Erişilebilirlik

HDP: "Anayasa Mahkemesi Davayı Reddetmeli"


HDP Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu'ndan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcı Ümit Dede (sağda)

Türkiye’de TBMM çatısı altındaki üçüncü büyük siyasi parti konumundaki Halkların Demokratik Partisi (HDP), aleyhindeki parti kapatma davasıyla ilgili Anayasa Mahkemesi’nden "demokrasiyi destekleyecek" şekilde hukuken ret kararı beklediklerini belirtti.

HDP: "Anayasa Mahkemesi Davayı Reddetmeli"
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:08:52 0:00

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 7 Haziran’da ikinci kez iddianame sunumunu kabul etmesiyle birlikte HDP’nin kapatılması yönündeki davada önümüzdeki günlerde parti tarafından verilen yazılı savunmayı değerlendirecek. AYM, HDP aleyhindeki iddianameyi 21 Haziran’da kabul etmesiyle resmen açtığı dava dosyası kapsamında partiye iki aylık yasal savunma süresi ardından 60 günlük ek süre tanımıştı. HDP ise, henüz savunma süresi sona ermemesine rağmen dün AYM’ye yazılı savunmasını sundu.

AYM’ye dün parti adına 173 sayfalık savunma metnini sunan HDP Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu'ndan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcı Ümit Dede, Parti Meclisi üyesi Doğan Erbaş, Hukuk Komisyonu üyeleri Maviş Aydın ile Evin Kılıç ve Batman Milletvekili Mehmet Rüştü Tiryaki bugün kameralar karşısına geçti.

HDP’li Dede, Türkiye’nin önemli hukukçuları ve akademisyenlerinden görüş alınarak hazırlandığı açıklanan savunmaya ilişkin bilgi verdi. Türkiye’nin siyasi tarihi açısından bir ilk yaşanmadığını ancak AKP’nin kapatılmasına ilişkin davada ret kararı verilmesinden bugüne mevcut AYM’nin henüz kapatma kararına imza atmamış olduğunu vurgulayan Dede, usule ilişkin itirazlar ve çelişkiler nedeniyle davada esasa girilmeden ret kararı beklediklerini söyledi.

“Siyasi partiler AYM ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmıştır ve demokrasilerin vazgeçilmez unsurlarıdır. Siyasi partilerin faaliyetlerine getirilecek kısıtlamalar özgürlükle ve geniş yorumlanmalıdır” diyen Dede, Türkiye’nin 2016 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nce (AİHM) Demokratik Toplum Partisi’nin kapatılması nedeniyle mahkum edildiğini anımsattı.

Savunmada AİHM'in parti kapatma kararı aleyhine kararını AYM’nin dikkatine sunduklarını belirten Dede, “Türkiye demokrasisi açısından bir şansımız olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyoruz. AYM’nin hiçbir üyesi şu anda bir kapatma davasına imza atmış değil. Örgütlenme özgürlüğü ve birçok hakkın ihlali niteliğinde olan bu kapatma davasında AYM’nin, Avrupa hukuk sistemi ile hukuk sistemimizin içtihat birliğine yol açacak ve demokrasinin önünü açacak yeni bir yol açacağına inanıyoruz; ki bu yol AKP’ye ilişkin açılan davada başlamıştı, orada bir ret kararı verilmişti. O günden bu yana da AYM herhangi bir kapatma kararı vermedi. HDP açısından da kapatma kararının verilmeyeceğini düşünüyoruz. HDP’ye ilişkin yürütülmekte olan yargılama, savcının mütalaası beklenmeden savunmada belirttiğimiz hususlar göz önünde bulundurularak durdurulmalıdır. AYM’nin bu yönde bir karar vereceğine ilişkin inancımızı koruyoruz” diye konuştu.

