Erişilebilirlik

Yeni Güvenlik Düzenlemeleri Meclis'ten Geçti


(Arşiv)

OHAL koşulları düzenlemeleri içermesi ve valiliklere adeta sıkıyönetim yetkileri tanıması nedeniyle eleştirilen teklif, TBMM Genel Kurulu’nda AKP ve MHP oylarıyla kabul edildi.

CHP, HDP, İyi Parti ve Saadet Partisi’nin karşı çıktığı yasa, Türkiye’de muhalif kesim temsilcisi sendikalar, meslek örgütleri ve sivil toplum örgütleri tarafından “fiilen OHAL” olarak nitelendiriliyor.

AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olarak 24 Haziran’da yeniden seçilmesi öncesinde OHAL’e son verileceği yönünde seçim vaadinde bulunmuştu. Bu çerçevede, 2935 sayılı OHAL Kanunu kapsamındaki uygulama, Anayasa’daki yeni hükümler uyarınca Cumhurbaşkanı’nın uzatma talebinde bulunmaması üzerine 19 Temmuz’da sona erdi. Böylece Türkiye’nin FETÖ bağlantılı olarak yaşadığı 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi gerekçesiyle 21 Temmuz 2016’da ilan edilen ve 3 ay aralıkla 7 kez uzatılan OHAL dönemi bitti. Ancak “Terörle mücadele sona eremez” gerekçesiyle AKP, son iki yıldaki OHAL uygulamaları ve koşullarını, bazılarını kalıcı veya bazılarını ise en az 3 yıl süreyle uygulanabilir hale getirecek yasa teklifi hazırladı. AKP’nin teklifi, MHP’nin desteğiyle TBMM Adalet Komisyonu’ndan geçen hafta iki günlük görüşme süreciyle 27 madde olarak hızlıca geçti. Burada muhalefet cephesi, OHAL’in ekonomiye olumsuz etkilerine de dikkat çekerek, “FETÖ”nün ötesinde mevcut 2 yıllık OHAL uygulamalarından AKP ve Erdoğan’a muhalif kesimlerin etkilendiğini gündeme taşıdı. Buna rağmen muhalefet, Komisyon aşamasında teklif görüşmelerini yavaşlatacak etkili tavır ortaya koyamazken; Türkiye’deki terör örgütleri varlığı gerekçesiyle MHP’nin teklife desteği sürdü.

TBMM Genel Kurulu aşamasında ise, teklife bir madde ilavesi yapılmasıyla 28 madde olarak bugün saat 16.40’da yasalaştı. Teklif, pazartesi günü saat 16.54’te görüşülmeye başlandı ve aralar ile diğer konular haricinde yaklaşık 12,5 saatlik görüşme süreci sonucunda yasalaştı. Dolayısıyla teklif, muhalefet cephesinden HDP’li Ahmet Şık’ın kavgaya neden olan sert konuşması dışında, TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşmeleri yavaşlatıcı herhangi bir protesto eylemi olmaksızın hızla yasalaştı.

Yasa valiliklere ne gibi yetkiler veriyor?

Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla yürürlüğe girecek yasadaki 1. Maddesi ile valiliklere “terörle mücadele” gerekçesiyle geniş yetkiler tanınıyor.

Valiler, kamu düzeni veya güvenliğinin olağan hayatı durduracak veya kesintiye uğratacak şekilde bozulduğu ya da bozulacağına ilişkin ciddi belirtilerin bulunduğu hallerde, 15 günü geçmemek üzere ildeki belirli yerlere girişi ve çıkışı, kamu düzeni ya da kamu güvenliğini bozabileceği şüphesi bulunan kişiler için sınırlayabilecek.

Valiler, belli yerlerde veya saatlerde kişilerin dolaşmalarını, toplanmalarını, araçların seyirlerini düzenleyebilecek veya kısıtlayabilecek, ruhsatlı da olsa her çeşit silah ve merminin taşınması ve naklini yasaklayabilecek.

Yasadaki 8. ve 9. maddeleriyle “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu” değişiklik yapılıyor. Buna göre, toplantı ile gösteri yürüyüşünün yer ve güzergahı, vatandaşların günlük yaşamını aşırı ve katlanılamaz derecede zorlaştırmayacak. Bu hüküm dolayısıyla yine valilikler eliyle vatandaşların günlük yaşamı gerekçesiyle toplantı ve gösteriler engellenebilecek ve yasaklanabilecek.

