Erişilebilirlik

İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği’nin hakkında yakalama kararı aldığı Fethullah Gülen için sıra kırmızı bülten isteminde. Bazı uzmanlar, “tutuklama kararı çıkartılmış kişilerin kırmızı bülten ile iade edilmesi istemi ancak yakalandığı ülkenin kanunlarına göre suçlu sayılmaları halinde mümkündür” diyor

İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği, Fethullah Gülen hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üzerine yakalama kararı çıkartılmasına hükmetti.

Karar, İstanbul merkezli ‘paralel yapı’ soruşturmasını yürüten İstanbul Cumhuriyet Savcısı Hasan Yılmaz’ın talebi ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başvurusu üzerine geldi.

Başsavcılığın yazısında Fethullah Gülen’in kamuoyunda hizmet hareketi olarak bilinen medya, ekonomi ve bürokrasi alanlarında kanun ve nizamlara aykırı yapılandığı değerlendirilen suç örgütünün lideri olan gösterildi.

Talep yazısında, halen Amerika'da yaşayan Gülen'in, “Soruşturma kapsamında suç işlediğine dair yeterli somut bulgulara ulaşıldığı” bu nedenle hakkında, Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca yakalama emri düzenlenmesi talep edildi.

Gülen hakkında kırmızı bülten çıkarılması istenecek

Gülen’in yakalanması için hakkında kırmızı bülten çıkarılması isteniyor.

İnterpol tarafından üye ülkelere bilgi vermek amacıyla çıkarılan bülten dizisinden biri olan kırmızı bülten, bir tutuklunun ya da tutuklama emri çıkartılan kimsenin görüldüğü yerde tutuklanıp, iade edilmesi için kullanılıyor.

Avukat Celal Ülgen, “Bir ülke tarafından tutuklama emri çıkartılmış kişinin kırmızı bülten ile talep edilmesi ancak yakalandığı ülkenin kanunlarına göre suçlu sayılması halinde iadesi mümkündür. Kırmızı bülten talep etmek için soruşturma dosyasının İngilizce çevirisinin yapılması gibi bir takım koşulların yerine gelmesi gerekir” dedi.

Gülen 15 yıldır ABD’de

28 Şubat sürecinde, 1999 yılında Türkiye’den ayrılan Fethullah Gülen, 16 yıldır Pennsylvania’da yaşıyor. 2000 yılında hakkında “laik devlet yapısını değiştirerek dini kurallara dayalı bir devlet kurmayı amaçlamak” suçundan dava açılmıştı. Gülen bu davadan 2006’da beraat etmiş, Yargıtay Genel Kurulu 2008’de oy birliğiyle beraat kararını onamıştı.

MSP-Refah Partisi geleneğine uzak duran Gülen’in Fazilet Partisi’nin kapatılmasının ardından kurulan Adalet ve Kalkınma Partisi’yle yakınlaştığı görüldü. Yıllarca kendini siyaset üstü ya da siyaset dışı tanımlayan Gülen, 2010 yılında yapılan referandum öncesi “imkan olursa ölülerin bile mezardan çıkıp oy kullanması” gerektiğini söyleyerek hükümet lehine tavır koymuştu.

İlk çatlak Oslo Görüşmeleri’nin sızdırılması

Ancak Gülen cemaatiyle hükümet arasındaki ilk çatlak, MİT yetkililerinin PKK’lı yöneticilerle yürüttüğü Oslo Görüşmeleri’nin sızdırılmasının ardından çıktı. Gazeteci Ahmet Şık, geçtiğimiz günlerde çıkan kitabı “Paralel Yürüdük Biz Yollarda” isimli kitabında “MİT’e en çok görev düşecek dönemde kriz patladı. Böylece Türkiye’nin son 10 yılına damga vurmuş iki iktidar ortağı, kendilerinden önceki tüm iktidarları düşürmüş olan Kürt meselesinin odağına yerleştiği bir savaşla çatıştıklarını duyurmuş oldu” diyor.

MİT Müsteşarı ve müsteşar yardımcılarının Başbakan Erdoğan, hastanede iken Savcı Sadrettin Sarıkaya tarafından ifadeye çağrılması krizi tetikledi. Erdoğan’ın bunu engellemesinin ardından KCK soruşturmaları ve Roboski’de bir kez daha karşı karşıya gelen cemaat ile hükümet arasındaki ilişkiler dershanelerin kapatılması kararıyla yeniden alevlendi.

Erdoğan, “İnlerine Gireceğiz” demişti

Bunun arkasından gelen 17 ve 25 Aralık 2013 tarihinde başlatılan yolsuzluk soruşturmalarıyla ilişkiler koptu. Erdoğan, Gülen cemaatini “Haşhaşilikle” suçlarken “inlerine gireceğiz” diyordu.

Cemaate karşı ilk operasyon 8 Nisan 2014’te yapıldı. Daha sonra yapılan birçok operasyonda aralarında Ali Fuat Yılmazer, Yurt Atayün, Yakup Saygılı, Ömer Köse gibi cemaate yakın olduğu iddia edilen 51 emniyet görevlisi tutuklandı.

Samanyolu Yayın Grubu Başkanı tutuklandı

13 Aralık 2014’te yapılan operasyonda aralarında Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca, Zaman gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı, cemaatten kopan Zaman gazetesi eski Genel Yayın Müdürü Hüseyin Gülerce, Bugün gazetesi yazarı Nuh Gönültaş gibi isimler tutuklandı.

Altı gün süren gözaltıların ardından Gönültaş ve Dumanlı serbest bırakılırken Hidayet Karaca’yla birlikte eski Terörle Mücadele Şube Müdürü Tufan Ergüder dışında tutuklanan diğer isimlerin ise eski Asayiş Şube Müdürü Ertan Erçıktı ve Komiser Mustafa Kılıçarslan tutuklandı.

XS
SM
MD
LG