Erişilebilirlik

Guterres'ten Rusya ve Türkiye’ye İdlib Çağrısı


BM Genel Sekreteri Antonio Guterres

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Rusya ve Türkiye’ye Suriye’nin kuzeybatısında durumun derhal istikrara kavuşturulması çağrısı yaptı.

Guterres gazetecilere yaptığı açıklamada, “İdlib’deki çatışmaların tırmanmasından büyük kaygı duyuyorum. Müdahil aktörlerin sayısı düşünülünce durum oldukça tehlikeli. Ancak terörle mücadelede bile uluslararası insan haklarına ve insani kanunlara tam olarak uyulmalı” ifadelerini kullandı.

Güvenlik Konseyi’nin gündeminde de İdlib vardı

Genel Sekreter Guterres’in Türkiye ile Rusya’ya yönelik çağrısından saatler sonra da BM Güvenlik Konseyi’nde, İdlib’de yükselen tansiyon tartışıldı.

BM’nin en üst düzey iki yöneticisi bölgeyle ilgili ellerindeki son raporları ve İdlib'le ilgili son gözlemlerini konsey üyeleriyle paylaştı.

BM Siyasi ve Barış İşlerinden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo, kuzeybatı Suriye’deki taraflar arasındaki çatışmaların aralıksız olarak devam ettiğini belirterek, “Çatışma ortamında siyasi bir çözüme arabuluculuk yapma çabalarımızda bir ilerleme kaydedemeyiz. Hava saldırıları, top ateşi ve çatışmalar sürüyor. Okullar ve tıbbi tesisler dahil olmak üzere nüfusun yoğun olduğu merkezlerde sivil altyapıya saldırılar sürüyor" dedi

Geçen hafta sonu Esat güçlerinin Türkiye'nin gözlem noktalarından birini kasıtlı olarak bombaladığını kaydeden DiCarlo, Türkiye’nin de bunun ardından ağır silahlarla Esat güçlerine misilleme yaparak karşı saldırıda bulunduğunu ifade etti.

DiCarlo “İdlib’de siyasi sürecin ilerlemesi için diplomatik bir sonuca ihtiyaç var. Şiddete derhal son verilmeli” dedi.

“İdlib’de son altı haftada 230’dan fazla sivil öldü”

Güvenlik Konseyi’ne İdlib’deki son durumla ilgili bilgi veren BM İnsani Yardımdan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Mark Lowcock, son altı haftada bölgede, 69’u kadın ve 81’i çocuk olmak üzere 230'dan fazla sivilin öldüğünü, yüzlercesinin de yaralandığını söyledi.

BM İnsani Yardımdan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Mark Lowcock
BM İnsani Yardımdan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Mark Lowcock

Lowcock, “1 Mayıs'tan bu yana tahmini 330 bin kişi evlerini terk etti. Saldırılar sivillerin yaşamlarını tehdit ediyor. Hastaneler, okullar, elektrik santralleri vuruluyor. Sivillere ve sivil altyapıya yönelik bu saldırıların derhal durması gerekiyor” dedi.

ABD: "Türkiye’ye ve Türk askerine yönelik saldırılardan endişeliyiz

ABD'nin BM Daimi Temsilciliği Siyasi Koordinatörü Rodney Hunter, konsey üyelerine hitaben yaptığı konuşmada, İdlib’de özellikle Suriye rejimi ile Rusya’nın son dönemde düzenlediği askeri operasyonların bölgenin güvenliği ve istikrarı için bir tehdit oluşturduğunu kaydetti.

ABD'nin BM Daimi Temsilciliği Siyasi Koordinatörü Rodney Hunter
ABD'nin BM Daimi Temsilciliği Siyasi Koordinatörü Rodney Hunter

Suriye rejiminin Türkiye ile Rusya arasındaki 2018 yılında sağlanan Soçi Anlaşması'nı açıkça ihlal ettiğini belirten Hunter, “Esat rejimi İdlib’de ilan edilen çatışmasızlık bölgesinde, Türkiye’nin konuşlandığı gözlem noktalarına saldırarak Türk askerlerini yaralanmasına neden olmuştur. ABD, bölgede Türkiye'ye ve Türk askeri kuvvetlerini karşı bu tehditten büyük endişe duyuyor. ABD, NATO üyesi ve müttefiki olan Türkiye ile Rusya arasında 2018’de Soçi’de uzlaşılan ateşkes antlaşmasının korunması ve ateşkese uyulması çağrısında bulunuyor. Ayrıca ABD, Türkiye'nin bölgedeki şiddeti azaltmaya yönelik çabalarını desteklemektedir" dedi.