HDP’nin anayasal ve uluslararası sözleşmelerle verilen haklara sahip olmakla birlikte Türkiye demokrasisinde önemli bir yere sahip olduğunu söyleyen Dede, “Fiziksel ve yargı eliyle yapılan saldırılara rağmen seçimlerde üstün başarılar elde etmiş ve Türkiye'nin en etkin muhalefet partilerinden olmuştur. HDP’nin üstlendiği görevlerden biri Türkiye’nin kuruluşundan itibaren çözülememiş temel bir meseleyi yani Kürt sorununu barışçı yöntemler, diyalog ve müzakere ile çözme çabasıdır. Türkiye'de bunu yapabilecek yegane parti HDP’dir” vurgusunda bulundu.

HDP: "Kürt sorununu çözüm çabalarımız yargılanamaz"

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesinde HDP’nin kapatılmasına ilişkin ortaya koyduğu tüm soruşturmalar, yargılamalar temelinde Kürt sorununu barışçıl çözüm çabaları olduğunu söyleyen Dede, “Çözüm Süreci zamanında ve sonrasında HDP’nin çabaları asla yargılama konusu yapılmamalıdır. Bu konuda çıkarılan 6551 sayılı yasa buna engeldir. Uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan barış hakkı asla yargılama konusu yapılamaz. HDP’nin bu konudaki eylem ve söylemlerinin suç olarak nitelenmesini parti olarak asla kabul etmiyoruz” dedi.

HDP olarak bu davaya en başından beri “hukuki değil siyasi” yaklaşımıyla baktıklarını vurgulayan Dede, “Siyasi partiler hakkında kapatma davası açılması meşru bir amaca dayanmalıdır. Oysa biz hazırlık sürecinin hukuki değil siyasi gerekçelerle yapıldığını çok iyi biliyoruz. İktidarın 5 yıldır vesayetindeki yargı eliyle gerçekleştirdiği operasyonlarla bu süreci nasıl gerçekleştirdiğini, kullandığını ve HDP’yi hedef haline getirdiğini çok iyi biliyoruz. Ortakları ile birlikte kapatma davasını kampanya şeklinde ilmik ilmik ördüğünü biliyoruz. Savunmamızda bu hususu da AYM’nin dikkatine sunuyoruz. Bu davanın açılmasının meşru bir amacı yoktur, siyasi iktidar ve ortaklarının ömrünün uzatması için kurdukları baskı neticesinde hazırlanmıştır. Birinci iddianame (17 Mart’ta) adeta MHP kongresine bir armağan olarak sunulmuş, ikincisi ise 7 Haziran’da HDP’nin siyasi iktidarın iktidarı kaybetmesine sebep olduğu tarihe denk getirilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı iddianameyi bu tarihe yetiştirmek için ekleri 7 Haziran'da vermemiş, eksikleri daha sonra tamamlanmıştır” diye anlattı.

“İrfan Fidan yargılamaya katılamaz, AYM karar vermeli”

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı iken kısa süreliğine Yargıtay üyeliğine atandıktan hemen sonra Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 23 Ocak’ta AYM üyeliğine seçilmesini onayladığı İrfan Fidan da HDP’nin gündemindeydi.

HDP adına Eş Genel Başkan Yardımcısı Ümit Dede, AYM’nin yargılamada İrfan Fidan’ın olup olmayacağına ilişkin öncelikle bir karar alması gerektiğini söyledi. Dede, “İrfan Fidan en son AYM üyesi olan kişidir. Öncesinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı, başsavcıvekili iken onun sorumluluğu olan pek çok savunma iddianameye konulup kapatılmaya gerekçe gösterilmiştir. Yasada düzenlenen hakimin reddi sebeplerinden biri şudur: Eğer biri hakim soruşturma sırasında soruşturma yürütmüşse sonrasında yapılan yargılamaya katılamaz. Bu emredici bir hükümdür. İrfan Fidan'ın bu davaya katılabilmesi yasal olarak mümkün değildir. AYM'nin bu konuda öncelikli olarak karar vermesi gerekir” açıklamasında bulundu.

İddianamedeki 451 HDP’liye ilişkin karar alınması çelişki mi?

