Erişilebilirlik

HDP’den Polis Ablukasında Grup Toplantısı


"Durmayalım, Dur Diyelim, Faşizmi Durduralım" sloganıyla hayata geçirilen "Demokrasi Mücadele Planı" kapsamında ilk etkinliğini Diyarbakır’da yapan HDP grubu Kayapınar’daki bir parkta toplandı.

Grup toplantısının düzenlendiği park çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Parkın çevresi bariyerlerle kapatıldı. Parka HDP grubuna mensup milletvekilleri dışında kimsenin girmesine izin verilmedi. Partililer parka girebilmek için uzun süre uğraştı ancak polisi ikna edemedi. Parkın içinde bulunan yeşil alanda bariyerlerle çevrilince, grup toplantısı beton alan üzerinde yapıldı. Ağaçların bulunduğu bölgenin de kapatılması tepki çekti. Etkinliği güneş altında yapmak zorunda kalan HDP’liler, “Kerbela” benzetmesi yaptı.

Grup toplantısında söz alan HDP Sözcüsü Osman Baydemir, son iki yıldır yaşananlara dikkat çekmek için alanlara çıktıklarını söyledi. Baydemir, “Bu sıcakta, bu Kerbela sıcağında neden bu alandayız. Bir halkın üzerine ölü toprağı serilmek isteniyor. Bir halkın varlığı yok edilmek, zorbalıkla, baskıyla, tecritle yönetilmek isteniyor. İşte ölü toprağını terk etmek için, zulme hayır demek için, bir kez daha eşitliği özgürlüğü onurlu bir barışı haykırmak için bu kamusal alandayız. Son iki yıldır coğrafyamızda demokrasiye ait tüm değerler ayaklar altındadır. Son 2 yıldır hükümet politikalarıyla demokrasi abluka altına alınmış durumda. Son 2 yıldır temsil etmiş olduğumuz halkların iradesi işgal edilmiş durumda. Tüm bunlardan kaynaklı Türkiye'nin kamuoyuna ve dünyanın kamuoyuna halkın vicdanına vicdanımızdan çağrıda bulunmak için buradayız. Burada oluşumuz bir vicdan ve adalet hareketidir. Adaleti vicdani bir direnişle koruma çabasıdır. Tüm insani değerlerine saldırıya ‘Hayır’ demek için buradayız” dedi.

Partililerin toplantıya alınmamasına tepki gösteren Baydemir, "Bugün bu parka baktığımızda bu abluka Türkiye'deki reel durumun ifadesidir. Burası bir kamusal alandır. Bugün bu şehirde yüzde 70 oy almış bir siyasi parti grup toplantısını yapamıyor. İl, ilçe yöneticilerimiz bu parka alınmıyor. Halkımız parka giremiyor. Bu abluka bütün gölgelerden de tecrit edilmiş durumda. Adeta HDP'ye Kerbela dayatılıyor" dedi.

Baydemir, konuşmasının bu bölümünde 1940’larda İran’da kurulan Mahabad Kürt Cumhuriyeti ile Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin milli marşından bir bölüm okudu.

Baydemir, DBP’li belediye başkanları, HDPli milletvekilleri ile Öcalan ile görüşme sağlanana kadar etkinliklerini sürdüreceklerini ifade ederek, “4 Kasım’da milletin iradesine HDP Eş Genel Başkanlarımız ve milletvekillerimizin tutuklanması ile yeni bir faşizm sayfası açıldı. 6,5 milyon insanın iradesi kelepçelenemez. Seçme ve seçilme hakkı zindana konulamaz. Halkın hür iradesi ve vicdanı ile seçmiş olduğu belediye başkanlarına kayyum atanamaz. Buradan bir kez daha seçilmişlerimize selam olsun. Onlar özgür olmadıkça bizler kendimizi özgür hissetmeyeceğiz. OHAL rejimi ortadan kalkıncaya kadar vidan ve adalet nöbetimiz devam edecek. KHK’ler ile işinden olan bütün insanlar işine aşına yani adalete kavuşuncaya kadar vicdan ve adalet durumumuz devam edecek. Durmayacağız faşizmi durduracağız. Aynı şekilde Cizre, Şırnak, Gever, Sur'da işlenen suçlardan dolayı failler yargılanıncaya kadar, adalet tecelli oluncaya kadar durmayacağız. Sur’da devam eden yıkım kültürel mirasımıza saldırıdır. İnsani vicdani bir duruşla yıkım duruncaya kadar mücadele edeceğiz. Barışın birlikte yaşamın önündeki en büyük engel Abdullah Öcalan önündeki tecrit politikasıdır. Bu tecrit kalkıncaya kadar adalet, onurlu barış talebi devam edecektir" şeklinde konuştu.

Baydemir ve milletvekilleri daha sonra “demokrasi nöbetine” başladı. HDP’liler, parkı cezaevine benzeterek, bir süre cezaevi avlusundaymış gibi yürüyüş yaptı.

Facebook Forum

XS
SM
MD
LG