Açık yerlerdeki toplantılar ile yürüyüşler gece vaktinin başlamasıyla dağılacak şekilde, kapalı yerlerdeki toplantılar ise saat 24.00'e kadar yapılabilecek.

Toplantı ve gösteri yürüyüşünün gece vaktinin başlamasından sonra devam edeceği konusunda geçerli neden bildirilmişse açık yerlerde yapılan toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin dağılma saati mahallin en büyük mülki amirinin kararıyla en geç saat 24.00'e kadar uzatılabilecek.

TMK dolayısıyla gözaltı süresi, savcılık süreci değişiyor

Yasadaki 12. ve 13. maddeler ise Avrupa Birliği (AB) – Türkiye ilişkilerini olumsuz etkileyen 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nda (TMK) da değişiklikler yapıyor. Böylece bazı suçlarla ilgili olarak gözaltı süreleri yeniden düzenleniyor ve ek gözaltı süreleri getiriliyor.

Yasaya göre; 3 yıl süreyle Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) "devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçları" ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar veya örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar bakımından gözaltı süreleri değiştiriliyor. Bu suçlardan dolayı gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hakim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren 48 saati, toplu olarak işlenen suçlarda ise 4 günü geçemeyecek.

Delillerin toplanmasındaki güçlük veya dosyanın kapsamlı olması nedeniyle gözaltı süresi en fazla 2 defa uzatılabilecek. Gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin karar, cumhuriyet savcısının istemi üzerine yakalanan kişi dinlenilmek suretiyle hakim tarafından verilecek.

Şüphelinin aynı olayla ilgili olarak yeniden ifadesinin alınması ihtiyacı ortaya çıktığında bu işlem, cumhuriyet savcısı veya cumhuriyet savcısının yazılı emri üzerine kolluk güçleri tarafından yapılabilecek.

Tutukluluğa itiraz ve tahliye talepleri dosya üzerinden karara bağlanabilecek.

Tahliye talepleri, en geç 30'ar günlük sürelerle tutukluluğun incelenmesiyle birlikte dosya üzerinden karara bağlanabilecek.

Tutukluluğun incelenmesi en geç 30'ar günlük sürelerle dosya üzerinden, 90'ar günlük sürelerle kişi veya müdafi dinlenilmek suretiyle re’sen yapılacak.

OHAL’deki tartışmalı kamudan ihraçlar sürebilecek

Yasayla OHAL döneminde Kanun Hükmünde Kararname (KHK) düzenlemeleriyle yapılan kamudan ihraç etme kararlarını devam ettirecek düzenlemeler hayata geçiriliyor. Yasada 21., 22., 23., 24. 25. ve 26. maddeler ile OHAL uygulamalarına kapı açılıyor. Yasa, üç süreyle akademisyenler de dahil tüm kamu personeli açısından kamudan yargı kararı olmaksızın ihraç anlamına geliyor.

Üç yıl süreyle, terör örgütlerine veya MGK’nın devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya bağı olduğu değerlendirilen kişiler ihraç edilebilecek.

Üç yıl süreyle Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu’nun salt çoğunluğunca, Yargıtay daire başkanı ve üyeleri hakkında Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu’nca, Danıştay daire başkanı ve üyeleri hakkında Danıştay Başkanlık Kurulu’nca, hakim ve savcılar hakkında Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu’nca, askeri hakimler hakkında Milli Savunma Bakanı'nın başkanlığında oluşan komisyonca ve Sayıştay meslek mensupları hakkında Sayıştay Başkanı başkanlığında oluşan komisyonca meslekten çıkarılmalarına karar verilecek. Kararlar, Resmi Gazete’de yayımlanacak ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılacak.

Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nden ihraç edilenler açısından mahkeme kararı aranmaksızın rütbeleri de geri alınacak.

Bu kişiler yeniden kamu görevlerine kabul edilmeyecek.

Görevlerine son verilenlere ait eğer varsa silah ruhsatları, gemi adamlığına ilişkin belgeleri ve pilot lisansları iptal edilecek.

Bu kişiler oturdukları lojmanlardan 15 gün içinde tahliye edilecek.

Bu kişiler özel güvenlik şirketleri kurucusu, ortağı ve çalışanı olamayacak.

