Erişilebilirlik

Genelkurmay Çatı Davası’nda İlk Hafta


15 Temmuz Darbe Girişimi sırasında Genelkurmay karargahında yaşananlarla ilgili dava, 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Pazartesi günü Sincan Cezaevi Kampüsü’nde başladı.

16 Haziran’a dek sürecek devam edecek duruşmaların ilk beş gününde TRT’de okunan darbe bildirisinin altında yer alan Yurtta Sulh Konseyi’nin lideri olarak gösterilen Hava Kuvvetleri Eski Komutanı ve eski Yüksek Askeri Şura üyesi Orgeneral Akın Öztürk ile birlikte Genelkurmay Personel Dairesi Eski Başkanı Kor. İlhan Talu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kaldığı tatil köyüne operasyonu düzenleyen timin komutanı Tuğgeneral Gökhan Sönmezateş, Kara Kuvvetleri Komutanlığı (KKK) Harekat Başkanlığı Eski Kuvvet Geliştirme ve Teşkilat Daire Başkanı Tuğgeneral Erhan Caha ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eski emir subayı Albay Ali Yazıcı, Genelkurmay’ı basan Özel Kuvvetler timinin komutanı Kurmay Albay Fırat Alakuş, General Amiral Şube Müdürü Albay Cemil Turhan, Kara Kuvvetleri Harekat Başkanlığı’nda görevli Kurmay Albay Bilal Akyüz, Hava Kuvvetleri Genel Sekreteri Albay Ahmet Özçetin, Hulusi Akar’ı Akıncı Üssü’ne götüren helikopterin pilotu Yarbay Halil Gül, Yarbay Ertuğrul Terzi ifade verdi.

Darbeye katıldığını itiraf eden tek isim Sönmezateş oldu

İlk hafta ifade veren tüm tutuklu subaylar darbeye karıştıkları yönündeki suçlamaları reddetti. Bir tek Gökhan Sönmezateş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı alma görevini Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda öldürülen Tuğgeneral Semih Terzi’den aldığını kabul etti.

Sönmezateş, “Söylediğim her şey doğrudur. Ne yazık ki ölmüştür, keşke ölmeseydi de kendisine sorabilseydik. Semih Terzi'nin bu işte tepe başı olduğunu düşünmüyorum, onun da mutlaka bir üstü vardı, onun da emir aldığı birileri vardı. Bu gizli tanıklar bir beklenti içinde ama kusura bakmasınlar ben FETÖ'cü değilim, bu elbise benim üzerimde durmaz. Ben herhangi bir tarikat üyesi de değilim. Genelkurmay 1. Başkanı’ndan başlayarak sıralı bir ihtilal yapıldığını düşündüm. Darbeye katıldım ihtilale katıldım.” dedi.

Sönmezateş kendisini aldatan ismi Akıncı Üssü davasında açıklayacağını ima etti

Sönmezateş’in kendisini İskoçya’nın ulusal kahramı William Wallace’a benzetmesi de dikkat çekti.

Sönmezateş, " Wallace, kralıyla konuşuyor ve İngilizlerle savaşma kararı alıyor. İngilizlerle savaşa çıktıklarında birkaç grup Wallace'i savaşta yalnız bırakıyor. Buna rağmen savaşa devam ediyor. Savaşın bir bölümünde bir İngiliz ile savaşırken, İngiliz'in maskesi düşüyor ve maskenin altındaki kişinin kendi kralı olduğunu görüyor. Uğruna İngilizlerle savaşa girdiği kralın kendisine karşı savaştığını görüyor. Benim durumumu soruyorsanız ben de aynı durumdayım" dedi.

Ve o kralın kim olduğunu Akıncı Üssü davasında açıklayacağını ima etti.

Akın Öztürk: Beni Akıncı’ya Hava Kuvvetleri Komutanı gönderdi, Genelkurmay Başkanı’nı iknaya çalışmadım kendisine sorulabilir

Eski Hava Kuvvetleri Komutanı Akın Öztürk de darbe girişiminin en önemli isimlerinden biri olarak gösteriliyor. Öztürk mahkemedeki savunmasında bu iddiaları reddederken mevcut Hava Kuvvetleri Komutanı Abidin Ünal’ın isteğiyle Akıncılar Üssü’ne gittiğine iddia etti.

