Erişilebilirlik

16 Haziran Amerikan Basınından Özetler


Washington Post, Washington’da dün akşam hayır amacıyla düzenlenen ve Kongre üyelerinin katıldığı beyzbol maçından bir kare paylaşmış. Kongre üyelerinin maçtan bir gün önce, Washington yakınlarında yaptıkları antrenman sırasında James Hodgkinson’ın düzenlediği silahlı saldırıda aralarında Cumhuriyetçi Partili Temsilciler Meclisi üyelerinden Steve Scalise’in de bulunduğu beş kişi yaralanmıştı. Saldırgan polis tarafından vurularak öldürülmüştü. Gazete, saldırıdan bir gün önce aracının lastiklerini şişirmek için gittiği bir oto tamircisinin haftada altı gün çalıştığını öğrenmesi üzerine Hodgkinson’ın Başkan Trump’a karşı ağır küfürler içeren sözler söylemeye başladığının ortaya çıktığını yazıyor. Habere göre tamirci, yüksek sesli, öfke dolu ve küfürlü konuşma üzerine çok büyük şaşkınlık yaşamış ve Hodgkinson’ı sakinleştirmek için konuyu değiştirmeye çalışmış. Öte yandan saldırganın Illinois eyaletindeki eşine göre Hodgkinson, iki ay önce birçok eşyasını sattı ve Washington’a gidip vergi dilimlerini değiştirmeye çalışan insanlarla birlikte mücadele edeceğini söyledi. Ancak eşine göre Hodgkinson’ın böylesi bir saldırı düzenleyeceğine dair hiçbir işaret yoktu.

Washington Post bugün ayrıca Başkan Trump’ın Rusya soruşturmasını yürütmek üzere özel savcı olarak atanan FBI eski Başkanı Robert Mueller’a yönelik eleştirileriyle ilgili habere yer ayırmış. Habere göre Trump, soruşturma kapsamını genişleterek adaleti engelleyip engellemediğini araştırmaya başlayan Mueller’e sert çıktı ve Twitter üzerinden gönderdiği mesajda Amerikan siyasi tarihinin en büyük cadı avının yaşandığını yazdı. Başkan Yardımcısı Mike Pence ise Rusya soruşturması nedeniyle kendisine özel avukat tuttu. Trump, Kongre üyesi Steve Scalise’in uğradığı saldırıda ağır yaralanması üzerine yayınladığı uzlaşı ve itidal çağrısı yapan mesajların hemen ardından yine öfkeyle Twitter’a döndü. Trump bu sefer Hillary Clinton’ın elektronik posta yazışmaları için özel sunucu kullanmaktan cezasız kurtulurken kendisinin soruşturma kapsamına alınmasına inanamadığını yazdı. Öte yandan Washington Post, Rusya soruşturması kapsamına Başkan Trump’ın damadı Jared Kushner’ın da alındığını bildiriyor. Habere göre Kushner’ın Rus yetkililerle yaptığı görüşmeler zaten soruşturma kapsamı altındaydı. Ancak özel savcı Robert Mueller, bu kez ilk defa Kushner’ın iş ilişkilerini ve finansal faaliyetlerini mercek altına alıyor. Kushner’ın avukatı, yaptığı açıklamada, soruşturmaların finansal faaliyetleri de içermesinin standart bir uygulama olduğunu, soruşturmanın farklı bir boyut kazanmasının şu an için ne anlama geldiğinin henüz netleşmediğini kaydetti.

Washington Post’ın ana sayfasında yer alan bir başka haberse önceki gün ambulans uçakla tutuklu bulunduğu Kuzey Kore’den Amerika’ya getirilen 22 yaşındaki Virginia Üniversitesi ekonomi öğrencisi Otto Warmbier’ın durumuyla ilgili. Gazete, Otto Warmbier’ın Kuzey Kore’deki tutukluluğu sırasında ağır beyin dokusu kaybına uğradığını ve memleketi Ohio’ya getirildiğinde bitkisel hayatta olduğunu bildiriyor. Cincinnati Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne yatırılan Warmbier’ın hangi sebeple ağır beyin hasarına uğradığı ise bilinmiyor. Doktorları, Warmbier’ın bedeninde herhangi bir kırık bulgusuna rastlamadıklarını, ancak bu kapsamda beyin hasarına uğraması için hastanın solunum durması yaşaması ve beyninin uzun süre oksijensiz kalmış olması gerektiğini söylüyor. Otto Warmbier, Kuzey Kore’de kaldığı oteldeki bir propaganda afişini alma girişiminde bulunmakla suçlanmış ve 15 yıl ağır hapis cezasına çarptırılmıştı. Babası, düzenlediği basın toplantısında, oğlu Otto’nun Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’ın yoğun çabaları karşılığında iade edildiğini belirtti. Baba Fred Warmbier, Obama Yönetimi’nin Otto’nun serbest bırakılması için yeterli çaba harcayıp harcamadığıyla ilgili soruya ise ”Bu sorunun yanıtını ortadaki sonuç veriyor” şeklinde cevapladı.

New York Times da dün akşam Washington’da Kongre üyelerinin katılımıyla gerçekleşen beyzbol maçıyla ilgili ayrıntılara yer veriyor. Gazete, ana sayfadaki bu haberin hemen yanındaysa Kongre’deki partilerarası soğuk ilişkilerin seviyesinin artık donma noktasına indiğini kaydeden bir makale yayınlamış. Makaleye göre siyaset bilimi uzmanları ve anketçiler, Kongre’deki Demokrat ve Cumhuriyetçi Partililer arasındaki karşılıklı nefret hislerinin son 50 yıl içinde katlanarak arttığını gözlemliyor. Uzmanlar, Demokrat ve Cumhuriyetçi Partililerin birbirlerine karşı hissettikleri nefret, genellikle partilerin siyasi önceliklerinden kaynaklanmıyor. Ancak karşıt parti üyeleri, birbirlerini ahlaksız, tembel, bencil, yalancı, gerizekalı ve dar görüşlü olmakla, Amerika’nın çıkarlarını tehdit etmekle, hatta ”evlenecek en kötü eş adayı” olmakla suçluyor. Makaleye göre seçmenler arasında karşı partinin Amerika’ya büyük zarar vereceği hissi giderek yaygınlaşıyor. Günümüzün partizan önyargıları, Amerika’da tarihten gelen ırksal gerginlikleri bile geride bırakacak kadar çok güçlendi.

Boston Globe ise Amerika’nın en prestijli yüksek öğrenim kurumu olan Harvard Üniversitesi’nin yeni rektör arayışında olduğunu bildiriyor. Harvard Üniversitesi, 11 yıldır rektörlük görevini yürüten Drew Gilpin Faust’un önümüzdeki yıl bu görevden ayrılacağını bu hafta içinde açıklaması üzerine yeni rektör arayışına girdi. Habere göre Harvard’ın rektörü olmak için aranan şartlara sahip olmak, son derece zor. Üst düzey bir entellektüel olmak, tercihen Harvard’da elde edilmiş üstün akademik başarılara sahip bir lider olmak ve üniversiteye bol miktarda bağış yapacak şirketlerin CEO’larıyla yakın ilişki içinde olmak, aranan özelliklerden bazıları. Harvard hukuk fakültesi mezunu eski başkan Barack Obama ve 1970‘lerde Harvard’da hocalık yapan Amerikan Merkez Bankası FED Başkanı Janet Yellen’ın adları, geleneksel olmayan rektör adayları arasında geçiyor.

XS
SM
MD
LG