Erişilebilirlik

Hasankeyfliler'in Son Göçü


12 bin yıldır yaşamın kesintisiz sürdüğü Hasankeyf her gün biraz daha sular altında kalıyor. Baraj suları kıyıdaki evleri yutmaya başladı.Ev sahibi olan ilçe sakinlerinin tamamına yakını yeni Hasankeyf’e taşındı. İlçe sakinlerinin birçoğu hayatlarının ikinci ya da üçüncü göçünü yaşıyor.

74 yaşındaki Sıtkı Kandemir de bunlardan biri. Ailesi yüzyıllar önce Hasankeyf’e gelerek mağaraya yerleşmiş. Babası ve kardeşi mağarada doğmuş. Aile daha sonra bir eve yerleşmiş. Burada doğan Kandemir, 51 yıl önce halen yaşadıkları mahalleye taşınmış.

Çalışmak için başka illere giden Kandemir, 51 yıl sonra yeniden göç etmek zorunda kalmış. Çünkü onun evi de sular altında kalacak. Bir süre sonra sular altında kalacak olan evini bugünlerde sık sık ziyaret ediyor.

Evini gezerken VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Kandemir, hüzünlü. Yeni evine alışamayan Kandemir, “Yeni evimde sanki yabancı bir yerdeymiş gibi. 51 yıldır bu evde yaşıyoruz. Bu mahallede yaşıyoruz ve bu evi 40 yıl önce inşa ettim. Pişmanım gittiğime ama mecburen gittik. Başka çaremiz yoktu. Sanki yabancı bir yere gittim. Sanki oradan misafirim” dedi.

Evinin bahçesindeki incir ağacına bakarak iç geçiriyor ve “Sular buraya gelene kadar kesmeyeceğim, son bir kez inciri yemek istiyorum” diyor.Kandemir geride kalan birkaç parça eşyasını alarak yeni evinin yolunu tutuyor.

Tandırın başında kızı ile birlikte ekmek pişiren Remziye Çelik te hayatı göçlerle geçenlerden. Gelin olarak mağaraya gelen Çelik, ilk çocuğunu burada dünyaya getirmiş. 9 yıl mağarada yaşayan Çelik eve taşınmış. Ancak geçim derdi nedeniyle bir süre sonra yeniden mağaraya dönmüş. Hayatının 11 yılı daha mağarada geçen Çelik, yeniden eve taşınmış. İlçenin sular altında kalması kesinleşince yeni Hasankeyf’e göç etmek zorunda kalmış.

Bir yandan ekmek yaparken bir yandan da VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Çelik, hayatını şu cümlelerle anlatıyor;” Ben mağaraya gelin olarak geldim. Orada birkaç sene yaşadıktan sonra bu evlere taşındık. Eşimin düzenli işi yoktu, geliri azdı, çocuklar okula gidiyordu. O yüzden mağarada yaşamak zorunda kaldık. Eşekle su taşıyorduk. Sonra burada ev yapıp yerleştik. Baraj yapılınca evimizi ve toprağımızı bizden aldılar.”

Çelik’in kızı Nilüfer İlider de ev alamayanlardan. Nedeni şartlar. Bekar olanlar, başvuru tarihinden sonra ilçeye yerleşen, zamanında başvurmayan, verilen evleri kabul etmeyip mahkemeye başvuranlara ev verilmedi.

Ailesi 300 yıl önce tarihi ilçenin hemen karşısındaki Kesmeköprü Köyüne gelen Çetin Çile evi ilk sular altında kalanlar arasında. Henüz ev yapılmadığı için, yeni Hasankeyf’in dışında, kendi arazisinde ev yapmış. Çile ailesi 300 yıl sonra bir kez daha göç etmek zorunda kalmış.Eski evin alt katı tamamen suyla dolmuş. Kardeşi Naif ile birlikte evin kullanılabilir malzemelerini söken Çile, gittiği için üzgün.

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Çile, atalarının toprağını terk etmenin hüznünü yaşadığını vurguladı. Çile, “Buradan gitmek bizim için ölümdür. Buradan gitmek çok zor bizim için. Bizim babamızın dedemizin memleketi burası. Biz burada büyüdük, böyle bir yeri bir daha bulamayız. Benim evim yukarıda yeni Hasankeyf’in hemen arkasında. Ama burası kadar iyi değil. Burası kadar güzel değil. En fazla 10 gün içinde tamamen sular altında kalacak” diye konuştu.

Yeni Hasankeyf’e taşındığı için mutlu olanlar da var. Ahmet Akdeniz ya da ilçedeki adıyla Çoban Ahmet, 35 yıl Hasankeyf dağlarında çobanlık yapmış. Tarihi kaledeki bir mağarada dünyaya gelen Akdeniz, hayatının büyük bölümünü mağarada geçirmiş. Onun da hayatı göç etmekle geçmiş.

2004 yılına kadar baraja karşı olan Akdeniz, daha sonra fikrini değiştirmiş. VOA Türkçe’ye konuşan Akdeniz, neden fikrini değiştirdiğini şu cümlelerle anlattı;” Kendimi bildim bileli mağaradaydım. 10 yıl belki şehirde yaşadım, gerisi hep mağarada geçti. Tüm ömrüm burada geçti. Eski Hasankeyf'te baraj söylentisi nedeniyle çocukluğumuzu da doğru dürüst yaşayamadık. ‘Baraj olacak gideceksiniz’ diyorlardı. Biz de yok diyorduk. 2004'te gelene kadar böyleydi. 2004’te ‘Yeni bir şehir yapacağız, insanca yaşayacağınız bir şehir olacak. Kültür varlıkları taşınacak, okullar, sağlık, eğitim kurumları olacak. Her şeyin en iyisi olacak’ dediler. Bize söylenenlerin hepsi yapıldı. İnsanca bir yaşantıya geldik. Eski Hasankeyf’i ne kadar anlatsak azdır. Çünkü orada bir geçmiş var, yüzlerce yıllık geçmiş var. Bizim ailenin geçmişi Hasankeyf’e gelişi 7 yüzyıla dayanıyor.”

Yeni ilçeye yerleşenler, bir daha göç etmemeyi umut ediyor.

XS
SM
MD
LG