Sinirlioğlu: “ Askerlerimizin canı pahasına İdlib’de üstlendiğimiz görevimizi yapıyoruz

Güvenlik Konseyi’nde konuşan Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi Feridun Sinirloğlu, Suriye rejim güçlerinin İdlib’deki Türk gözlem noktalarına ve sivillere yönelik saldırılarına dikkat çekti, İdllib’de olası bir felaketin önlenmesi konusunda Güvenlik Konseyi'nin sorumluluğunu vurguladı.

Sinirlioğlu, "Esat rejiminin İdlib’de sivillere yönelik saldırıları sürmektedir. Bölgedeki 3,5 milyon sivil zor şartlar ve acı içinde yaşıyor. Askerlerimizin canını tehlikeye atmak pahasına Rusya ile imzaladığımız Soçi anlaşmasına bağlı olarak görevimizi sürdürüyoruz. Rejim güçleri iki kez Türk askerine saldırdı. Bu kabul edilebilir bir durum değil. Suriye’nin ulusal egemenliğinden, toprak bütünlüğünden ve demokrat bir Suriye’den yanayız. Suriye rejiminin bu saldırıları barış sürecini engellemeye yetmeyecektir” dedi.

Caferi Türkiye’yi suçladı

Suriye’nin BM Daimi Temsilcisi Beşar Caferi, Güvenlik Konseyi’nde BM üst düzey yöneticilerinin verdiği bilgilerin doğru olmadığını öne sürdü. İdlib’de iddia edildiği gibi Suriye’nin hastane, okul gibi sivil hedefleri vurmadığını belirterek, “Onlar bizim ülkemizin tesisleri niye kendi tesis ve altyapılarımızı vuralım?” dedi.

Caferi, "teröristlere yönelik bir mücadele verdiklerini, teröristlerin sivilleri kendilerine karşı sivil kalkan olarak kullandığını" kaydetti.

Türkiye'ye suçlamalar yönelten Caferi, “Türkiye yüz binlerce teröristi ülkemize soktu. Teröristleri silahlandırdı. Hem kendi aramızdaki antlaşmalara hem de uluslararası antlaşmalara uymadı” dedi. Caferi, Türkiye'nin bölgede geleceği düşünüp hareket etmesi gerektiğini belirtti.

Suriye'de sekizinci yılındaki iç savaşta Türkiye sınırlarını korumak amacıyla sınır ötesi askeri operasyonlar yürütüyor.

Son olarak Reuters haber ajansı 12 Haziran’da İdlib’de taraflar arasında ateşkes yapıldığını bildirmişti ancak bir gün sonra Türk Silahlı Kuvvetleri’nin İdlib’teki 10 numaralı gözlem noktasına saldırı düzenlenmiş ve üç Türk askerinin yaralandığı açıklanmıştı.

Suriye rejiminin İdlib’de bir aydan uzun süredir devam eden askeri operasyonuna Rusya da destek veriyor.

Suriye’de çatışmalardan kaçan siviller Türkiye sınırına akın ederken İdlib’e yönelik saldırı insani kriz endişesi de artıyor.

Ateşkes kapsamında İdlib’de askerden arındırılmış bölge ilan edilmiş ve bu alanın tüm ağır silahlarla cihatçı savaşçılardan arındırılması öngörülmüştü, ancak Suriye rejiminin operasyonu anlaşmayı ihlal etmiş oldu.

Rusya, İdlib konusunda Türkiye’den bölgedeki rejim karşıtı grupların etkisiz hale getirilmesi, silah bırakması ve cihatçı grupların diğer muhalif unsurlardan ayrıştırılması konusunda daha fazla çaba beklediğini dile getiriyor.

XS
SM
MD
LG