Erişilebilirlik

Halk Oyunları Neden Tartışma Konusu Oldu?


Son dönemde kadınlara kıyafetleri bahane edilerek yapılan tacizlere karşı protesto eylemleri düzenlenirken; yerel belediyeler toplumsal yaşamda kadın – erkek ayrımına yönelik uygulamaları gündeme getirmeye devam ediyor. Son olarak AKP’li Malatya Belediyesi’nin şehir içi ulaşımda iki “pembe otobüsü” trafiğe çıkaracağını açıklaması dikkat çekerken; Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) halk oyunları kurslarını kapatma kararı aldığı ortaya çıktı. Bu gelişmeler, kamuoyunda “Kadınlar sosyal yaşamdan dışlanıyor mu, haremlik-selamlık yaşam tarzı yaygınlaştırılıyor mu?” gibi soruların sorulmasına neden oluyor.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın halk oyunlarıyla ilgili kapatma kararını kamuoyuna duyuran BirGün Gazetesi’nde yayımlanan belgeye göre, halk oyunları kurslarına kayıt yaptıranların sayısıyla kurslardan mezun olanların sayısı arasındaki ciddi fark gerekçe gösterildi. Gazete, MEB’in halk oyunları kurslarını gözden geçireceğini, bu süreçte illerde kurs açılmaması talimatı verdiğini de yazdı. MEB’in halk oyunlarıyla ilgili kararı öncesinde, Malatya Gazi Anadolu Lisesi Müdür Yardımcısı Nevzat Turan gibi “Hangi yöremizde kızlı-erkekli halk oyunu var?”, “halt oyunu”, “İslam dinine aykırı” ve “zina” şeklinde görüşler açıklayan MEB bürokratları ve AKP’li yöneticiler olduğu kamuoyuna yansımıştı.

CHP’li milletvekilleri Necati Yılmaz, Barış Yarkadaş, Ceyhun İrgil gibi çok sayıda milletvekili konuya ilişkin MEB’e halk oyunları kurslarını kapatma kararından vazgeçmesi çağrısı yaptı.

“Bizim kültürümüzde kadın-erkek birlikte oynar”

Amerika'nın Sesi’nin konuyla ilgili sorularını yanıtlayan Türk Halk Kültürü araştırmacısı Ahmet Şenol’a göre; halk oyunları için İslam dini öne sürülerek ortaya atılan görüşler kültürel gerçeğe aykırı.

Üç ciltlik “Türk Halk Oyunları Bibliyografyası”, “Türk Halk Oyunları Terimler Sözlüğü” ve MEB’in yayınladığı “Türk Halk Oyunları Giysileri” gibi yayınlara imza atan Şenol, 1970’li yıllardan bugüne halk oyunları eğitimiyle ilgileniyor.

MEB’in halk oyunlarıyla ilgili tartışılan kararından döneceğini söyleyen Şenol, “Her toplumda yanlış düşüncelere sahip, meczup insanlar çıkabileceği gibi MEB’de de bu konuyu yanlış değerlendiren bazı bürokratlar vardır. Ama o bürokratlar bütün MEB’i bağlamaz. Halk oyunları kursları hakkında kapatma kararı bu gözden geçirme sürecinde düzeltilecektir” diyor.

Karara gerekçe olarak kurslara kayıt olanların sayısıyla mezun sayısı arasındaki farkın gösterilmesini yorumlayan Şenol, eğer gerekçe buysa kursu kapatmak yerine neden az kişi mezun veriliyor diye eğitimcileri gözden geçirmek gerektiğini belirtiyor.

Kamuoyunda “Anadolu’da kadın – erkek arasında kaç-göç yoktur” itirazı yapıldığını hatırlattığımız Şenol, Türkiye’deki halk oyunları için özetle şunları ifade etti:

“İnsanlarımız halk oyunu oynadıkça birbirleriyle daha barışık hale gelir. Halk oyunları düğünlerimizde neşe kaynağıdır, olmazsa olmazıdır. Ben bildim bileli halk oyunlarımız, kızlı - erkekli oynanır. Çocuklarımız halk oyunları vasıtasıyla arkadaşlığı, kardeşliği, dostluğu öğrenirler. Kurslarda arkadaşlık, dostluk kurmayı öğrenirler. Bir takım meczuplarca düşünüldüğü, ifade edildiği üzere halk oyunlarında kadın - erkek ilişkisi gibi söylenecek bir konu dün yoktu, bugün yoktur. Asla kültürümüzde böyle bir şey yoktur. Bizim kültürümüzde, kadınlar - erkekler birlikte düğünlerde oynarlar, birbirlerini omuzlarından, ellerinden tutarak oynarlar. Son günlerde duyduğumuz meczup insanlar tarafından ifade edildiği gibi değildir halk oyunlarımız. Bizim Arap kültürüyle uzaktan yakından alakamız yoktur. Arap kültürü, halk kültürümüz unsurunda fazlaca etkili olmamıştır. Müzik dalı başta olmak üzere halk oyunları dahil bizim kültürel unsurlarımız da Arap kültürüne yansımıştır. Haremlik-selamlık kendi örf ve adetimizde söz konusu değildir. Cumhuriyet Türkiye’mizde büyük çoğunluk birlikte yaşarlar, yemeklerini yerler, gülerler, eğlenirler. Bazı yerlerde bunu görebiliriz ama noktasal davranışlardır. Harem-selamlık ayrımı bütün ülkemizi kapsamaz ve başka ülkelerde de böyle yaşamlarını sürdürmeye çalışanlara da rastlıyoruz maalesef.”

