Erişilebilirlik

30 Haziran Amerikan Basınından Özetler


New York Times bugünkü ana sayfasında 20 yıl önce İngiltere’nin kontrolundan çıkıp Çin’in kontroluna giren Hong Kong’la ilgili ayrıntılı bir değerlendirmeye yer veriyor. Gazete, bir zamanlar Batı’nın ve Doğu’nun kavşağında yer alan, enerji ve hayat dolu örnek kent olarak tanımlanan Hong Kong’un bu özelliğini hızla yitirdiğini yazıyor. Habere göre kentte trenler hala hiç rötar yapmıyor, suç oranı ve vergiler düşük, gökdelenlerse her zamankinden yüksek. Ancak Pekin hükümetinin desteklediği Hong Kong kent yönetimi ile demokrasi yanlısı muhalefet arasındaki çekişme, kentte zor kararlar alınmasını ve önemli inşaat projelerinin tamamlanmasını engelliyor. Pekin’in dikte ettirdiği yönetimle yerel halkın talepleri arasındaki zıtlaşma, ucuz konut krizine, eğitim sisteminin çıkmaza girmesine ve yarım bırakılan hızlı tren projesinin daha da gecikmesine yol açıyor. Bir zamanlar Çin’in geleceğinin modeli olarak gösterilen kent, artık Pekin hükümeti tarafından demokrasinin, muhalefet tarafındansa otoriter rejimin tehlikeleri konusunda ibret alınması gereken kent olarak anılıyor. New York ve Londra’dan sonra dünyanın üçüncü büyük finans merkezi olan Hong Kong’da dünya çapında tanınan bir müzenin ve sanat merkezinin olmaması, standart testlere dayalı eğitim sisteminde henüz reform yapılamamış olması, konut fiyatlarının ve kiraların hızla yükselmesi, kent sakinlerinin karşı karşıya kaldığı sorunlardan bazıları.

New York Times bugün ayrıca Başkan Trump’ın, MSNBC kanalında yayınlanan sabah programı Morning Joe’nun sunucularından Mika Brezezinski’yle ilgili aşağılayıcı Twitter mesajının hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi çevrelerin büyük tepkisini çektiğini yazıyor. Gazete, Trump’ın kadınlara karşı olumsuz tavırlarının başkan adaylığını geçen yıl neredeyse rayından çıkardığını, başkanın bu huyunun şimdi yeniden gündeme geldiğini yazıyor. Habere göre Trump, attığı bir dizi Twitter mesajında sunucu Mika Brezezinski’ye ”düşük IQ’lu deli Mika,” programın diğer sunucusu Joe Scarborough’ya ise ”Psikopat Joe” dedi ve Florida’daki malikanesinde verdiği yılbaşı partisine katılan Brezezinski’nin yüzünün estetik ameliyat nedeniyle çok kötü kanadığını yazdı. Gazete, Trump’ın beş ay aradan sonra cinsiyet ayrımcılığı konusundaki sessizliğini bozduğunu, kadınları yeniden yaş, dış görünüş ve zeka kapasitesi üzerinden aşağılamaya başladığını kaydediyor. Susan Collins ve Lisa Murkowski gibi Cumhuriyetçi kadın senatörler Trump’a anında tepki vererek bu tavrına acilen son vermesi ve başkanlık platformunu insanları bir araya getirmek için kullanması gerektiğini belirtti. Mika Brezezinski’nin mensubu olduğu MSNBC kanalından yapılan açıklamada ise bir Amerikan başkanının işini yapmak yerine yalanlara, kabadayılığa, kişisel saldırılarla zorbalığa kalkışmasının son derece üzücü olduğu belirtildi.

New York Times’ın ana sayfada yer verdiği haberlerden biri de Başkan Trump’ın Anayasa Mahkemesi tarafından önü açılan seyahat yasağıyla ilgili. Gazete, dünyanın dört bir yanından gelen mültecilerin ve nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan altı ülkenin vatandaşlarının Amerika’ya girişini engelleyen yasağın sadece yakın aile fertleri için geçerli olmadığını bildiriyor. Buna göre anne babalar, kayınvalide ve kayınpederler yakın aile olarak tanımlanıyor ancak anneanne, babaanne ve dedeler, kapsam dışı bırakılıyor. Üvey kardeşlerin ve ayrı anne ya da babadan kardeşlerin Amerika’ya girişine izin verilirken yeğenlerin giriş yapması engellenecek. Trump Yönetimi, dün yakın akraba kapsamına, son anda evlenmek üzere nişanlanan çiftleri de ekledi. Gazete, Trump Yönetimi’nin Anayasa Mahkemesi’nin yaktığı yeşil ışıkla seyahat yasağını hızla uygulamaya sokmasının mahkemenin sonbaharda işbaşı yapıncaya ve yasağın akıbetini belirleyinceye kadar büyük tartışma yaratmaya devam edeceği yorumunda bulunuyor.

Washington Post ise milyonlarca Amerikalı’nın Senato’daki Cumhuriyetçi Partili liderler tarafından hazırlanan sağlık hizmetleri yasa tasarısının yaşamlarını nasıl etkileyeceği konusunda kaygılı bir bekleyiş içinde olduğunu yazıyor. Gazete, Down sendromu ve kalp deliği gibi çok ciddi sağlık sorunları olan iki aylık bir bebeğin ailesini, ellerindeki şiddetli romatizma nedeniyle çalışmayı bırakmak zorunda kalan bir dişçiyi, prematüre doğduğu için hayat boyu bakıma ihtiyacı olan 6 yaşındaki bir çocuğun ailesini mercek altına almış. Özellikle Down sendromu gibi doğuştan gelen, kişinin yaşam kalitesini düşüren ve hayat boyu yeni sağlık sorunlarına yol açacak rahatsızlıkları olan çok sayıda Amerikalı, sağlık tasarısından olumsuz etkilenmekten korkuyor. Rehabilitasyona giren uyuşturucu bağımlıları da aldıkları desteği kaybetme konusunda endişeli. Öte yandan çok az maaş alan ya da full-time çalışmayan çok sayıda Amerikalı ise sağlık sigortası satın almaya bütçe ayıramamaktan kaygılanıyor.

XS
SM
MD
LG