Erişilebilirlik

HDP 'Darbeye Karşı Demokrasi Yürüyüşü' Eylemini Tamamladı


20 Haziran 2020 - Ankara

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) çatısı altında üçüncü parti konumundaki Halkların Demokratik Partisi (HDP), 31 Mart 2019 Yerel Seçimleri’nde kazandığı 65 belediyeden 45’ine kayyum atanması ve pek çok yöneticisiyle ilgili tutuklama kararı verilmesi nedeniyle başlattığı yürüyüş eylemini başkentte deklarasyon açıklamasıyla noktaladı.

“Darbeye Karşı Demokrasi Yürüyüşü” başlığıyla 15 Haziran’da Edirne ve Hakkari’den başlatılan eylem, bugün akşam Ankara’da TBMM’nin hemen yanındaki Meclis Parkı’ndaki buluşmayla tamamlandı. Türkiye’nin demokrasiye duyduğu ihtiyacı vurgulayan ve HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar’ın okuduğu deklarasyon açıklamasıyla yürüyüşle ilgili olarak “durmayacağız, devam edeceğiz” mesajı verildi.

HDP 'Darbeye Karşı Demokrasi Yürüyüşü' Eylemini Tamamladı
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:04:54 0:00

Edirne’den ve Hakkari’den başkente doğru yapılan yürüyüş eylemiyle artık itirazını sokağa taşıma kararı aldığını kaydeden HDP, “Demokrasi Yürüyüşü” yaklaşımıyla 1 Eylül’e değin demokratik mücadele programını devam ettireceğini açıkladı.

Öğlen saatlerinden itibaren Meclis Parkı’nda çok sayıda Emniyet mensubuyla önlem alınması dikkat çekerken, buluşma sırasında HDP’lilere engellemelerde bulunulduğu görüldü. Bu durum nedeniyle HDP’li vekiller ile emniyet yetkilileri arasında sıkça tartışma yaşanırken, pek çok partiliye parka giriş izni verilmedi. Buldan ve Sancar’ın deklarasyon metnini okuduğu sırada yanlarında HDP’li milletvekilleri yer alabildi ancak Türkçe ve Kürtçe olarak üzerlerinde “Hep Birlikte” yazılı yürüyüşe katılmış partilerden bir kısmı açıklamayı takip edebildi.

Deklarasyonda, HDP'nin sadece Ankara’daki bugünkü açıklama aşamasında değil, Edirne ve Hakkari’den başlattığı yürüyüş süreci boyunca farklı engellemelere maruz kaldığı vurgulanarak, "Bizleri engellemek için yürüyüş güzergahımızda bulunan 16 kente giriş çıkışlar Anayasa ve hukuk çiğnenerek yasaklandı. Yürüyüş güzergahımızda yapılan yığınaklarla bir darbe dönemi görüntüsü oluşturuldu. Milletvekillerimiz ve seçilmişlerimiz üzerine zaman zaman suç işlenerek, yasa ve anayasa çiğnenerek saygısızca saldırılar yapıldı. Ama bütün bu engelleri aşa aşa Edirne ve Hakkari’den, ülkenin iki yakasından Ankara’ya ulaşıldı. 10 il ve onlarca ilçede iradesi gasp edilen halkımızla bir araya gelindi” denildi.

Demokrasi ittifakı çağrısı Kürt sorununa çözüm vurgusuyla yinelendi

Buldan ve Sancar’ın seslendirdiği deklarasyonda, HDP, diğer siyasi partilere ve toplumsal muhalefet kesimlerine, AKP ile MHP’nin iktidar cephesi karşısında “demokrasi ittifakı” oluşturma çağrısı yaptı. Türkiye’nin AKP-MHP ittifakıyla bir siyasi darbe süreci altında yönetildiğini vurgulayan deklarasyon metninde, özetle şu mesajlar ön plandaydı:

“-İktidar, uyguladığı baskı yöntemleriyle, saldırılarla, halk iradesine karşı düşmanlıkla toplum nezdinde demokratik meşruiyetini yitirmiştir. Toplum bu iktidardan ve zihniyetinden kurtulmak istemektedir.

-Toplum, değişim umudunu dip diri korumaktadır. HDP, bugün umudun merkezi, halkın kararlı ve cesaretli mücadelesinin zeminidir. Partimiz, demokratik güçlerle birlikte bu değişime öncülük ve ortaklık etmeye adaydır.

-Demokratik ve ortak yaşam ideali halkımızın ortak paydası ve değeridir. ‘Nefes alamıyoruz’ diye bağıran halklarımızın en temel taleplerinin başında demokrasi gelmektedir. Demokrasi ekmek kadar, su kadar, nefes kadar hayati bir mesele haline gelmiştir. Bu cendereden, sıkışmışlıktan, baskıdan, zordan çıkışın tek yolu demokratik kanalları genişletmek, demokratik siyaseti büyütmektir.

-Kürt sorunu bu ülkenin tarihsel, siyasal ve kültürel bir sorunudur. AKP ve MHP’nin insafına bırakılamayacak kadar önemlidir ve hayatidir. Bu sorun demokratik ve barışçı yollarla çözülmelidir. Partimiz, barışı gerçekleştirme, bu sorunu çözme sorumluluğunun hayati önemini bir kez daha kavramıştır ve üzerine düşenleri yapacağını vurgulamaktadır.

-Emekçiler, çalışanlar, işçiler, köylüler, esnaf, dar gelirliler iktidarın krizi derinleştiren algı operasyonlarından, ayak oyunlarından, Saray entrikalarından bıkmıştır. Bu ülkede açlığa ve işsizliğe son vermenin yolu, ranta ve israfa son vermektir. Yürüyüşle emekçiler, işçiler, işsizler partimize bu sorumluluğu da yüklemiştir.

Yargı sorunu vurgusuyla yeni anayasa talebi dile getirildi

-Hak, hukuk ve adalet ihtiyacı toplumun temel önceliklerinden biri haline gelmiştir. Hakkari’den Edirne’ye gerçekleştirilen yürüyüş bir kez daha insanların birbirini duyabilmesini ve görebilmesini sağlamıştır. Herkes, bağımlı ve taraflı haldeki yargının, aynı zamanda muhaliflere yönelik siyasi baskı ve tasfiyenin en önemli aracı konumuna geldiğinin farkındadır.

-Yeni eşit bir toplumsal yaşam kurmanın yolu, yeni bir toplumsal sözleşme olan demokratik anayasadan geçmektedir. Halkımız, kadınların, erkeklerin, çocukların, emekçinin, bütün toplumsal kesimlerin ve ötekilerin yani amasız, fakatsız herkesin kendisini içinde bulduğu eşitlikçi, çoğulcu, özgürlükçü ve adil bir anayasa istiyor. Ayrımcılığı ortadan kaldıran, farklı kültürler ve inançlar arasında eşitliği ve karşılıklı saygıyı içeren yeni bir anayasa istiyor.

-Toplum talan edilen ve parçası olduğu doğanın hakkını da savunmaktadır.”

XS
SM
MD
LG