HDP’li hukukçu Dede, iddianamede haklarında AYM’nin siyasi yasaklama kararı vermesi talep edilen 451 partili isimle ilgili mevcut soruşturmalar, yargılamalar itibariyle ciddi bir hukuki çelişki oluşacağını da açıkladı. Dede bu görüşünü hem AİHM’in Türk Ceza Kanunu (TCK), Terörle Mücadele Kanunu (TMK) aleyhine verdiği kararlara hem de AYM’nin bireysel başvurular ile hak ihlali değerlendirmesi yaptığı 2012 yılı Eylül ayından sonra ilk kez bir siyasi parti kapatma davasını görüşecek olmasına dayandırdı.

Dede, “İlk kez AYM bireysel başvuruları almaya başladıktan sonra bir siyasi parti kapatma davası açıldı. Bu durum ciddi bir handikapa yol açıyor. AYM bu hususu da öncelikle göz önünde bulundurmalı. İddianamede belirtilen 451 arkadaşımız açısından iddiaların tamamı devam eden yargılamaya ilişkin, bir kısmı AYM önünde. AYM’nin vereceği olası kapatma ve siyasi yasak kararıyla, devam eden yargılamalar itibariyle AYM önüne gelecek bireysel başvurulara dair önceden karar verilmiş olacak. Bu hukuki olarak ihsas-ı rey demektir. Soruşturmalar milletvekilleri açısından üstelik henüz fezleke durumundadır. AYM, bireysel başvuru yolu ile yapılacak bireysel başvuruları nasıl bir arada dengeleyecek ve nasıl bir karar verecek bu sorunu ele almalıdır. 451 arkadaşımız hakkındaki soruşturmalar ve kovuşturmalar kapatma davasına delil olarak alınamaz. Aksi bir durum hem ihsas-ı rey hem de mahkemelerin bağımsızlığı ve tarafsızlığı ilkesine aykırılık teşkil edecektir” dedi.

İddianamede 451 kişi hakkında siyasi yasak talep edilirken, siyasi yasak talep edilmeyen 69 kişi kaynaklı faaliyetlerden dolayı suçlamalar yapıldığını işaret eden Dede, AİHM’in ise Selahattin Demirtaş kararıyla da TCK’nın “örgüt üyeliği” suçlamasındaki öngörülemezlikten dolayı hak ihlali yapıldığına karar verdiğini anımsattı. TMK’ya ilişkin de hem AİHM’in hem de AYM’nin çok sayıda hak ihlali kararı bulunduğunu hatırlatan Dede, 451 partili hakkında bu tartışmalı maddelerden soruşturmalar açılması olması nedeniyle AYM’nin önce tüm bunların evrensel hukuka ve anayasa uygunluğuna karar vermesi gerektiğini söyledi.

Dolayısıyla HDP’ye göre; AYM’nin öncelikle davaya ilişkin usul yönünden ön kararlar vermesi gerekiyor.

  • 16x9 Image

    Yıldız Yazıcıoğlu

    Yıldız Yazıcıoğlu, 1994-1998 döneminde Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde lisans eğitimini tamamladı. Mesleğe 1997 yılında Cumhuriyet’te stajyer olarak başladı. 1998-2000 döneminde yüksek lisans eğitimine devam etti. 2000 – Mayıs 2009 döneminde Milliyet’te mesleki kariyerini cumhurbaşkanlığı ve parlamento muhabirliği noktasına taşıdı. 2009 - 2011 yıllarında ABD’nin başkenti Washington DC’de kariyerini sürdürdü ve farklı medya kuruluşları için temsilcilik – yorumculuk görevlerini yürüttü. Bu dönemde VOA Türkçe’de eğitim aldı ve görev yaptı. Ardından Ankara’ya dönüşünde Habertürk TV’de, ArtıBir TV’de görevler üstlendi. Şu anda VOA Türkçe ekibinde görev almayı sürdürüyor.

XS
SM
MD
LG