Erişilebilirlik

G7 Zirvesi Hassas Gündemle Toplanıyor


Geçen yıl düzenlenen G7 zirvesinin sonuna Alman hükümetinin servis ettiği bu fotoğraf damgasını vurmuştu.

Dünyanın gelişmiş 7 ülkesinin liderlerini bir araya getiren G7 Zirvesi, İran'dan terörle mücadeleye, Brexit ve iklim değişikliğinden ticaret savaşına kadar, dünya güvenliğini ilgilendiren birbirinden hassas dosyayı görüşmek üzere Fransa'nın Biarritz kentinde toplanıyor.

G7 Dönem Başkanı Fransa'nın ev sahipliğinde yapılan zirveye ABD Başkanı Donald Trump, Kanada Başbakanı Justin Trudeau, Almanya Başbakanı Angela Merkel, Japonya Başbakanı Shinzo Abe, İngiltere Başbakanı Boris Johnson ve istifa krizinin ardından yeni bir hükümet kurulana kadar göreve devam eden İtalya Başbakanı Guiseppe Conte katılacak. Zirveye 20 uluslararası kurum ve ülke temsilcisi de davet edildi.

G7 zirvesi resmen başlamadan, Almanya Başbakanı Angela Merkel ile ev sahibi Emmanuel Macron bir araya gelecek. Ardından, G7'nin AB'li üyeleri zirve öncesi birliği de yakından ilgilendiren konuları ele almak üzere toplanacak. Resmi zirve ise, liderlerin akşam Biarritz'e ulaşmasıyla başlayacak.

Zirvenin ikinci günü olan Pazar sabahı G7 liderleri, "Strateji, uluslararası güvenlik ve dünya ekonomisi" konu başlığıyla ilk resmi çalışma toplantısına katılacaklar. Çalışma öğle yemeğinin gündemi ise "Eşitsizlikle mücadelenin organizasyonu" olacak. Afrika Birliği, AB, BM, Güney Afrika Cumhuriyeti, Ruanda, Burkino Faso, Mısır ve Senegal temsilcileri ile "Afrika ile ortaklık" toplantısı düzenlenecek. Liderler pazar günü de ikili temaslarda bulunmayı sürdürecek. Aile fotoğrafının çekilmesinin ardından, resmi akşam yemeğine geçilecek.

Zirvenin üçüncü ve son gününde de, "İklim, biyoçeşitlilik ve okyanuslar" konulu oturum gerçekleşecek. Macron ile Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro'nun Amazon ormanlarında devam eden yangın nedeniyle yaşadığı söz düellosunun ardından, bu yangınların da toplantıda gündeme gelmesi bekleniyor. Ardından zirve, Macron'un kapanış konuşması ve liderlerin basın toplantılarıyla sona erecek.

Trump tek başına, AB liderleri bölündü

ABD Başkanı Trump, Danimarka ile yaşadığı Grönland tartışmasının ve medyada yer alan ABD ekonomisinin resesyon yaşayacağı yönündeki haberlerin de etkisiyle, sıkıntılı bir gündemle G7'ye geliyor. Avrupalı liderler ile derin görüş ayrılığı olan Trump'ın, zirveyi hedefinden çıkarıp çıkarmayacağı en önemli soru işareti.

Trump’ın geçtiğimiz yıl Kanada’da yapılan zirveyi, sonuç bildirisine öfkelenerek terketmesi, ev sahibi Macron’u, zirveyi bu tür risklerden korumak için tedbir almaya itti. Macron, bu sene “kimsenin okumadığı ve sadece bürokratik” olan sonuç bildirisini yayınlamayacağını açıkladı.

Trump, özellikle İran Nükleer Anlaşması ve BM İklim Anlaşması'ndan tek taraflı olarak çekilmesi nedeniyle, G7 içinde yalnız kaldı. Başkan Trump, çok taraflı işbirliğini değil, ABD'nin gücünden yararlanabileceği ikili görüşmeleri tercih ediyor ve ulusal egemenliğin uluslararası ilişkilerin temeli olduğuna inanıyor.

Üstelik bu seneki zirvede, Trump’ın karşısında, geçen sene olduğu gibi güçlü bir dayanışma bloku da yok. Önemli dosyalarda kendi içinde bölünen bir Avrupa’nın bireysel olarak da zayıflayan liderleri, G7’deki bölünmeyi daha da derinleştiriyor. İktidarının sonuna gelen Angela Merkel, Ekim’de yapılacak seçimlerden önce hakkında yolsuzluk iddiaları öne atılan Justin Trudeau, derin bir hükümet krizine giren ve istifa etmek zorunda kalan Guiseppe Conte, Brexit çıkmazını aşamayan ve en az Trump kadar provokatif bir karaktere sahip Boris Johnson, Sarı Yelekliler protestosu ile sarsılan ve ülkeyi sarsacak soısyal reformları getirmeye hazırlanan Emmanuel Macron ve yeniden seçilmek için seçim kampanyasına başlayan ABD Başkanı Donald Trump.

