti. Pazar günkü kongre ile birlikte “Öcalan’ın liderliği” ve “etnik siyaset” odaklı yaklaşım, HDP’nin yönetimine adeta ağırlığını koydu.

HDP, Türkiye siyasetinde yüzde 1 oranlarında seçmen kitlesine sahip sol, sosyalist siyasi partileri de “bileşenler” formülüyle temsil ederek, Ağustos 2013’ten bugüne faaliyetlerini sürdürüyor. HDP’nin yola çıkışı ise, yani Kürt nüfus çoğunluğuna sahip Güneydoğu Bölgesi illeri dışında özellikle Türkiye’nin batısından oy alınmasını hedefliyordu. HDP kurulduğu dönemde, Selahattin Demirtaş da, 1 Şubat 2010’dan beri üstlendiği Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Eş Başkanı sıfatıyla “Türkiyelileşme” görüşüne karşı çıktığı basına yansımış ve BDP’nin HDP’ye geçiş süreci Nisan 2014’e sarkmıştı. Demirtaş ise, 22 Haziran 2014’te HDP 2. Olağanüstü Kongresi’nde eş genel başkan olmuştu. BDP ise, Temmuz 2014’te Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) adını almıştı.

Figen Yüksekdağ’ın milletvekilliğinin düşürülmesi üzerine HDP, 20 Mayıs 2017’de 3. Olağanüstü Kongresi’ni toplayarak, Yüksekdağ’ın yerine eş genel başkan olarak Serpil Kemalbay’ı seçmişti. Demirtaş’ın görevi ise sürüyordu.

Temelli: Etnik siyasete geri dönüş değil Türkiye için barış talebi

Buldan ile birlikte HDP’de eş genel başkanlığı yürütecek akademisyen Sezai Temelli ise, Amerika’nın Sesi’ne yaptığı açıklamada, “etnik siyaset çizgisine geri dönüş” olmadığını söyledi. Temelli, hem kendisi hem de Buldan’ın Türkiye’nin geleceğine sağlıklı şekilde yürümesi için barış talebi yinelediklerini dile getirdi. “Belki uygulanan devlet politikası nedeniyle siyasi tutuklamalar olmasaydı, bugün Demirtaş da aramızda olsaydı benim ve Pervin Buldan’ın eş genel başkanlığı da söz konusu olmayacaktı” diyen Temelli, ancak HDP’nin kuruluş amacından sapmadığını tam tersine Türkiye’nin tüm sorunlarına çözüm getirmek için çalışmaya devam edeceklerini söyledi.

“Hedef etnik kimlik ayrımcılığını ortadan kaldırmak”

Kongrede Kürt etnik kimliği odaklı siyaset çizgisi ağırlığı hissedilmesine karşın Selahattin Demirtaş ise, kongreye gönderdiği mektubunda, “etnik kimlik ayrımcılığını ortadan kaldırmak” mesajını iletti.

Demirtaş, “Bizim hayalimizdeki Türkiye ile faşizmin vadettiği Türkiye arasında en küçük bir benzerlik yoktur. Bu nedenle HDP ne kadar Kürt ezilenlerinin partisi ise o kadar da Türk ezilenlerinin partisidir. Partimizin temel hedeflerinden birisi de etnik kimlik ayrımcılığını ortadan kaldırarak, herkesi eşit ve özgür yurttaş kılmayı başararak, etnik temelli siyaset ihtiyacına son vermektir. Önümüzdeki dönem bir yandan faşizm ile mücadele, bir yandan da kritik seçimlere hazırlanmak gibi tarihi sorumluluklarımız vardır. Bu Kongre ile birlikte tarihi rol ve misyonlarımıza layık olacak bir çalışmayı hep birlikte ortaya koyacağız” dedi.

