Erişilebilirlik

HDP Batıda Kazandırdı Doğuda Kaybetti


31 Mart seçimlerinin en merak edilen sonuçlarından biri de HDP seçmenlerinin tavrıydı. Batı illerinde muhalefeti destekleyen HDP’liler, Kürtlerin yoğun yaşadığı bölgelerde, 2014 seçimlerindeki başarıya ulaşamadı.

Halkların Demokratik Partisi’nin, resmi olmayan sonuçlara göre, 3 Büyükşehir, 5 il, 43 İlçe ve 11 belde olmak üzere toplam 62 belediye kazandığı kesinleşti. HDP büyükşehir belediyelerini kazandığı Diyarbakır’da yüzde 62,83, Van’da yüzde 53,73, Mardin’de ise yüzde 56,18 oy aldı. HDP, seçmeninin 2014 seçimlerinde desteklediği Barış ve Demokrasi Partisi’nin aldığı oyla kıyaslandığında, Diyarbakır’da yaklaşık 7, Mardin’de ise 4 puan arttırdı. Van’da ise kayda değer bir artış olmadı.

2014 seçimlerinde Barış ve Demokrasi Partisi’nin yüzde 4,20 oy alırken, 2019 seçimlerinde HDP’nin oyu oranı yüzde 4,24 oldu. Kürt siyaseti oransal olarak çok az kayıp yaşasa da 2014’te kazandığı 102 belediyeden ancak 62’sini alabildi.

2014’te alınan 102 belediyeden 96’sına 2016 yılında kayyum atanırken, kayyumların yönettiği belediyelerden 48’i yeniden Kürt siyasetinin yönetimine geçti. HDP kayyum atanmayan 3 belediyeyi tekrar alırken, daha önce çoğunluğu AKP’de olan 11 belediyeyi ilk kez aldı. 2014 seçim sonuçlarına göre Kürt partilerinin belediye sayısı 40 düştü.

Merkezi Diyarbakır’da bulunan Rawest Araştırma Şirketi Genel Müdürü Rojesir Girasun, HDP’nin büyükşehirlerde oylarını arttırdığına dikkat çekti. VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Girasun, “HDP’nin kırsalda ciddi bir oy düşüşü var. Bu HDP’nin daha şehirli bir hareket olmaya başladığını gösteriyor. Sonuçlar kırsalda temasının azaldığını gösteriyor, geleneksel kodlarla ilişkisinin eskiye oranla azaldığını, şehirli ve orta kesimlerin taleplerinde daha uygun bir dil yakaladığını ortaya koyuyor. Muş ve Bingöl’de AK Parti’nin elinde bulundurduğu iki belediyede oy kaybının olması, AK partinin elinde bulundurduğu belediyelerde de iyi bir belediyecilik örneği olmadığını gösteriyor. HDP’nin oy kaybı için model bir belediyecilik oluşturmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz ama AK Parti de bölgede elindeki belediyeleri çok iyi yönetemedi” dedi.

İstanbul, Mersin, Adana, Antalya gibi kentlerde seçimin kaderini Kürt oylarının belirlediğin savunan Girasun, HDP’nin Şırnak gibi, daha önce güçlü olduğu bir yeri kaybetmesine şaşırmadı. Girasun, nedenini şöyle açıkladı; ”HDP kitlesi ile HDP arasında duygusal güçlü bir bağın olduğu yerler Şırnak gibi yerlerde, oy düşüşünün temel sebebi, hem geleneksel kodlarla ilişkilerine biçiminin düşüklüğü, hem de başarısız belediyecilik meselesi. Ama en önemlisi güvenlik bürokrasisinin bu şehirlerde etkisi. Eskiden güvenlik bürokrasisinde olan korucular rahatlıkla HDP’ye oy verebiliyordu şimdi veremediler. Aday tercihlerinin de etkisi var. AK Parti güçlü bir ismi aday gösterdi. Eskiden de HDP Şırnak merkezini çok büyük bir farkla alamıyordu. AK Parti’nin HDP’ye bu kadar büyük bir fark atması, HDP için çok düşünülmesi gereken bir şey. Demek ki bu şehir savaşı meselesinde faturayı AK Parti’ye çıkaramamış.”

Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretin Üyesi Doç. Dr. Vahap Coşkun ise HDP’nin bölgeye dair siyasetini gözden geçirmesi gerektiğini düşünüyor. VOA Türkçe’ye konuşan Coşkun, HDP’nin bazı yerlerde ciddi oy kaybı yaşadığını vurgulayarak, “HDP’nin bölgeye dair siyasetinin 3 noktada irdelenmesi gerekiyor. Birincisi siyasi argümanların bölgede itiraz aldığını görüyoruz. İkincisi muhtemelen adaylar ve ilgili sıkıntılar var çünkü bazı yerlerde beklenenin çok altında oy alması adaylarla ilgili sıkıntı olduğunu gösteriyor. Üçüncüsü de HDP ile şiddetin arasındaki hikayenin tamamen sona ermesi gerekiyor. Tamamı ile şiddet karşıtı bir pozisyona geçmesi gerekiyor. HDP’nin Eğer Türkiye ve bölge siyasetinde ağırlığını koymak istiyorsa bunu yapması gerekiyor” dedi.

HDP seçmeninin batıda AKP karşıtı bloka geçtiğine dikkat çeken Coşkun, “HDP’nin batıdaki seçmeni AKP karşısında konsolide olmuş durumda. Özellikle bu süreçte Erdoğan’ın ve Soylu’nun kullandığı son derece sert ve agresif dil, batıdaki Kürt seçmenlerin diğer bloka kaymasını daha da kolaylaştırdı. Batı’yı kazanmak uğruna Doğuyu kaybetti şeklinde bir denklemin doğru olmadığını düşünüyorum. HDP doğudaki siyasetine dönmeli, bir özeleştiri vermeli, ‘Hendekler neydi, biz parti olarak bununla bir yüzleşme yaptık mı? Halkın talepleri nelerdir? Biz bu talepleri dikkate alarak ona göre bir siyaset yürüttük mü? Doğru bir aday profili belirledik mi? Kayyum siyasetinin doğuracağı sonuçları önceden ön görebildik mi? MHP ve AKP arasındaki ittifakın otomatikman AK Parti’ye kaybettirecek efsanesine fazla yatırım yaptık mı? Bunun gibi cevaplanması gereken birçok soru var. Bunun etraflıca düşünülmesi gerektiğini düşünüyorum. Bir tarafta başarı var, bir tarafta başarısızlık var. Bir taraftaki başarı sosyolojisini doğru okumakla ilgili, diğer taraftaki başarısızlık hissi sosyolojik tahlili yerinde yapamamak ile ilgilidir” diye konuştu.

XS
SM
MD
LG