Erişilebilirlik

Avrupa’da sosyal medya sitelerini olası terör faaliyetlerini önlemek amacıyla taramakla sorumlu polis birimleri, çalışmalarının kapsamını genişletip insan kaçakçılarına da odaklanmaya başladı. İnternette reklam yapan insan kaçakçılarını arayan polis, uyuşturucu kaçakçılığı yapan suç örgütlerinin mülteci ve göçmen kaçırma işine de girdikleri uyarısında bulunuyor.

Avrupalı yetkililer daha iyi bir hayat kurma arayışı içindeki Afrikalılar ve savaştan kaçan Suriyeli, Iraklı ve Afgan mültecilerin düştüğü durumdan kar elde etmeyi amaçlayan organize suç ağlarının kapsamının ne kadar geniş olduğunu yeni yeni anladıklarını itiraf ediyor.

İnsan kaçakçılığından elde edilen kar, narkotik kaçakçılığıyla karaborsada silah kaçakçılığından elde edilen kara neredeyse eşit. Yetkililer, insan kaçakçılığına yönelen suç örgütü sayısının arttığı uyarısında bulunuyor. Avrupa Polis Teşkilatı Europol’ün başkanı Rob Wainwright, kısa süre önce yaptığı açıklamada, 30 bin kişinin insan kaçakçılığı çetelerine karıştığını söyledi. Bu kişilerin çoğu aracılık yapıyor.

Wainwright, teşkilatın bin 400 insan kaçakçılığı vakasını soruşturduğunu söylüyor.

İnsan kaçakçıları, Libya’da 150 göçmeni bindirdikleri bir tekneden 150 bin dolar kar elde edebiliyor. Bazı kaçakçılar, bu teknelere, kapasitenin iki katı göçmen bindiriyor. Türkiye’de mürettebatı tarafından terkedildiği için ‘hayalet gemi’ olarak tanımlanan, hurdaya çıkmış eski kargo gemileri her seyahatte 4 milyon dolar net kar sağlıyor.

Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suçla Mücadele Dairesi Başkanı Yuri Fedotov, göçmenlerin son derece tehlikeli bir durumla karşı karşıya olduğunu, bu nedenle acil önlem alınması gerektiğini söylüyor. Göçmenlerin kalabalık ve hasarlı teknelere, rehbersiz kargo gemilerine bindirildiğini, bu araçların her an alabora olma, batma ya da mürettebat tarafından terkedilme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirten yetkili, işin insani boyutu bir yana, organize suç örgütlerinin elde ettiği karın da kaygıya yolaçtığını vurguluyor.

Wikileaks’in Mayıs ayında sızdırdığı Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suçla Mücadele Dairesi’ne ait on sayfalık gizli belgede, Avrupalı savunma bakanlarının insan kaçakçılığı ağlarına ilişkin daha fazla istihbarat gerektiği uyarısında bulunduğu yazılı. Belgede ayrıca çetelerin işleyiş tarzı, mali ağları, kullandıkları rotalar, teknelerin kapasiteleri, kalkış noktaları gibi bilgilere erişmek için de daha sağlam istihbarata ihtiyaç olduğu vurgulanıyor.

Savunma bakanları, insan kaçakçılığı çetelerini ortaya çıkarabilmek için istihbarat olanaklarının tam kapasite seferber edilmesini önerdi ve kaçakçı çeteleri yoketmek, suçluları adalet önüne çıkarmak ve mali varlıklarına el koymak için Ortadoğu ve Afrika’daki ülkelerle daha sıkı işbirliği yapma çağrısında bulundu.

Avrupalı ve Afrikalı yetkililerin Malta’da insan kaçakçılığıyla mücadele konusunda Kasım ayında yapacakları konferanstan çetelere ilişkin istihbaratın daha etkin biçimde paylaşılması ve daha yakın işbirliği mesajı çıkması bekleniyor.

Avusturya’da 71 mültecinin bir tırın içinde havasızlıktan boğularak ölmesi, üç yaşındaki Suriyeli mülteci Alan Kurdi’nin ailesiyle birlikte Yunanistan’a kaçarken Ege Denizi’nde boğulması ve cesedinin Bodrum kıyılarına vurmasıyla birlikte suç örgütlerinin ortaya çıkarılması çabalarına hız verildi.

Avusturya’da bir otoyolda terkedilmiş halde bulunan tırda çok sayıda mültecinin öldüğünün ortaya çıkması üzerine Avusturyalı ve Macar yetkililer, üç Bulgar ve bir Afgan’ı tutukladı. Ancak polis amiri Hans Peter Doskozil, Avusturya’da tutuklananların sadece piyon olduğunu, kaçakçı çetenin büyük patronları olmadığını belirtiyor.

