Erişilebilirlik

29 Haziran Amerikan Basınından Özetler


Washington Post, terör örgütü Boko Haram’dan kaçarak Kamerun’a giden Nijeryalı mültecilerin Kamerun tarafından zorla toplanarak terörün ve açlık krizinin en şiddetli olduğu bölgelere geri gönderildiğini bildiriyor. Gazete, Kamerun askerlerinin, terörden kaçıp Kamerun’daki köylerde çoğunlukla çiftçilik yaparak kendilerine yeni hayatlar kuran 5 bin kadar Nijeryalı mülteciyi zorla toplayarak kamyonlara doldurduğunu yazıyor. Bu süreç içinde bazı çocuklar, anne babalarından ayrılıyor, mülteciler tüm eşyalarını arkada bırakmak durumunda kalıyor. Kamerun hükümeti, Nijeryalı mültecileri ülkeden zorla çıkardığı suçlamalarını reddediyor. Habere göre dünyadaki tüm mülteci sayısı 20 milyona ulaştı. Mültecileri korumak amacıyla onyıllar önce oluşturulan uluslararası kurumların etkinliği giderek azalıyor. Ev sahibi ülkelerin dünyanın en savunmasız nüfusu olan mültecilere yönelik düşmanca tavırlarıysa artıyor. Gazete, uluslararası insan hakları örgütlerinin geçen yıl da binlerce Suriyeli mülteciyi ülke dışına çıkardığı iddiasıyla Türkiye’yi suçlamış, ancak hükümet bu suçlamayı reddetmişti.

Washington Post bugün ayrıca Amerika Savunma Bakanlığı’nın Irak ve Suriye için hazırladığı IŞİD’le mücadele planının son ayrıntıları üzerinde çalıştığını, üst düzey bir bakanlık yetkilisine göre planın eski Başkan Obama’nınkine çok benzediğini yazıyor. Kongre’ye sunulmaya hemen hemen hazır olan ve hala ”gizli” statüsünü koruyan planın kamuoyuna Başkan Trump’ın mı yoksa Pentagon’un mu açıklayacağı henüz netlik kazanmadı. Habere göre IŞİD’le mücadele stratejisinin temelini, örgütü sahip olmak istediği topraklardan yoksun bırakmak, militanları yenilgiye uğratmak ve Suriye Devlet Başkanı Beşar Esat, Rusya ve İran’ı muhalif güçlerle karşı karşıya getiren iç savaştan uzak durmak oluşturuyor. Washington Post haberde ayrıca Savunma Bakanı James Mattis ve çok sayıda üst düzey yetkilinin Esat rejimi ya da İran’la zıtlık yaşamak istemediklerini vurguladıklarını bildiriyor. Gazeteye göre bu vurgu, Beyaz Saray yetkililerinin İran’ın, Suriye’nin güneyindeki çöl bölgesinde nüfuz alanını genişletmesinin kaygı yarattığı şeklindeki açıklamasıyla çelişiyor. Bu yetkililere göre Savunma Bakanlığı, İran’ın bazı kazanımlar elde etmesini engellemede isteksiz davranıyor. Oysa Beyaz Saray’daki yetkililer, İran’ın bölgede giderek artan varlığının Amerika’nın IŞİD’le mücadele çabalarını engellediğini düşünüyor. Başkan Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı H.R. McMaster, İran’ın Suriye ve Irak’taki etkilerinin son derece yıkıcı olduğunu, İran’ın Arap dünyasını devamlı olarak zayıf tutmak için mezhepsel çatışmaları kullandığını belirtti. McMaster, ”Suriye’de bulunmamızın tek nedeni IŞİD’i mağlup etmek” dedi.

Washington Post’un bugünkü ana sayfa haberlerinden biriyse Washington’daki süpermarket kriziyle ilgili. Gazete, Washington’da varlıklı kimselerin yaşadığı zengin semtlerde birbirine yakın mesafede çok sayıda süpermarket bulunduğunu, ancak kentin yoksul semtlerinin bu hizmetlerden yoksun olduğunu yazıyor. Habere göre Washington’da yaşayan yoksul halkın en büyük sorunlarından biri, hesaplı alışveriş yapabilecekleri mekanların bulunmaması. Kentin yoksul sakinleri sağlıklı ama ucuz gıda seçeneklerinden de yoksun bırakılıyor. Gazete, başkentte yaşayan yoksulların gıda alışverişi için kilometrelerce yol kat etmek zorunda kalmasının büyük haksızlık olduğu yorumunda bulunuyor.

New York Times ise son bir ay içinde Ulusal Güvenlik Dairesi’nin çalınan siber silahlarının Amerika’nın çok farklı iki ortağı olan İngiltere ve Ukrayna üzerinde kullanıldığını yazıyor. Habere göre sessizliğini koruyan Ulusal Güvenlik Dairesi, silahları geliştirmedeki rolünü kabul etmiş değil. Beyaz Saray yetkilileri sorulardan kaçınmaya çalışırken siber silah üreticilerine değil, siber saldırganlara odaklanmak gerektiğini vurguluyor. Ancak gazete, Ulusal Güvenlik Dairesi’nin sessizliğinin sabırları taşırmaya başladığını, Amerikan istihbarat örgütlerinin aceleyle geliştirdiği dijital silahların düşmanların eline geçmesini engelleyecek ya da yanlış ellere geçtiği takdirde bu silahları uzaktan kullanamaz hale getirecek mekanizmaları kurmayı başaramadığı şeklinde kaygılar oluştuğunu yazıyor. Hükümet birimleri sessiz kalmayı tercih ederken özel sektör tam tersini yapıyor. Örneğin yazılım devi Microsoft şirketinin başkanı Brad Smith, siber alanda karmaşaya yol açan tüm gelişmelerin sorumlusunun Ulusal Güvenlik Dairesi olduğunu, dairenin, sivillerin güvenlik zafiyetleri nedeniyle görecekleri zararın hesabını iyi yapması gerektiğini kaydetti.

XS
SM
MD
LG