“3 bin 600 civarında halk oyumuz var, bunlar öğretilmeli”

Halk kültüründe en önemli unsurlardan birisinin halk oyunları olduğunu belirten Şenol, “Anadolu insanımızca yaratılmış, düğünlerinde, özel günlerinde oynadıkları ve birbirleriyle barışık hale gelmelerine önemli bir katkı sunar. Halk oyunları, müziğiyle, giysileriyle ve geleneksel davranışlarıyla toplumumuzda yer etmiş, doğusundan batısına insanları bir araya getirmede harç olmuştur. Anadolu kültürü oluşumunda ve Anadolu’da ebruli olmasında halk oyunları önemli yer tutar. Anadolu’daki kültür yapısı mozaik değil ebruli diyorum çünkü ebru oluştuktan sonra bozulamaz, kültürümüzde artık bu topraklara aittir ve bozulamaz. Yüzyıllar içerisinde oluşturulmuş halk oyunları da birbirimizi tanımada, anlamada, beraber yaşamamızda önemli bir görevi yerine getirmektedir” dedi.

MEB’in çatısı altında 18 milyona yakın çocuk ve genç nüfusa mutlaka halk kültürü öğelerini öğretmek gerektiğini kaydeden Şenol, “Avrupa Birliği ülkeleri kendi eğitim-öğretim planlamasında halk kültürüne yer veriyor. Eğer bu eğitim verilmezse gençlerimiz tarafından gelecek kuşaklara aktarılacak bir kültürümüz olamaz. Türkiye’nin 3 bin 600 civarında halk oyunu vardır. 18 milyon gencimiz eğer boş zamanlarını değerlendirmeleri için halk oyunları gibi işlerle uğraştırılmazsa uyuşturucu gibi kötü alışkanlıklara bulaştığını görüyoruz. Dolayısıyla onlara mutlaka halk oyunları gibi halk kültürü öğeleri öğretilmelidir” diye konuştu.

Türkiye’de “pembe taşımacılık” meselesi nasıl gelişti?

Türkiye’de özellikle kadın örgütleri tarafından tepkiyle karşılanan “pembe taşımacılık”, kadınlara yönelik şiddet ve taciz olaylarıyla gündeme getirildi. İlk önce Şanlıurfa’da Harran Üniversitesi’nde eğitim alan kadın öğrenciler gerekçe gösterilerek, Mart 2015’te üniversite ile şehir merkezi arasında sarı renkli özel otobüs uygulaması hayata geçirildi. Otobüs rengi sarı olmasına karşın konu, kamuoyunda “pembe otobüs” olarak tartışıldı. Sonrasında Şubat 2016’da Sivas’ta kadınlara özel kadın sürücüsü olan “pembe taksi” uygulaması başlatıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ise, Mayıs ayında “pembe metrobüs” projesini hayata geçireceğini duyurduktan sonra tepkiler üzerine kısmen geri atmıştı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, “pozitif ayrımcılık” kavramına göndermede bulunarak, “pozitifbüs” projesi için çalışmalara devam edildiğini duyurdu.

Son olarak Bursa Büyükşehir Belediyesi, Haziran ayında vatandaşlardan talep geldiğini belirterek, Bursaray’da en son vagonda kadınlara öncelik verileceğini ancak vagonlara erkek yolcuların da binebileceği açıklamıştı. Hemen sonrasında Bursaray’ın 40 istasyonunda son vagona biniş yapılan noktalarda yerlere “Bayan Yolcularımıza Öncelikli Vagon” yazısı yerleştirilmişti.

Bursa’daki uygulama “pembe vagon” olarak adlandırılırken, bu, kamuoyunda geçmişte ABD’de siyahlara toplu taşımacılıkta özel koltuklar ayrılmasına benzetildi. CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu da, “Kadınları toplumsal hayatın dışına iterek kadınların sorunlarını çözemezsiniz. Bunun bir adım olduğunu biliyoruz. Bunun bir alıştırma olduğunu biliyoruz. Buradan başlayarak kadın – erkek ayrımını bütün her yere yaymaya çalışacağınızı biliyoruz. Buna izin vermeyeceğiz” değerlendirmesi yapmıştı.

Facebook Forum

XS
SM
MD
LG