Erişilebilirlik

HDP Nasıl Bir Siyaset İzleyecek?


HDP Nasıl Bir Siyaset İzleyecek?
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:04:35 0:00

Halkların Demokratik Partisi (HDP), 2019 yılını parti yöneticileri ve üyelerine yönelik tutuklamalar ile belediyelere kayyum atamalarıyla geride bırakırken 2020 yılında iktidar cephesine karşı parti içi eleştirileri dışarıya taşımama kararıyla ilerlemeyi planlıyor.

HDP’nin 4. Olağan Kongresi’ni Ankara’da gerçekleştirmesiyle Kürt siyasi hareketinin geleceği ve 2019’da nasıl bir mücadele verildiği gibi tartışmalar gündeme taşındı.

VOA Türkçe’nin edindiği bilgilere göre; Türkiye’de 31 Mart Yerel Seçimleri’nde “HDP’nin belediye başkanlıkları kazanımı halkın iktidar baskısına karşı desteğini sandıkta ortaya koyması” olarak değerlendirildi. Buna karşı HDP’nin, 31 Mart sonrasında önce Yüksek Seçim Kurulu’nun kararları ve ardından İçişleri Bakanlığı’nın soruşturmaları ile kayyum atamalarıyla belediye başkanlıklarını kaybetmesi karşısında ise, “yeterince muhalefet tepkisi gösterilememesi” görüşü tartışması sürdü.

“Türkiye’nin batısına yaşananlar anlatılamadı” görüşü ön plana çıkarken, “mücadele ülke geneline yaygınlaştırılamadı” eleştirisi gündeme geldi. Parti içindeki eleştirilere, parti yönetimine muhalif görüşlere karşın kongrede tek listeyle seçime gidilmesi görüşü kabul gördü. Özellikle “AKP-MHP’nin oluşturduğu iktidar cephesine karşı HDP’de parti içi tartışma yaşanıyor” görüntüsü verilmemesi yaklaşımı ağır bastı. Bunun yanı sıra HDP’nin Kürt kökenli vatandaşlardan Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde yerel seçimlerde aldığı desteği, siyasi ittifaklarla Türkiye’nin batısına da taşıması gerektiği beklentisi dile getirildi.

Bu arada HDP 4. Olağan Kongresi kapsamında parti olarak yeterince mücadele verilmediği yönündeki eleştirilere karşılık “HDP Almanak 2019 – Direnişle Geçen Bir Yıl” başlıklı özel bir kitapçık da dağıtıldı. Bu kitapçıkta, 31 Mart 2019’daki yerel seçimlerde HDP’nin 3 büyükşehir, 5 il, 45 ilçe ve 12 belde belediye başkanlığı ile 1230 belediye meclis üyeliği ve 102 il genel meclisi üyeliği kazandığı anımsatıldı. Ancak sonrasında YSK’nın Kanun Hükmünde Kararname (KHK) düzenlemeleriyle kamu görevlerinden ihraç edilmiş adaylarla ilgili seçilmelerine karşın görev üstlenemeyecekleri yönünde karar almasıyla 6 belediye başkanlığının AKP’ye geçtiği hatırlatıldı. 2019 yılı sonu itibariyle İçişleri Bakanlığı tarafından HDP’nin 32 belediyesine kayyum ataması yapıldığı ve 26 eş belediye başkanın tutuklandığı bildirildi.

Kitapçıkta, HDP’nin 2019 yılı boyunca siyasi iktidar baskısına maruz kaldığına ilişkin kronolojik bilgiler paylaşırken, seçim propaganda süreci dahil olmak üzere HDP’nin sesini duyurmaması yönünde de çalışma yapıldığı vurgulandı. Son bir yılda 797 HDP’linin tutuklandığı bilgisi paylaşıldı.

HDP’de siyasi bir tıkanma söz konusu mu?

