Erişilebilirlik

HDP 2023 Seçimleri İçin Tutum ve İlkelerini Açıkladı


HDP Eş Başkanı Mithat Sancar

HDP, AKP-MHP ittifakı karşısında muhalefet partilerine “demokrasi ittifakı kurulması” görüşünü yineledi; “Cumhurbaşkanlığı seçiminde ilkesel buluşma gerçekleştirilmeli” çağrısında bulundu.

HDP, "Adalete, Demokrasiye, Barışa Çağrı Deklarasyonu” ile gelecek seçimlerde olası ittifaklar veya uzlaşmalar için temel ilkelerini ve Kürt sorunu çözümüyle ilgili parti tutumunu resmen açıkladı. Böylece, Edirne Cezaevi’nde tutuklu olan eski Eş Genel Başkan Selahattin Demirtaş’ın siyaset arenasında çözüm aranması gerektiğini vurgulayan açıklaması sonrasında, parti resmi yaklaşımı ortaya konmuş oldu.

HDP 2023 Seçimleri İçin Tutum ve İlkelerini Açıkladı
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:09:29 0:00

HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar, Ankara’da düzenlenen toplantıda, Türkiye’nin geleceğine yönelik siyasi ilkelerini bir deklarasyon metni şeklinde kamuoyuna ilan etti. Buldan ve Sancar’ın seslendirdiği deklarasyonda, 11 maddelik ilkeler sıralandı. Bu ilkeler güçlü demokrasi, tarafsız ve bağımsız yargı, kayyım rejimi değil halk iradesi, Kürt sorununda demokratik çözüm, barışçı dış politika, kadına Özgürlük ve eşitlik, ekonomide adalet, kamu yönetiminde liyakat, doğaya saygı, gençler için özgür yaşam ile demokratik anayasa başlıkları altında toplandı.

HDP Eş Başkanı Pervin Buldan
HDP Eş Başkanı Pervin Buldan

HDP’nin bugün açıkladığı deklarasyon, içeriği bakımından Selahattin Demirtaş’ın o dönemki diğer eş başkan Figen Yüksekdağ ile birlikte 7 Haziran 2015 Genel Seçimleri öncesinde “Türkiye partisi olma” hedefiyle açıkladığı seçim bildirgesindeki ilkeleri barındırdı. O günkü bildirgeyle de “demokratik cumhuriyet” vurgusu yapılmıştı.

“Gelecek seçimler tarihi dönemeçlerden birisi” uyarısı

HDP, yeni deklarasyonuyla Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile “Cumhur İttifakı” çatısı altında ortaklık kurduğu MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli karşısında muhalefet partilerine “demokrasi” ekseninde buluşma çağrısını yineledi.

Muhalefet açısından önümüzdeki dönem ve seçimler için “demokratik cumhuriyetin oluşması açısından, tarihimizin en önemli dönemeçlerinden biri” tespiti yapıldı.

CHP, İyi Parti, Saadet Partisi, DEVA Partisi, Gelecek Partisi gibi iktidardaki “Cumhur İttifakı” dışındaki muhalefet partileri gibi HDP’nin de mevcut Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni değiştirmek istediği vurgulandı.

Buldan ve Sancar’ın seslendirdiği deklarasyonda “Bizler, parlamento seçimleri için ‘Demokrasi İttifakı’ şiarıyla; halklar ve barış ittifakı, kadın dayanışması ve ittifakı, ekoloji ittifakı anlayışı temelinde, toplumsal ve siyasal muhalefet, emek, kadın ve gençlik hareketleri ile en geniş birlikteliği ve ortak mücadele zeminini büyütme ve bu yoldaki güçlü yürüyüşümüzü sürdürme kararlılığındayız. Bunun dışında herhangi bir ittifak içinde yer alma arayışımızın olmadığını açıklıkla vurguluyoruz. Keyfiliği ve zorbalığı kurumsallaştırıp kalıcılaştırmayı hedefleyen ve yaşadığımız çoklu krizin ve çözümsüzlüğün başlıca kaynağı olan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni ve bu sistemi besleyen yapıları değiştirmek istiyoruz. Amacımız, bütün kuvvetleri ve nihai karar yetkisini tek adamda birleştiren bu otoriter ve tekçi sistemin yerine güçlü demokrasinin, çoğulcu demokratik sistemin tesis edilmesini sağlamaktır. Bu bağlamda Cumhurbaşkanlığı seçiminde ilkesel buluşmaların gerçekleşmesi, HDP seçmenlerinin ülkenin geleceğinde anahtar bir role sahip olmaları nedeniyle günceldir. İster HDP’li isterse başka bir aday olsun, isimler yerine ilkelerin ve yöntemlerin tartışılmasının gerekli olduğu inancındayız. Çünkü demokratik dönüşüm şahıslar aracılığıyla değil, ilkeler ve yöntemler üzerinde müzakere ve mutabakat yoluyla gerçekleşebilir. Seçilecek Cumhurbaşkanı da rolünü ve işlevini ancak bu zeminde doğru bir şekilde yerine getirebilir” denildi.