“HDP şiddet dışı mücadeleyi büyütmekle sorumlu”

Demirtaş, HDP’nin gelecek günlerde izleyeceği siyaset açısından ise TBMM dışında toplumsal muhalefet yapılması gerektiği görüşünü dile getirdi. Demirtaş, “HDP, dincilik, mezhepçilik, ırkçılık ve cinsiyetçilik bataklığına saplanmış bütün Ortadoğu için ve elbette AKP-MHP faşist bloğunun tahakkümü altında inleyen Türkiye için büyük bir umut ve alternatif olarak yürümeye devam edecektir. HDP’lileri tutuklayarak, katlederek, tehdit ederek bitireceklerini, yıldıracaklarını, teslim alacaklarını zannedenler bizi kendileri gibi sayarlar. HDP’nin nasıl bir direniş geleneğinden geldiğini anlamayacak kadar kör bir cehaletle bize yaklaşıyorlar. HDP artık Türkiye’nin ana siyasi çizgilerinden birisi olarak kalıcı bir siyasi kuruma dönüşmüştür. Partimiz, parlamentarizme boğulmadan, meşru direniş hattından sapmadan, şiddet dışı yer, yol ve yöntemle alan-alan, meydan-meydan demokratik mücadeleyi büyütmek sorumluluğu ile karşı karşıyadır. Yeni yönetimimizin bunu en cesur, en hızlı ve kararlı şekilde örgütleyeceğine inanıyorum. Direnişe faşizmin cevabı tutuklama olacaksa, bin tane daha yeni hapishane yapsalar, bizi dolduracak yer bulamamalılar. HDP böylesi bir kararlı ve cesur duruşu, geç kalınmış öncülüğü derhal üstlenmelidir” mesajını verdi.

Demirtaş, HDP’lilere de kongrede seçilecek yeni eş genel başkanlar ve yönetim etrafında kenetlenme çağrısı da yaptı.

Kongreye olağanüstü güvenlik

Bu arada HDP’nin kongresi nedeniyle son olarak geçen hafta CHP ve öncesinde AKP, MHP gibi pek çok siyasal parti toplantısına ev sahipliği yapan Ankara Arena Spor Salonu’nda ve civarında adeta “olağanüstü güvenlik” uygulandı. Kongreye katılım, Ankara Valiliği’nin önceki gün ilan ettiği yasaklamalar kararı nedeniyle oldukça güç gerçekleşti. Valilik yasaklamaları kapsamında, özellikle kadınlar açısından el çantası ve makyaj malzemeleri yasağı da bulunması nedeniyle arama noktalarında sıkıntılar yaşandı. HDP görevlileri, partililere yardımcı olmak üzere arama noktalarında çanta gibi eşyaları emanet aldı. Basın mensupları açısından ise kongre salonuna giriş adeta eziyete dönüştü. Vatandaşlar aksine sadece tek noktadan giriş yapabilecekleri iletilen basın mensupları için de çanta ve elektronik eşya yasağı uygulanmak istenmesi tartışmalara neden oldu. O dakikalarda HDP Parti Sözcüsü Osman Baydemir’in, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya ulaşmaya çalışarak basın mensuplarına kolaylık sağlanmasını istediği aktarıldı. Sonrasında Ankara Emniyeti, sarı basın kartı sahibi gazeteciler için bilgisayar gibi elektronik eşya ve çanta engelini kaldırıldı.

Kongre öncesi gözaltı ve tutuklamalar

Öncesinde Serpil Kemalbay’ın da açıkladığı üzere Türkiye genelinde sosyal medya paylaşımları nedeniyle onlarca kişi gözaltına alındı. Kongreye HDP bileşenlerinden birisi olarak katılmaya hazırlanırken DTK Eş Başkanı Leyla Güven, DBP Eş Genel Başkanı Mehmet Aslan, ESP Genel Başkan Vekili de bu süreçte tutuklandı.

HDP'de Buldan ve Temelli Dönemi
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:03:59 0:00

XS
SM
MD
LG