Erişilebilirlik

19 Haziran Amerikan Basınından Özetler


Washington Post, Çevre Koruma Dairesi EPA’nın Amerika’da zehirli atıkların depolandığı bin 300‘den fazla bölgenin temizleneceğine dair yaptığı açıklamanın yarattığı yankılara yer veriyor. Gazete, atık depolarına yakın bölgelerde yaşayanların, Başkan Trump’ın bütçesini yüzde 30 oranında kestiği Çevre Koruma Dairesi’nin temizlik çalışmalarını yetersiz ölçüde ve üstünkörü yapmasından korktuklarını bildiriyor. Bu bölgelerdeki terkedilmiş madenler, arkalarında arsenik, cıva, kurşun gibi zehirli elementlerin ve radyoaktif atıkların izini bırakarak kapanan tesis ve fabrikalar, halk sağlığını tehdit ediyor. Çevre Koruma Dairesi’nin 1990’lı yıllarda iki milyar dolardan fazla fona sahip olan temizlik programı, bütçe kesintileri nedeniyle bugün bir milyar dolarla idare etmek durumunda. Gazeteye göre kimileriyse atık sahalarına çok yakın noktalarda yaşadıklarının farkında bile değil.

Washington Post’da bugün ayrıca Amerika’nın Afganistan stratejisiyle ilgili bir haber yer alıyor. Gazete, Afganistan’daki asker sayısını arttırma konusunda kısa süre içinde karara varacak olan Trump Yönetimi’nin, komşu Pakistan’la ve Afganistan içinde süren Taleban ve IŞİD kaynaklı çatışmalarla nasıl başa çıkacağı sorusuyla karşı karşıya olduğunu yazıyor. Habere göre neredeyse her hafta Afgan güvenlik güçlerinin kamu güvenliğini sağlama konusundaki yetersizliğini gözler önüne seren utanç verici gelişmeler yaşanıyor. 31 Mayıs’ta Kabil’de 150‘den fazla kişinin ölümüne neden olan saldırı, bunun en net örneği. Güvenlik güçlerinin eleman alırken adayları yeterli taramadan geçirecek sağlam bir sisteme sahip olmaması nedeniyle çok sayıda hükümet karşıtı militan, güvenlik birimlerinin içine sızıyor. Bu da bazı saldırıların içeriden yapılmasına olanak sağlıyor. Washington Post, Amerika’nın Afganistan’a ek asker gönderme konusunda henüz karara varamamış olmasını ise Trump Yönetimi içindeki anlaşmazlıklara bağlıyor. Asker sayısını arttırmanın fark yaratıp yaratmayacağı, NATO müttefiklerinin ne ölçüde katkı sağlayacağı, Taleban’a ev sahipliği yapan Pakistan’a baskı yapılıp yapılmayacağı, Trump Yönetimi’nin en çok tartıştığı konu başlıklarından bazıları.

Washington Post’ta yer alan bir başka haberse Amerika’nın nükleer savaş başlıklarını üreten ve test eden tek bilimsel laboratuvarın 2013‘ten beri kapalı olmasının yarattığı sorunlarla ilgili. Habere göre Amerika’nın nükleer cephaneliğinin doğum yeri olan New Mexico eyaletindeki Ulusal Los Alamos Laboratuvarı, olası nükleer kazalara karşı yeterli önlemlerin bulunmaması nedeniyle 2013’te kapatılmıştı. Laboratuvarın bazı kısımları geçen yıl faaliyete yeniden başlamış, ancak savaş başlıklarında kullanılan plütonyumla yakın temas içinde çalışan kimi elemanların hala güvenlik kurallarını ihlal ettikleri anlaşılmıştı. Plütonyum güvenliğini sağlamak için gereken mühendis sayısı 27 iken tesiste sadece 10 mühendis görev yapıyor. Bunun nedeni, özensiz çalışma şartlarını gerekçe gösteren bazı personelin laboratuvardaki görevlerinden ayrılmış olmaları. Uzmanların en büyük korkusu, plütonyum gibi radyoaktif maddelerin kontrolden çıkıp zincirleme tepkimeye gitmesi ve enerji salgılamaya başlayarak radyasyon patlamasına neden olması. Gazete, tesisin kapalı olması nedeniyle Amerika’nın nükleer silah sayısını yeterli seviyede tutmakta zorlandığını bildiriyor.

New York Times ise Portekiz’de 60‘dan fazla kişinin ölümüne yol açan orman yangınlarını ana sayfasına taşımış. Habere göre ölenlerin en az 30’u, yangının ormanlık bölgedeki yolları da kaplaması ve yolların erimeye başlaması nedeniyle araçlarının içinde mahsur kalan sürücüler. Yetkililer, orman yangınına şimşek çakmasının, ancak ardından yağmur yağmamasının neden olduğunu söylüyor. Yarım yüzyıldan bu yana en ağır orman yangını faciasıyla karşı karşıya olan Portekiz, bir süredir şiddetli sıcak hava dalgasının da etkisi altında.

New York Times bugün ayrıca suçluları ve teröristleri soruşturup yakalamak amacıyla üretilen casus yazılımların Meksika Hükümeti tarafından gazetecilere, aktivistlere, avukatlara, insan hakları savunucularına ve bu kişilerin ailelerine karşı kullanıldığını bildiriyor. Habere göre Meksika’da en az üç federal daire, 2011‘den bu yana İsrailli siber silah imalatçısı NSO Group adlı firmadan 80 milyon dolar değerinde casus yazılım satın aldı. Pegasus adlı casus yazılım, akıllı telefonlara yerleştiriliyor ve kullanıcıların attıkları her adımı izliyor. Firmadan yapılan açıklamada yazılımın sadece hükümetlere, terörle ya da Meksika gibi ülkelerde uyuşturucu kartelleriyle mücadelede kullanılması şartıyla satıldığı bildiriliyor. Ancak yazılım, Meksika’da hükümeti ve yolsuzlukları en çok eleştiren isimler ve aileleri aleyhine kullanılıyor. Meksika’daki istihbarat örgütlerinin eski çalışanlarına göre hükümetin söz konusu kişilerin akıllı telefonlarını izlemeye almak için mahkeme kararı çıkarmış olma olasılığı neredeyse yok. Gazete, zaten kötü insan hakları sicili nedeniyle şiddetli eleştiri altında olan Meksika Hükümeti’nin son derece gelişmiş siber silahları kendi vatandaşlarına karşı kullanmasının ülke içindeki sorunlara bir yenisini eklediğini kaydediyor.

XS
SM
MD
LG