Kongrede diğer muhalefet partileriyle birlikte Türkiye’nin geleceği açısından “demokratik ittifak kurulması” mesajı verilirken, partide birlik ve beraberlikle hareket edilmesi görüşünde birleşildi.

Kürt siyasi hareketinde Aralık 2009’da kapatılan Demokratik Toplum Partisi’nin genel başkanlığını yürütmüş ve son olarak Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevindeyken kayyum atamasıyla seçilmiş olduğu görevini kaybetmiş Ahmet Türk de HDP olarak baskı döneminden geçtikleri görüşünde. Türk, VOA Türkçe’ye “Aslında baskı ve zulüm politikasıyla karşı karşıyayız. Bu baskı ve sindirme politikalarının halkımız üzerinde elbette bir etkisi olmuştur. Bütün bunlara rağmen HDP ve halkımız kararlılıkla mücadelesini sürdürüyor. Bu salondaki görüntü bile bunu açık şekilde gösteriyor. Biz barışa, demokrasi ve özgürlüğe inanan insanlarımız, halklarız, her koşulda bu mücadeleyi sürdürmeye kararlıyız. HDP de bunun için var, bunun mücadelesini veriyor” açıklaması yaptı.

HDP içerisinde 31 Mart sonrasındaki süreçte kayyum atama uygulamasına karşı yeterince sert muhalefet yapılamadığı hatta “sine-i millet” yani TBMM’den çekilmeyi düşünmek gerektiğini söyleyen Sırrı Sakık da, kongre sonrasında daha iyi mücadele beklentisindeydi.

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Sakık, “Şimdi eleştirilerimiz devam ediyor. Kurultay diliyorum ki bu noktada üzerine düşen sorumlulukları bu yetkili kurullara devrettikten sonra yönetim kurullarımız nerede bir boşluk var, nerede halkın taleplerinde eksik kaldığımız noktada tespitleri yapacaktır” dedi. HDP’nin siyasi tıkanma yaşayıp yaşamadığı konusunda “iktidar baskısı” vurgusuna rağmen daha iyi mücadele verilebileceğini söyleyen yapan Sakık, “Çok zor bir süreçten geçtiğimizi, çok baskı altında olduğumuzu biliyoruz. HDP’ye normal parti gibi davranılmadığını biliyoruz. Asıl önemli olan bu noktada bir çıkış yapmak, halkın taleplerini sahiplenmek, Biliyorum, umuyorum son birkaç yıl içerisindeki eksiklikleri HDP tespit eder, bunların gereğini yapar. Eğer bunları yaparsa halk da zaten bir sorun olmadığı, zaten kurultayımıza destekle bunu gösterdi. Şimdi buradan yola çıkarak sorunlarımızı, eksikliklerimizi masaya yatırarak yolumuza devam etmeliyiz. Biz 1994’lü yıllarda da bu tür baskılarla karşı karşıyaydık. Ama bu kadar halk desteği yoktu o dönemde. Bugün Türkiye’nin üçüncü büyük partisiysek yani anketlerde yüzde 13’ler falan değil daha büyük bir partiyiz. Bunun ruhuna uygun bir siyaset tarzıyla sorunları aşabiliriz. Daha çok diyalog, müzakereye ihtiyacımız var” diye konuştu. Sakık, HDP’de Selahattin Demirtaş sonrasında ‘Türkiye partisi olma’ iddiasından vazgeçildiği görüşü içinse “Demirtaş sonrası partide bir kırılmanın olduğunu hepimiz biliyoruz. Önemli olan o mücadeleyi daha da büyütmek. Demirtaş’ın mesajları da bu noktada. Mücadeleyi bulunduğu yerden daha üst noktaya taşımak, diliyorum, umuyorum bu kurultayda bütün eksiklikler telafi edilir. Hep beraber barışa, demokrasiye hızlı adımlarla ilerleriz” dedi.