“Bunun üzerine lojmandan ayrılarak Akıncı Üssü 143. Filoya gittim. Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın da tutulduğu odaya girdim. Burada Akar dışında yanılmıyorsam Kubilay Selçuk, Ömer Faruk Harmancı, Hakan Evrim ve Mehmet Dişli vardı. Genelkurmay Başkanı bana, ‘bunlar darbe yapmak istiyor, bunlarla konuş ikna et, vazgeçsinler’ dedi. Ben de genelkurmay başkanımızın ifadelerini kullanarak, ‘yanlış yaptıklarını, vazgeçmelerini söyledim. Genelkurmay başkanının sinirleri bozuktu, tedirgindi. Ancak enterne durumda değildi. Dışarıda çok sayıda silahlı kişi vardı. Genelkurmay başkanının darbenin başına geçirilmesi için oluşturulan ekipte olmadığım gibi bu konuda kendisini ikna çabamda olmadı. Bu husus Genelkurmay başkanına sorulabilir.”

Genelkurmay Başkanlığı 21 Temmuz 2016’da yayınladığı bildiride “Hava Kuvvetleri Komutanı Ankara'da Akıncı Üssü lojmanları bölgesinde bulunan Orgeneral Akın Öztürk'ü arayarak kendisine 4'üncü Ana Jet Üssü Akıncı'dan kalkan uçakların yasa dışı olduğunu, ivedilikle Akıncı’ya giderek oradaki kalkışmada bulunanları ikna etmesini istemiştir” ifadelerine yer vermişti.

Eski Başyaver Yazıcı: Suikast yapma imkanım varken yapmıyorum ama yanından yarıldıktan sonra suikastle suçlanıyorum

15 Temmuz Darbe Girişimi’nin kilit isimleri arasında gösterilen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eski başyaveri Albay Ali Yazıcı da darbeye katılmadığını iddia etti.

Yazıcı, “Benim bu işlerle ilgim olsaydı yaverliğe seçilmezdim. İlk defa Cumhurbaşkanımızdan ayrılıyorum ve Sayın Cumhurbaşkanı'na suikastle suçlanıyorum. Her zaman bu imkan ve yapma kabiliyetim varken yapmıyorum da yanından ayrıldığım ilk anda sözde suikast yapmakla suçlanıyorum, bu akla uygun gelmiyor” dedi.

Talu: Partigöç’ün FETÖ’cü olduğu istihbaratı vardı ama Genelkurmay 2. Başkanı Güler ‘biz ona güveniyoruz” dedi

Bu darbe girişimini kimin gerçekleştirdiğini on aydır düşünmesine rağmen kesin bir sonuca varamadığını söyleyen Ali Yazıcı, darbe girişiminden bir ay evvelinden itibaren cumhurbaşkanının bazı danışmanlarının darbeyi dillendirdiğini söylese de ısrarlı sorulara rağmen isim veremedi.

Davanın beşinci gününde Eski Korgeneral Talu’nun Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’la ilgili sözleri öne çıktı. Talu, 2015 yılındaki Yüksek Askeri Şura öncesi 15 Temmuz darbe girişiminin kilit ismi olan Genelkurmay Personel Daire Başkanı Tuğgeneral Mehmet Partigöç’ün Gülen cemaati mensubu olduğuna yönelik kanısını paylaştığını söyledi.

Talu, “Mehmet Partigöç’ün FETÖ’cü olduğu yönünde istihbarat bilgileri vardı. Bu bilgileri Genelkurmay Başkanımıza, Genelkurmay İkinci Başkanımıza arz ettim. Tuğgeneral Partigöç şurada aynı şekilde üçüncü yıldan değerlendirmeye gireceği için kendisi ile ilgili MİT’e ve emniyete de hassas kaynak araştırması yaptırmıştık. Bu hassas kaynak araştırmalarında da Partigöç ile ilgili Fetullahçı olduğu yönünde bilgiler gelince ben durumu Genelkurmay Başkanı, Genelkurmay 2. Başkanı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığına arz ettim. Genelkurmay Başkanı ve Genelkurmay 2. Başkanı benim de hazır olduğum bir ortamda Partigöç’ün kendisine gelen kayıtlara inanmadıklarını belirtmişlerdir. Bütün komutanların ortak kanaati çok başarılı ve faydalı hizmetler veren bu personelin bir husumete, karalamaya maruz kalıp kaybedilmemesi ve kazanılması olmuştur. Benim bu konuda hareket tarzımın ne olacağına dair birinci amirim Orgeneral Yaşar Güler’e sormam üzerine ’bir şey yok. Biz ona güveniyoruz’ cevabını aldık” dedi.