Kürt sorununun çözümü için TBMM adres gösterildi

HDP, gelecek cumhurbaşkanlığı seçimi ile genel seçim öncesindeki ve sonrasındaki dönemi “geçiş süreci” olarak da adlandırdı. Bu geçiş sürecindeki parti olarak, açıkladıkları 11 ilke temelinde siyaset yürüteceklerini kaydetti.

HDP, ‘’Güçlü Demokrasi’’ ilkesini, “Türkiye’nin temel ihtiyacının katılım, müzakere ve demokratik uzlaşı esasına dayalı, evrensel temel hak ve özgürlüklerin en geniş şekilde sağlandığı güçlü demokrasi olduğuna inanıyoruz. Bu çerçevede geniş yetkilere sahip çoğulcu bir parlamentonun bulunduğu, kuvvetler ayrılığının tam anlamıyla işlediği, denge ve denetleme mekanizmalarının gerçekten etkili olduğu bir demokratik parlamenter sistem öngörüyoruz. Güçlü demokrasi, aynı zamanda yerinden ve yerelden yönetim anlayışını gerektirir” şeklinde açıkladı.

Türkiye’de mevcut durumda yargı kurumunun tümüyle yürütmenin vesayeti altında olduğunu kaydeden HDP, buna karşı ‘’Tarafsız ve Bağımsız Yargı’’ ilkesini işaret etti.

Bugünkü Türkiye’de belediyelerden üniversitelere ve sivil toplum kuruluşlarına kadar seçme-seçilme hakkını yok sayan, halk iradesine ve seçim adaletine ipotek koyan bir tablo yaşandığını belirten HDP, buna karşı ‘’Kayyım Rejimi Değil Halk İradesi’’ ilkesiyle hareket edilmesini talep etti. Kayyım mağdurlarına da haklarını tümüyle iade etmek gerektiği ifade edildi.

‘’Kürt Sorununda Demokratik Çözüm’’ ilkesinde ise, “Türkiye’nin çözmesi gereken en köklü sorunu Kürt sorunudur. HDP, demokratik çözüm ve barış konusunda üzerine düşen her şeyi yapmaya, Türkiye’deki bütün toplumsal kesimlerin sorunlarını ve kaygılarını dikkate alan yapıcı bir rol üstlenmeye hazırdır. Meclis, diyalog ve çözüm zeminini kurarak, demokratik müzakere yöntemleriyle tüm toplum için geleceğin kazanılmasına önayak ve odak olmalıdır. Savaş politikaları, silah ve çatışma yöntemleri yerine, diyalog ve müzakere seçeneklerinin kendini tarihsel olarak dayattığı ve güncel olduğu aşikârdır. Bunun için Türkiye halklarının tümünün yararını ve geleceğini düşünerek herkes özveride ve fedakârlıkta bulunarak adım atmalıdır” mesajı verildi.

Türkiye’nin ‘’Demokratik Anayas’’a ihtiyacı bulunduğu belirtilerek, yeni anayasa hazırlığı konusunda ise, “Sivil, özgürlükçü, yeni bir anayasa, gerçek anlamda bir toplumsal sözleşme Türkiye’de yeni bir başlangıcın ve demokratikleşmenin tacı olacaktır. Bu anayasa; farklı kültürlere, kimliklere, inançlara, anadillerine ve yaşam tarzlarına saygıya dayalı eşit yurttaşlığı esas almalıdır” denildi.

  • 16x9 Image

    Yıldız Yazıcıoğlu

    Yıldız Yazıcıoğlu, 1994-1998 döneminde Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde lisans eğitimini tamamladı. Mesleğe 1997 yılında Cumhuriyet’te stajyer olarak başladı. 1998-2000 döneminde yüksek lisans eğitimine devam etti. 2000 – Mayıs 2009 döneminde Milliyet’te mesleki kariyerini cumhurbaşkanlığı ve parlamento muhabirliği noktasına taşıdı. 2009 - 2011 yıllarında ABD’nin başkenti Washington DC’de kariyerini sürdürdü ve farklı medya kuruluşları için temsilcilik – yorumculuk görevlerini yürüttü. Bu dönemde VOA Türkçe’de eğitim aldı ve görev yaptı. Ardından Ankara’ya dönüşünde Habertürk TV’de, ArtıBir TV’de görevler üstlendi. Şu anda VOA Türkçe ekibinde görev almayı sürdürüyor.

XS
SM
MD
LG