Erişilebilirlik

Hamburg’daki Saldırı Almanya’da Yeni Tartışma Başlattı


Cuma günü Hamburg'da bir kişiyi öldürüp, en az yedi kişiyi yaralayan saldırganın 2015 yılı Mart ayında Almanya'ya giriş yaparak iltica başvurusunda bulunduğu, ancak başvurunun olumsuz cevaplanmasına rağmen sınırdışı edilmediğinin ortaya çıkması ülkede yeni yasal düzenlemelerle ilgili tartışmalar başlattı.

Sınırdışı uygulamalarını eleştiren bazı siyasetçiler ve Alman medyasındaki yorumcular, güvenlik yetkilileri tarafından İslamcı olarak da tanımlanan saldırganın “suç potansiyeli” bilinmesine rağmen serbest dolaşabildiğini, bunun güvenlik açıklarından ve sınırdışı uygulamalarındaki kararsızlıktan kaynaklandığını öne sürerek, iltica başvurusu reddedilenlerin derhal Almanya’dan gönderilmesini talep ediyorlar.

Nitekim hükümetin büyük ortağı Hıristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) İçişleri Komisyonu Başkanı Armin Schuster, sınır dışı konusunda federal yönetime daha fazla yetki verilmesini istedi. Hıristiyan Sosyal Birlik Partisi (CSU) Genel Sekreteri Andreas Scheuer ise radikalleştiği tespit edilen kişilerin zaman kaybetmeden takibe alınmasını ve ardından geldikleri ya da üçüncü bir ülkeye gönderilmelerini talep etti.

Sosyal Demokrat Parti (SPD) Grubu’ndan Burkhard Lischka, sınırdışı edilme durumundaki vatandaşlarını geri almak istemeyen ülkelere ekonomik baskı uygulanmasını istedi.

İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere de bundan bir süre önce, Almanya'da iç güvenliğin artırılabilmesi amacıyla iltica başvurusu kabul edilmeyen sığınmacılar için “sınır dışı merkezleri” kurulmasını talep etmişti.

Alman yetkililer Hamburg’daki saldırıyı düzenleyen Ahmed A. hakkında sınır dışı kararı bulunduğunu, ancak Berlin’deki Filistin temsilciliğinden ek evrakların gelmesinin beklendiğini açıkladılar. Resmi kaynaklara göre Ahmed A. saldırıyı yaptığı Cuma sabahı Hamburg’taki yabancılar dairesine giderek, “Evraklarım geldi mi?” diye sordu ve “Henüz gelmedi” cevabı aldı. Ahmed A. aynı akşam saldırıyı düzenledi.

Benzer bir tartışma geçen Aralık ayında Berlin’deki Noel pazarına düzenlenen saldırı sonrasında da yaşanmıştı. Berlin saldırısının faili Anis Amri'nin Almanya'ya sığınmacı olarak geldiği ancak iltica başvurusu kabul edilmediği halde ülkesi Tunus'a geri gönderilemediğinin ortaya çıkması ve Tunus'un Amri'yi vatandaşı olarak tanımayı aylarca geciktirmesi iltica başvurusu reddedilen kişilere yönelik bir tartışma başlatmıştı.

Hukuk uzmanları Ahmed A. ve Anis Amri gibi Almanya’ya girişlerinde “pasaportu olmadığını” öne süren kişilerin geldikleri ülkelere geri gönderilmesinin çok zor olduğunu belirtiyor. Aynı şekilde iltica başvurusu reddedilenlerin sadece varsayımlar üzerine, saldırı düzenleyeceği şüphesiyle sınırdışı edilmesinin de zor olduğu kaydediliyor. Federal hükümet, Berlin’deki Noel saldırısı sonrasında mültecilere yönelik önlemleri sertleştirerek, iltica başvuruları geri çevrilenlerin daha hızlı şekilde sınırdışı edilmesini öngören önlemler almıştı. Sıradan sağlık raporlarıyla sınırdışı işleminin engellenemeyeceği kuralı getirilirken, Berlin Tunus’la terör şüphelilerinin daha çabuk sınır dışı edilebilmesi konusunda anlaştı.

Bu arada Cuma günkü saldırıda yaralı yakalanan terörist Ahmed A.’nın, cezaevinde tek kişilik hücrede intihar etmemesi için gözetim altında tutulduğu öğrenildi. Alman medyasında çıkan haberlere göre Ahmed A. gözaltına alındığında “Ben teröristim” dedi ve kendisini Filistin El Fetih örgütüne yakın gördüğünü söyledi. Öte yandan Ahmed A.’yı durduran kişilere nasıl bir ödül verileceği de tartışılıyor. Ahmed A. süpermarketteki saldırısı sonrasında, dışarıda insanları rast gele bıçaklamayı sürdürürken, orada bulunan dördü göçmen kökenli, biri Alman beş kişi sandalyelerle önünü kesmiş ve polis gelene dek kaçmasını engellemişlerdi. Hamburg Eyaleti İçişleri Bakanı Andy Grote, daha fazla kan akmasını önleyen kahramanları ödüllendirmek için tüm imkanları gözden geçireceklerini ve kentin onur madalyasını vereceklerini duyurdu.

Başbakan Angela Merkel de söz konusu kişileri kutladı ve “Medeni cesaretlerine teşekkür ediyorum” dedi.

XS
SM
MD
LG