Talu: Genelkurmay’dan gönderilen darbe yazısının altında Partigöç imzası görünce bu FETÖ’cü darbe dedim

FETÖ ile hiçbir bağı olmadığını söyleyen Eski Genelkurmay Personel Başkanı, 15 Temmuz günü MİT Müsteşarı ve Genelkurmay Başkanı ile görüşmesine neden girdiğini de açıkladı.

“Akşam görevimin başında iken Genelkurmay Başkanı beni aradı, makamına çağırdı. 19.55’de komuta katına girdim. Makama girdiğimde Genelkurmay Başkanı ve MİT Müsteşarı çalışma odasında oturuyordu. Genelkurmay Başkanı, Kara Havacılık Komutanlığında Fetullahçı Yapılanma Dosyasında adı geçen Albay Mustafa Dağlı ve Binbaşı Deniz Aydemir hakkında bilgi sordu. Ben de öğleden önce verdiğim TSK’daki PDY çalışması dosyasından isimleri gösterdim. Bu isimleri MİT Müsteşarı da teyit etti. Genelkurmay Başkanı benden bu şahısların safahat kartlarını getirmemi istedi. Safahat kartlarını getirmek üzere makamdan ayrıldım. Elimde TSK’daki PDY dosyası var. Hemen odama geçtim Genelkurmay Başkanını bekletmemek için o şahısların safahat kartlarının yerlerini işaretleyip, makama ikinci defa gitmek için saat 20.09’da komuta katına girdim. Safahat kartlarını Genelkurmay Başkanına arz edip ayrılıp kendi odama girdim. Makamdan çıkarken MİT Müsteşarı halen oradaydı.”

Korgeneral Talu, darbe sonrasında savcıya verdiği ifadede “kendimi odama kilitledim” cümlesini yineledi ve Mehmet Partigöç ismini duyduğu andan itibaren darbenin FETÖ darbesi olduğundan emin olduğunu, bu kanaatini şu anda tutuklu olan 2. Ordu Komutanı Orgeneral Adem Hududi ile paylaştığını söyledi.

Turhan, sıkıyönetim mesajlarını 2. Başkan’ın emriyle gönderdiğini iddia etti

Eski General Amiral Şube Müdürü Albay Cemil Turhan ise darbe gecesi kendi imzasıyla yayınlanan mesajları Genelkurmay 2. Başkanı Yaşar Güler'in emri ve üstü olan Tuğgeneral Mehmet Patrigöç'ün bilgisi dahilinde çektiğini iddia etti.

Kendisinin FETÖ’cü değil muhafazakar bir insan olduğunu savunan Turhan, son dönemde birçok FETÖ ihbarı yapıldığını ifade etti.

Turhan: İhbar listeleri gördüm birinde Orgeneral Abidin Ünal’ın karşısında FETÖ’cü yazıyordu

Turhan, Genelkurmay Başkanı’nın emriyle Yüksek Askeri Şura’ya girecek hiyerarşi listelerinin tümgenerallikten emekli olan AKP İstanbul milletvekili Şirin Ünal’la paylaşıldığını da açıkladı.

“TSK'da FETÖ iddiaları muhafazakar insanlara yapışmıştır. Özellikle kumpas davalarında mağdur olan komutanlar, 2011'den sonra terfi eden herkesi o dönem AK Parti'ci, sonra da FETÖ'cü olarak yaftaladı. 2014 yılında bu birimde göreve başladım. Zaman zaman bu tür listelerin dolaştığını duydum. Benim şubeme önceleri çok gelmezdi ancak yazışma görevi bize verilince daha çok gelmeye başladı. Gördüğüm listeler de oldu, hatta kuvvet komutanlarının isminin olduğu listeler de gördüm. Mesela Abidin Ünal Orgeneral'in FETÖ'cü diye yazılı olduğu liste gördüm. Salih Zeki Çolak Orgeneral için Şirin Ünal FETÖ'cü değil ama FETÖ'nün güdümünde, FETÖ'ye yakın notuyla liste vermiştir. Hulusi Paşa için zaman zaman FETÖ'cü dendiğini duydum ama listede görmedim.”

Turhan, bu darbeyi kim yaptı sorusuna ise şöyle yanıt verdi:

“Bir darbe girişimi oldu. Ama bu darbe girişimini tamamen FETÖ'cüler yapmıştır diyemem. Çünkü TSK içerisinde farklı ekipler vardır. Bu ekipler içinde muhafazakâr yönü ağır basan bir ekip var. Bu ekip genelde FETÖ'cü olarak anılır.”

Davanın altıncı duruşması Pazartesi günü görülecek.

XS
SM
MD
LG