Erişilebilirlik

Görevden Alınan Mızraklı Yargılanmaya Başladı


Arşiv

19 Ağustos’ta görevden alınan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin Başkanı Selçuk Mızraklı’nın yargılanmasına başlandı. Hakkındaki iddiaları yalanlayan Mızraklı’nın tutukluluk halinin devamına karar verildi.

Hakkında "Örgüt üyesi olmak" iddiasıyla 7 yıl 6 ay ile 15 yıl arasında değişen hapis istemiyle dava açılan eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı ilk kez hakim karşısına çıktı. Diyarbakır 9'uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya Mızraklı, tutuklu bulunduğu Kayseri Cezaevi’nden görüntülü sistemle katıldı. Duruşmayı, HDP milletvekillerinin yanı sıra Saadet Partisi Milletvekili Cihangir İslam ile CHP yöneticileri de izledi.

Duruşmada ilk sözü alan Mızraklı ile aynı dönem aynı hastanede çalışan Doktor Ahmet Anaç, tanık olarak dinlendi. Tanığa, Mızraklı’nın Bir PKK’lıyı, kayıt altına almadan, ameliyat ettiği iddiaları soruldu. Anaç, bu iddiaların doğru olmadığını belirterek, “Kayıt altına alınmadan bir hastanın hastaneye kabul edilmesi mümkün değil, Selçuk Bey’in, kayıt dışı olarak birini ameliyat etmesi mümkün değil. Hazırlık yapılmadan ve bizzat benim kontrolümden geçmeden bir hasta ameliyata alınamaz, böyle ağır ameliyat geçirmiş birinin de sabah taburcu edilmesi mümkün değil. Edilse dahi derhal ölür ve hiçbir hekimin bu sorumluluğu almaz” dedi.

Mızraklı’nın örgüt üyesini ameliyat ettiğini öne süren itirafçı, bu bilgiyi M.F. isimli bir hastane çalışanından duyduğunu söylemişti. M.F. isimli hastane çalışanı verdiği ifadede, böyle bir bilgiye sahip olmadığını ve itirafçı H.B.A ile böyle bir bilgi paylaşmadığını söyledi.

Tanıkların ardından söz alan Sanık Mızraklı hakkındaki iddialara yanıt verdi. Hakkındaki davanın siyasi olduğunu söyleyen Mızraklı” Burada göbek taşına oturtturulan bir iftiranın varlığı, açılan davanın siyasi bir dava olduğunun ve siyasi saiklerle açılmış olduğu gerçeğini perdeleyemez” diye konuştu.Dağdan gelen bir örgüt üyesini ameliyat ettiği iddiaları sorulan Mızraklı, “Bırakın dağdan gelen birisini, herhangi bir kişiyi kayıtsız şartsız bir şekilde ameliyat edecek olsanız, bu durum hastanenin kapatılma gerekçesidir. Yüzlerce çalışandan tutun bir bütün olarak hastaneden sağlık hizmeti alan insanlara kadar nasıl mağduriyetler yaratılmış olur. Daha önce birileri kalkıp aya geliş-gidişli otoban yaptık desek toplumun çoğunluğu buna inanır diyebilecek kadar insanların aklı ile alay etmişlerdir. Bu iddianamede geçen bu iftiracı beyanının da ondan eksik kalır bir yanı yok. Fakat garip olan bunu bilgi olarak kabul edip buraya yazanların anlayışıdır. Ağırlaştırılmış müebbet ile yargılanan ve güya 3 yıldır mütemadiyen itiraflarda bulunan kişi, seçimlerden 10 gün önce benim için böyle bir ifade veriyor. Benim ve dolayısıyla partimin kriminalize edilmesi ne kadar önemliymiş ki bu kişi ardından serbest bırakılıyor. Böyle bir ameliyat yapıp kişiyi aynı sabah taburcu etmiş olsam, şu anda taksirle insan öldürmekten yargılanmam gerekirdi” yanıtını verdi.

Daha sonra söz alan Mızraklı’nın avukatları ise, AIHM kararlarına göre Mızraklı'nın Kayseri'de hapiste olmasının hak ihlallerine yol açtığını savundu. Mızraklı’nın katıldığı ve dava konusu olan etkinliklerin meşru olduğunu belirten avukatlar, “Mızraklı, bu etkinliklere katıldığı dönemde milletvekiliydi ve dokunulmazlığı vardı” dedi. Avukatlar ayrıca, Mızraklı hakkında ifade veren itirafçının usule aykırı tanıklık yaptığına dikkat çekerek, beyanlarının kabul edilmemesini istedi.

Mızraklı’nın tutuklanmasında neden olan tanık H.B.A da görüntülü sistemle duruşmaya katıldı. Beyanları sorulan tanık, ‘Daha önce verdiğim ifadeleri tekrarlıyorum’ dedi.

Daha sonra ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, Mızraklı’nın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

XS
SM
MD
LG