Avrupa Birliği, Akdeniz’de insan kaçakçılarına karşı başlatılan operasyonu Temmuz ayında yoğunlaştırmıştı. Şimdiki istihbarat toplama çalışmaları ise Libya sahili açıklarında faaliyet gösteren kaçakçılara karşı yapılacak askeri müdahalenin zeminini hazırlamayı amaçlıyor. Ancak kaçakçılık ağlarını belirlemek bile zor. Yetkililer, Suriyeli mültecileri Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyan kaçakçılık ağlarını dağıtmanın, uyuşturucu ticaretini sona erdirmek kadar zor olduğunu vurguluyor.

İnsan Kaçakçılığı Çok Ciddi Bir Sorun

Fas’tan Batı’ya, Balkanlar ve Türkiye’ye uzanan suç ağının boyutları çok büyük. Yetkililer hem Afrika’daki insan kaçakçısı örgütlerin kaynağını, hem Türkiye’de faaliyet gösterenleri ve Libya’dan İtalya’ya, Türkiye’dense Yunanistan’a geçişi sağlayan çeteleri belirlemeye çalışıyor. Bir sonraki aşama ise Avrupa’ya ayak basan mültecilerin kuzeydeki zengin ülkelere kara rotası üzerinden geçişini sağlayan çeteleri saptamak.

İtalyan, Sırp, Arnavut ve Türk mafyası ise Akdeniz’in her iki tarafında da faaliyet gösteriyor. Mafya üzerinde yoğunlaşmak için Sicilya ve Pire’de istihbarat merkezleri kuruldu.

Akdeniz’in Kuzey Afrika kısmında ise çeteler, çok uzun yıllardır insan kaçakçılığı yapıyor. Libya’nın başkenti Trablus’ta 350 kişilik soruşturma biriminin başında bulunan Teğmen Abdül Nasır Hazam, kaçakçılık çetelerinin organize suç örgütlerinden oluştuğunu ve çok uzun zamandır faaliyet gösterdiklerini söylüyor.

Teğmen Hazam, Libya sahillerinden Çad, Mali, Somali, Nijer, Eritre, Nijerya, Gambiya, Gana ve Senegal’e uzanan çok sayıda kaçakçı örgüt olduğunu belirtiyor. Büyük patronların ve çete liderlerinin himayesindeki bu örgütlerin işleyişi, ödemelerin yapılış tarzı, Meksika ya da Kolombiya’daki uyuşturucu kartellerine benziyor.

Bu ağlar, sınır aşiretleriyle de yakın ilişki içinde. Doğuda Libya-Mısır sınırı boyunca uzanan Awlad Ali aşireti, batıdaysa Nwayel aşireti, çetelerle işbirliği yapıyor. İnsan gücü ve yeterli kaynaklardan yoksun olan Libyalı yetkililer, polis ve sahil güvenlik güçleri, kaçakçı çetelerle mücadelede çok zorlanıyor.

Libyalı yetkililer, İtalyan mafyasının da insan kaçakçılığına karıştığından şüpheleniyor. Libya’nın Misrata kentindeki sahil güvenlik faaliyetlerini yöneten Albay Rida Benissa, geçmişte mafya tarafından kullanılan İtalyan balıkçı gemilerinin Libya açıklarında dolandığını, kaçakçıların teknelerine yardım ettiğini söylüyor. Dinlenen telefon konuşmalarından da İtalyan mafyasının kaçakçılara yardım ettiğine dair ipuçları elde edilmiş.

Organize suç örgütleri, Avrupa’ya ayak basmayı başaran mültecilerin başka ülkelere nakledilmesinde de rol oynamaya devam ediyor.

Sicilya ve Catania’da mafyayla mücadele eden birimler, mülteci kamplarını denetleyen yetkililerle suç örgütü Cosa Nostra arasındaki ilişkileri araştırıyor. Haziran ayında yapılan baskınlarda 44 mafya mensubu ve üst düzey hükümet yetkilisi tutuklandı. Mafyanın, mültecilerin kayıtlarının yaptırılmasından kampların işletmesine, göçmenlerin İtalya’daki köy ve kasabalara yerleştirilmesine kadar birçok aşamada faaliyet gösterdiği ortaya çıkarıldı.

Polis ayrıca mafyanın mülteci kadınları fuhuşa zorladığını da iddia ediyor. Öteyandan İtalya Dışişleri Bakanlığı’na göre son bir yıl içinde mültecilerin giriş yaptığı merkezlerden kaybolan 5 bin çocuğun akıbetiyse bilinmiyor. İnsan hakları örgütleri, bu çocukların suç örgütlerinin ağlarına düşmüş olmasından, cinsel köle ya da işçi olarak satılmalarından kaygılanıyor.

XS
SM
MD
LG