Üç yıl süreyle, kamudan ihraç edilenler ile aynı gerekçeyle haklarında suç soruşturması veya kovuşturması yürütülenler, işlemi yapan kurum ve kuruluşlarca ilgili pasaport birimine derhal bildirilecek ve pasaportları iptal edilebilecek.

Eşlerine ait pasaportlar da genel güvenlik açısından mahzurlu görülmesi halinde aynı tarihte İçişleri Bakanlığı’nca iptal edilebilecek.

Üç yıl süreyle, bu yasa kapsamında hakkında inceleme ve soruşturma yürütülen kişiler ile eş ve çocuklarına ilişkin olarak yetkili kurul, komisyon ve diğer mercilerce ihtiyaç duyulan, Bankacılık Kanunu uyarınca müşteri sırrı kapsamında kabul edilenler hariç, telekomünikasyon yoluyla iletişimin tespiti de dahil olmak üzere her türlü bilgi ve belge, kamu ve özel tüm kurum ve kuruluşlarca vakit geçirilmeksizin verilecek.

Masumiyet varsa da eski görevine dönüş yolu kapanacak

Yasayla kamudan ihraç edilmiş ancak yargı veya OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından “masum” oldukları karar verilerek görevlerine iade edilmelerine karar verilmiş askeri personel ve polis ise, adeta mağdur ediliyor. Bu asker ve polisler, görevlerine değil “araştırma merkezi” adı altında kızak göreve geri atanıyor.

Yine kamudan ihraç edilmiş kişiler, ister asker/polis ister sivil geriye dönüş hakkı kazansalar dahi devletten tazminat talebinde bulunamayacak.

Yasaya göre; Terör örgütlerine veya MGK'ca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya bağı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilmesiyle kamu görevinden, meslekten, görevden çıkarılan ya da ilişiği kesilen askeri personel ile Emniyet Genel Müdürlüğü personeli ve Dışişleri Bakanlığı’ndaki diplomatlardan mahkemelerce göreve iade kararı verilenlerle OHAL Komisyonu’nca başvurunun kabulü kararı verilenlerden, eski kadro, rütbe veya unvanına atanması ilgili bakan onayı ile uygun görülmeyenler, ilgisine göre Milli Savunma Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı bünyelerinde kurulan araştırma merkezlerinde istihdam edilecek.

Özel şirketlere kayyım eliyle el koyma devam edecek

Terör örgütlerine aidiyet, iltisak veya irtibat nedeniyle TMSF’nin OHAL süresince kayyım atanmasına ilişkin hüküm, üç yıl daha devam ettirilecek.

OHAL döneminde yürürlüğe konulan ve fon ile fonun ilişkili olduğu bakan ve fonun kayyımlık yetkisi kapsamında atananlar veya görevlendirilenlerin görev, hak, yetki ve sorumluluklarını, şirket ve mal varlığı değerlerine ilişkin, kefalet ve takip dahil tüm muafiyetleri düzenleyen kanun hükümleri, fonun kayyım atandığı dosyalar bakımından ceza soruşturması veya kovuşturması kesinleşinceye ya da satış veya tasfiye işlemleri tamamlanıncaya kadar uygulanacak.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun, şirket yönetimi için kayyım tayiniyle ilgili maddesi uyarınca kayyım atanan şirketlerde ortaklık pay ve haklarına ilişkin olarak, soruşturmanın başladığı tarihten TMSF’nin kayyım olarak atandığı tarihe kadar şirket ortakları tarafından yapılmış olan devir ve temlik işlemleri muvazaalı kabul edilerek geçersiz sayılacak ve ticaret sicilinden re’sen silinecek.

MİT hakkında bilgi edinme mümkün olmayacak

Yasadaki 10. madde ile Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Kanunu’na eklemeler yapılıyor.

MİT personeli kişilerine ait kimlik bilgilerin gizli tutma gerekçesiyle MİT'in tarafı olduğu özel hukuk uyuşmazlıklarında dahi arabuluculuk uygulaması rafa kaldırılıyor. Buna göre; MİT'in taraf olduğu özel hukuk uyuşmazlıklarında, arabuluculuğun dava şartı olarak öngörüldüğü İş Mahkemeleri Kanunu dahil, mevzuatta yer alan arabuluculuğa ilişkin tüm hükümler uygulanmayacak.

Ayrıca MİT, “Bilgi Edinme Hakkı Kanunu” kapsamı dışına çıkarılacak.

XS
SM
MD
LG