Erişilebilirlik

Harput Kalesi, Ulu Cami, Meryem Ana Kilisesi, Alacalı Mescit, Arap Baba ve Mansur Baba Türbeleri gibi daha birçok tarihi değere ev sahipliği yapan Harput, UNESCO Dünya Geçici Kültürel Mirası listesine girmek için yarışıyor. Harput, Paris'teki UNESCO binasında düzenlenen "Harput Konferansı" ile ilk adımı atarak bu yarışa iddialı hazırlandığını gösterdi.

Elazığ Kültür ve Tanıtma Vakfı'nın öncülüğünde Paris'te düzenlenen konferansta, Elazığ Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz, Türkiye'nin UNESCO Daimi Büyükelçisi Altay Cengizer ve Prof. Dr. İlber Ortaylı ile Fransız tarihçi Pierre Pinon konuşmacı olarak katıldılar.

Elazığ Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz, Harput'un bütün kültürlerin birarada yaşadığı bir barış kenti olmanın yanısıra şiirle, kültürle, müzikle beslenen bir il olduğunun altını çizdi. Yanılmaz, "Harput bizim dünya mirası kentimiz, 7 bin yıllık tarihiyle, birikimleriyle birçok medeniyete ve dinlere ev sahipliği yapmış bu şehirde halen cami ve kiliseler yan yana ibadete açık" dedi.

Konferans öncesi "Şafak Uykusundaki Kent: Harput" kitabının editörü Görkem Gül Duman kentin tarihi birikimine ilişkin bir sunum yaptı.

Albert Gabriel sürprizi


Ardından söz alan Fransız bilim adamı Prof. Pierre Pinon, ömrünün yarısından fazlasını Türkiye'de geçirmiş olan sanat tarihçisi, mimar, arkeolog, ressam ve gezgin Albert Gabriel'in arşivlerinden elde edilen bölgeye ait tarihi belge ve fotoğrafları slayt gösterimiyle sundu. Gabriel'in arşivini gün ışığına çıkaran Pinon, Fransızlar'ın 1900'lü yıllarda Türkiye'ye olan sevgisinden söz ederek, Gabriel'in Türkiye sevgisi ile gerçekleştirdiği çalışmanın bir benzeri daha bulunmadığını, Türkiye'nin o yıllardaki şehirleşme ve altyapı belgelerini tuttuğunu, bunun Türkiye tarihi açısından paha biçilmez bir değer olduğunu açıkladı. Pinon, bütün bu belgelerin şimdi Gabriel'in ailesinin elinde olduğunu ancak ailenin belgelerin incelenmesine izin vermediğini kaydetti.

"Albert Gabriel Türkiye'nin Goethe'sidir"

Konferansta son sözü alan Prof. İlber Ortaylı, Türkiye'nin 1900'lü yıllarına bazı seyyahlarca tutulan belgelerin tanıklık ettiğini ancak Albert Gabriel'in yüzlerce fotoğraf ve deseninin diğer çalışmalarla kıyaslanamayacak kadar paha biçilmez olduğunu söyledi. Ortaylı, "Albert Gabriel herşeyden önce bir dahiydi. Türkiye'nin, ülkenin ve toplumun atmosferini yakalayan bir deha. O Türkiye'nin seyyah olarak Goethe'sidir. Tıpkı Goethe'nin Rönesans dönemi İtalyası'na baktığı gibi bakmıştır Türkiye'ye. Bu çok önemli. Ressam, mimar, edebiyat adamı. Tarihi binalara sağlam bir yaklaşımı var. Bu arşivleri mutlaka açmalıyız. Parası neyse verelim ve bu arşivleri alalım. Bu arşivler iyinin de iyisi, en iyisi. Albert Gabriel arşivlerini mutlaka Türkiye'ye getirmek gerekir. Türkiye'den, bizim içimizden bir tek Gabriel çıkmadı. İstanbul'un restorasyon çalışması kötü yapıldı. Gabriel bizlerden biri olsaydı böyle olmazdı" dedi.

UNESCO Daimi Büyükelçisi Altay Cengizer de, "Goethe ve Gabriel benzetmesi çok önemli. Harput ile ilgili de çok önemli belgeler var o arşivde. Bu toplantı, bu arşivin farkına varılması için de bir dönüm noktası oldu" diyerek Ortaylı'nın arşivlerin Türkiye'ye getirilmesi önerisine destek verdi.

Harput türkülerinin senfonik yorumu Paris'e gelecek

Elazığ Kültür ve Tanıtma Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Vedat Kent
Elazığ Kültür ve Tanıtma Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Vedat Kent


Elazığ Kültür ve Tanıtma Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Vedat Kent, bundan sonra da UNESCO ile ortak çalışmalarının devam edeceğini, Paris'te Harput türkülerinin senfoniye uyarlanmış biçiminden oluşan bir konser organize edeceklerini söyledi. Vedat Kent, Elazığ'ın kültürlere köprü olan bir kent olduğunu ve kültürel hazinesiyle UNESCO Dünya Kültürel Mirasları listesine girmeyi hakettiğini, Harput için bu hedefe ulaşana kadar çalışacaklarını söyledi.


XS
SM
MD
LG