Erişilebilirlik

Gazeteci Kaşıkçı Olayında Batı Neden Sessiz?


A member of the Human Rights Association

Avrupa, Suudi Arabistan'ın İstanbul Konsolosluğu'nda esrarengiz bir şekilde kaybolan muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı olayına ilişkin sessizliğini koruyor.

Fransız Dışişleri Bakanlığı, Kaşıkçı'nın kaybolduğu günden 6 gün sonra, bir soru üzerine yazılı açıklama yaparak, "Fransa, Suudi Arabistan'ın tanınmış ve saygı duyulan ismi Cemal Kaşıkçı'nın ortadan kaybolmasından endişe duyuyor. Durumunun bir an evvel aydınlatılmasını diliyoruz" demekle yetindi.

Amerika Dışişleri Bakanlığı, Kaşıkçı olayının "detaylı soruşturulması" talebinde bulundu. Hatta Başkan Donald Trump'ın Suudi yetkililerle konuyu konuşacağı bildirildi. Ancak benzer bir talep Avrupa'dan gelmiyor. Peki neden Avrupa, kayıp gazeteci Cemal Kaşıkçı olayında "düşük profil" gitmeyi tercih ediyor?


Le Figaro yazarı: “Batı’nın sessizliğini daha önce de gördük”


Amerika'nın Sesi'ne konuşan ve Kaşıkçı'yı şahsen tanıyan Le Figaro gazetesi yazarı, Orta Doğu uzmanı Georges Malbrunot, "Kendisini şahsen tanıyorum, daha çok Türk-Katar çizgisindeydi ve belki de bu nedenle Türkiye'deydi. Bu duruşu Suudi makamlarını memnun etmedi anlaşılan. Ama Kaşıkçı, özellikle Amerika'da sözü dinlenen saygın bir isim" dedi.

Ağustos ayında "ülkede yaşanan insan hakları ihlallerinden ciddi endişe duyduğu" tweet'ini paylaştığı için sınır dışı edilen Kanada Büyükelçisi nedeniyle Kanada ve Suudi Arabistan arasında yaşanan krizi hatırlatan Malbrunot, Batı'nın, "büyükelçisi sınırdışı edilen Kanada" gibi davranamayacağını belirtti:

"Batının sessizliğini, Kanada'nın Riyad Büyükelçisi'nin sınır dışı edilmesinde gördük. Ottawa ile tek bir dayanışma mesajı yayınlanmadı. Kanada, siyasi tutsakların derhal serbest bırakılmasını istedi. Suudi Arabistan, Kanada ile ticareti faaliyetlerini askıya aldı. Ama kimse Kanada'nın imdadına yetişmedi. Almanya bile, görece daha sınırlı ilişki yürütse de sessiz kaldı. İspanya'da da durum aynı. Kaşıkçı olayında Fransa, bütün müttefikler arasında en sessiz ülkelerden bir tanesi. Sözleşmeler var, diplomatik uyum konuları sözkonusu. Bütün bunlar, insan haklarından daha önce geliyor anlaşılan."


“Türkiye Suudilerle açık bir çatışmaya girmez”

Ankara'nın Suudi rejiminden açıklama istemesine de değinen Malbrunot, "Türkler baskıyı artırdılar. Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklama istedi, konsolosluğa giriş-çıkış videosunu yayınladı. Ama Türkiye Suudi Arabistan ile açık bir çatışmaya gider mi? Sanmıyorum" dedi.

Bundan birkaç hafta önce Riyad yönetimi, iç savaş nedeniyle Riyad'a taşınan Fransa'nın Yemen büyükelçisi Christian Testot'nun Yemen'e giderek Hutsiler'le görüşmesini engelledi. Olay Paris ve Riyad arasında gerginliğe yol açsa da, açıkça sert ifadeler kullanmaktan kaçınıldı.

Malbrunot, Almanya'nın elçiliğini Riyad'a taşımadığına ve Ürdün üzerinden Yemen'i izlemeyi tercih ettiğine dikkat çekiyor. Ancak Almanya, İspanya ve Fransa'nın Suudi Arabistan ile imzaladığı milyar dolarları bulan sözleşmeler nedeniyle sessiz kaldığını öne sürüyor. Yaşanan gerilimi ise kamuoyu önünde değil, başbaşa görüşmelerde çözmeye çalıştıklarını ekliyor.


RSF'den soruşturma çağrısı


Amerika'nın Sesi'nin temasa geçtiği merkezi Paris'te bulunan Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü RSF, gazetecinin bulunması için uluslararası ve bağımsız bir soruşturma açılmasını istediklerini dile getirdi. "Cemal Kaşıkçı'ya ne oldu?" afişi basan RSF, Suudi Arabistan'da son haftalarda gazetecilere ve muhaliflere yönelik baskıların arttığına dikkat çekti. Kaşıkçı'nın "öldürülmüş olabileceğini, Suudi Arabistan'da bir hapishaneye götürülebileceğini ya da gönüllü olarak ortadan kaybolabileceği ihtimalinin olduğunu" dile getiren RSF yetkilileri "Bu tezlerden hiçbirini kanıtlayacak bir delilin olmadığını" belirtti.
RSF verilerine göre, Suudi Arabistan'da halen 30 kadar gazeteci cezaevinde tutuklu bulunuyor. Suudi Arabistan, Örgüt'ün 2018 Dünya Basın Özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında 169'uncu sırada yer alıyor.

XS
SM
MD
LG