Kongre öncesinde parti yönetimine aday olacağını kaydeden ancak sonrasında tek listeye uyma kararı alan isimlerden birisi olan Mardin Eski İl Başkanı Musa Alkan ise, HDP’nin 2019 yılı ciddi mücadele eksiklikleriyle geride bıraktığı görüşünü koruyor. Alkan, HDP’nin mutlaka muhalefet cephesinde ittifak kurması görüşünü savunarak, “Eksik yaşadığımız konulardan birisi Hasankeyf 12 binlik tarih sulara gömüldü. Biz orada çok karşı duramadık. Yine Sur’da, Cizre’de, Nusaybin’de hendek bağlamında tartışmalar yaşandı. Orada insani travmalar, acılar yaşandı. Oradaki gerçekleri biz topluma anlatamadık. Bunu çok daha güçlü anlatabilirdik. Burada yetersizliğimiz oldu. Yine kayyumlar meselesi var. Bu kayyumları, batıya, insanlara çok daha güçlü anlatabilmeliydik. Kendi içimizde yine dar yaklaşımlar var. Bunlar bizim gerçeğimiz. Eğer doğru hamleler yapabilseydik HDP’yi iktidara götürecek yolda çok büyük engeller yok. Yeni ittifakların doğru değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu hem HDP hem de diğer siyasi partiler için böyledir. Çünkü etkin bir muhalefet gücünü oluşturamıyoruz” diye konuştu.

Sırrı Süreyya Önder Davutoğlu’nu işaret etti, eleştirilere sert çıktı

Son olarak Kandıra Cezaevi’nden Anayasa Mahkemesi’nin “ifade özgürlüğü hakkı” kapsamında yaptığı değerlendirme üzerine “terör örgütü propagandası” suçlamasıyla yargılandığı dosya kapsamında serbest bırakılanSırrı Süreyya Önder de kongredeydi. Ancak Önder, VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlarken HDP’ye yöneltilen eleştirilere sert tepki gösterdiği gibi Demirtaş sonrasında “Türkiye partisi olma” iddiasından uzaklaşılmasını ise farklı yorumladı. Önder, “Öyle bir şey yok. Türkiye partisinden uzaklaşıldı diyenler bir Türklük dayatıyorlar. Onların istediği Türkiye partisi olmamız değil. Herkesin Türkleşmesi. Bu da bizim kabul edeceğimiz bir şey değil. Hem de yol değil. Boş laf” tepkisini gösterdi.

Siyasi iktidarca HDP’yi köşeye sıkıştırma amaçlı baskılar yürütüldüğünü ancak halkın buna karşı HDP’yi desteklemeye devam ettiğini anlatan Önder, “Bunun yol olmadığı konusunda en güzel cevap bu kongre. Gerek Kürt halkı gerek HDP’nin diğer bileşenleri demokrasi konusunda, barış konusunda ısrarlarından vazgeçmeyeceklerini, geliştirilen bütün zulüm, baskılara rağmen bunu devam ettireceklerini her fırsatta bir tek fire vermeden gösteriyorlar” ifadesini kullandı.

Önder, geçmişte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Çözüm Süreci’nde nasıl rol oynadığıyla ilgili çıkışıyla ilgi çekmişti ve bununla ilgili her şeyi ise bugüne kadar mahkemelerde anlattığını söyledi. Önder, şimdi bu konuda Gelecek Partisi’nin liderliğini üstlenmiş olan Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu işaret ederek, “Çözüm Süreci’nin sonlandırma biçimine dair bugün bilinmeyen, perde arkasında kalan bir şey kalmadı. Belki Davutoğlu’nun bildiği bizim bilmediğimiz bir şey varsa, o da dedi ya ‘ben konuşursam şöyle bir şey olur’, o yüzden bunu O’na bırakalım. Biz mahkeme kürsülerinde olanca açıklığıyla, şeffaflığıyla ve olanca kararlılığımızla savunduk. Ve savunmaya da devam edeceğiz” diye konuştu.

XS
SM
MD
LG