Erişilebilirlik

9 Haziran Amerikan Basınından Özetler


Amerikan basını, dün FBI eski Başkanı James Comey’nin Kongre’de verdiği ifadeyle ilgili haber ve yorumlara geniş yer ayırıyor.

Washington Post, Comey’nin Kongre’deki ifadesinde Başkan Trump’ın karakterini sert bir biçimde eleştirdiğini, Trump’ın kendisini Rusya soruşturması nedeniyle görevden aldığını ama sonra görevden alma nedeni hakkında yalan söyleyerek kamuoyunu yanılttığını kaydetti. Gazete, Comey’den eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn hakkındaki FBI soruşturmasını düşürmesi talebinde bulunan Başkan Trump’ın, yargıyı engelleme girişiminde bulunduğuna dair kanıtların bu oturumdaki ifadeleriyle birlikte güçlendiği yorumunda bulunuyor. Gazetenin konuyla ilgili başyazısı ise Comey’nin, yetkilerini suiistimal eden bir başkan portresi çizdiği yorumu yapıyor. Başyazıya göre oturumda Comey’ye soru yönelten Cumhuriyetçi Partili senatörlerin çoğu, Başkan Trump’ın Comey’ye uyguladığı Rusya soruşturmasını durdurması yönündeki baskıları önemsiz göstermeye çalıştı. Başyazı şöyle devam ediyor: “Bu çabalar, senatörleri küçük düşürmekten başka işe yaramaz. Dürüstlük abidesi olan Comey, ifadesi boyunca Trump’ın taleplerinin bir başkanla FBI arasındaki sınırı ihlal ettiğini, uzun kariyeri boyunca böylesi bir durumla ilk kez karşılaştığını söyledi. Comey ayrıca Trump’ın FBI’a leke sürdüğünü kaydetti, güvenilmez olduğunu ifade etti ve kamuoyuna yalan söyleme kapasitesine sahip olduğu için yaptıkları görüşmeler hakkında ayrıntılı notlar alma ihtiyacı hissettiğini dile getirdi.”

Washington Post yazarı Dan Balz ise bugün yayınlanan değerlendirmesinde Comey’nin ifadesinin Trump’ın üzerindeki kara bulutları kaldırmadığını, tam tersine Beyaz Saray’ı fırtınanın içine ittiğini yazıyor. Balz, makalesinde şöyle diyor: “Oturumda Rusya’nın başkanlık seçimlerine müdahalesi ve Trump çevresinin Rusya’yla ilişkileri konusunda yeni hiçbir bilgi açığa çıkmadı. Ancak Comey’nin Trump’la yaptığı görüşmelerden, adaletin tecelli etmesini engelleme girişiminde bulunmuş bir başkan tablosu ortaya çıkıyor. Comey’nin ifadesi Trump’a zarar verecek nitelikte.”

Washington Post ayrıca dün İngiltere’de yapılan genel seçimlerden çıkan sürpriz sonuçla ilgili habere de yer veriyor. “May oynadığı kumarda kaybedecek gibi görünüyor” başlıklı habere göre İngiltere Başbakanı Theresa May’in iktidarını güçlendirmek için seçime gitme kararı alması işe yaramadı ve seçimden İşçi Partisi ve partinin lideri Jeremy Corbyn kazançlı çıktı. İngiliz seçmen hiçbir gereği olmadığı halde elini güçlendirmek için kumar oynayan ve seçime giden Theresa May’e kötü bir sürpriz yaptı ve tüm beklentileri alt üst ederek Muhafazakar Parti’nin parlamentoda sandalye kaybetmesine neden oldu.

Washington Post’ta bugün yayınlanan bir başka başyazı ise ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Uluslararası Af Örgütü’nün Türkiye şube başkanı Taner Kılıç’ın Fethullah Gülen’le bağlantısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınmasına verdiği tepkiyle ilgili. Başyazıya göre Başkan Trump’ın Çin, Filipinler ve Rusya devlet başkanları gibi otoriter liderlere ses çıkarmaması, on yıllardır demokrasi ve serbest piyasa ekonomisinin en büyük savunucusu olan Amerika’nın politikalarıyla ters düşüyordu. Ancak Dışişleri Bakanlığı’nın Taner Kılıç’ı savunur nitelikteki açıklaması, Rex Tillerson’ın Dışişleri Bakanlığı’nın hala umut vadettiğini gösteriyor. Yazı şöyle devam ediyor: “Geçen Temmuz’daki başarısız darbe girişiminin hedefinde olan Cumhurbaşkanı Erdoğan, binlerce gazeteci, akademisyen, bürokrat, hukukçu ve insan hakları savunucusunu Gülen’le bağlantıları olduğu iddiasıyla gelişigüzel şekilde tutuklattı. Kılıç’ın gözaltına alınmasından derin kaygı duyduğunu belirten Dışişleri Bakanlığı, açıklamasında Erdoğan’a ismen yer vermedi. Ancak Türkiye’de çok az kanıt ve şeffaflığa dayalı gözaltıların endişe verici bir eğilim haline geldiği kaydediliyor. Dışişleri Bakanlığı’ndan buna benzer daha çok açıklama yapılması gerekiyor.”

New York Times da James Comey’nin dün Kongre’de verdiği ifadeye geniş yer ayırıyor. Gazete, yayınladığı “Comey ve başkanın tüm yalanları” başlığını attığı başyazısında, Başkan Trump’ın “deli” şeklinde nitelediği James Comey’nin, Amerikan demokrasisinin temelinde yatan hukuki ilkelerle bu ilkeleri tanımayan, sadece kendi çıkarını düşünen bir başkanı karşı karşıya getirdiğini kaydediyor. Başyazıya göre Comey, doğası ve mizacından ötürü Trump’a güvenmediğini belirtti. Trump’ın, FBI çalışanlarının güvenini kaybettiği, FBI’ı yönetemediği şeklindeki sözlerini “hepsi yalan, bu kadar basit” şeklinde saf dışı bıraktı. New York Times, başyazının sonunda, “Rusya soruşturmasının, FBI’ın misyonunu ‘Amerikan kamuoyunu ve anayasasını korumak’ şeklinde tanımlayan Comey’nin bu tanımlaması doğrultusunda sürdürülmesini umuyoruz.”

XS
SM
MD
LG