Zirve gündemine gelecek İran, Suriye, Ukrayna, Brexit gibi konularla ilgili liderler arasında bir görüş birliği de yok. Fransa, İran ile imzalanan nükleer anlaşmayı kurtarmak istiyor ancak Trump tam tersine İran’a yaptırımları en üst seviyeye çıkararak baskı uygulama yanlısı. Macron ve Trump, Rusya’nın G7’ye geri dönmesini istiyor, ancak buna da Almanya ve Kanada karşı çıkıyor. Almanya ve Fransa ise özellikle Brexit dosyasında karşı kamplarda yer alıyor. Macron İngiltere’ye “başka anlaşma yok” derken, Merkel’in zirveden hemen önce “alternatif bir çözüm için bir ay süre” verebileceğini söylemesi, zirve öncesi görüş ayrılıklarını su yüzüne çıkardı.

İran Nükleer Anlaşması

Avrupa ülkeleri Trump'ı İran konusundaki duruşunu değiştirmek için ikna etmeye çalışacaklar.

Boris Johnson ise, Macron ile Elysee Sarayı'ndaki görüşmesinde, İran ile varılan nükleer anlaşmanın arkasında durmaya devam edeceklerini, Londra'nın bu konudaki tutumunun değiştirmeyeceğini söyledi.

Zirveden bir gün önce İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif ile görüşen Macron, Trump ile de temas halinde yürüttüğü diplomaside, İran'ın anlaşma koşullarına uymasını sağlama karşılığında, İran petrolünün satılmasına ilişkin bir uzlaşma üzerinde çalışıyor.

İran Dışişleri Bakanı Zarif ise, "Macron, Cumhurbaşkanı Ruhani ile temasa geçerek pek çok öneri getirdi. Ruhani de beni Macron ile görüşmekle görevlendirdi. Macron ile anlaştığımız noktalar var" diyerek bu uzlaşmaya açık oldukları mesajını verdi.

Rusya ile seneye G8'e dönülecek mi?

Zirvede konuşulacak diğer bir önemli başlık da Rusya'nın G8'e geri dönmesi. Bu konuda Trump ve Macron aynı görüşü savunuyor. Ancak G7 liderleri, Rusya'nın G8'e geri dönmesi için Ukrayna krizi konusunda adım atmasını şart koşuyor.

Fransa, Almanya'yla birlikte, Rusya ve Ukrayna'yı Normandiya örneği çerçevesinde masaya oturtarak bu sorunu aşmayı hedefliyor. Putin’in gelecek sene Amerika'da yapılacak G7 zirvesine katılmasının mümkün olduğu kulislerde konuşuluyor.

Ticaret ve vergi savaşı

Fransa'nın Google, Amazon, Facebook ve Apple'ın da aralarında olduğu internet devi ABD’li şirketlere tek taraflı vergi uygulama kararı, Trump’ı öfkelendirdi. Trump yönetimi konuya ilişkin soruşturma başlatırken Başkan Trump da, Fransız şaraplarından vergi alacağını açıkladı.

Macron, bunu tek başına uygulayan ülke olmaktan çıkarak, G7’den internet şirketlerinin vergilendirilmesi konusunda ortak ve güçlü bir karar çıkmasını istiyor.

Çin ile devam eden ticaret savaşı ve Trump'ın AB’den gelen otomobillere de vergi uygulayacaklarını açıklaması da ABD ile birlik arasında tansiyonu yükseltiyor.

Dünya devlerinin 45 yıllık buluşması

Gelişmiş ekonomileri bir araya getiren ve uluslararası diplomasinin her yıl tekrarlanan en önemli buluşması olan G7, dünyayı sarsan dev petrol krizinin ardından, dönemin Fransa Cumhurbaşkanı Valerie Giscard D'Estaing tarafından Kasım 1975’te başlatıldı. Dünyanın en büyük 6 ekonomisi, Paris yakınlarındaki Rambouillet kentinde krize çözüm aramak amacıyla bir araya geldi. Bir yıl sonra tekrar eden buluşmaya Kanada da dahil olunca, zirve G7 olarak anıldı. Rusya'nın 1998'de gruba katılmasıyla G8'e dönüşen 'zenginler klübü', 2014'te Rusya'nın Kırım'ı ilhak etmesiyle yeniden G7 oldu. Bugün zirve Amerika, İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya, Japonya ve Kanada liderlerini bir araya getiriyor.

Ancak 2000'li yıllara gelindiğinde, dünya gelirinin yüzde 40'ına sahip olan G7 ülkelerinin toplantısı, pek çok protesto gösterisine sahne olmaya başladı. İtalya'nın Cenova kentinde 2001'de yapılan G7 zirvesine yönelik şiddetli protesto eylemleri hafızalara kazındı. Olaylarda bir kişi yaşamını yitirdi,

600'ün üzerinde kişi de yaralandı. Bunun üzerine ev sahibi ülkeler toplantıları büyük kentlerden, ulaşılması güç şehirlere çekti. Her sene bir gündem maddesiyle toplanan G7'nin bu seneki konusu "Eşitsizlikle mücadele".

İklim sorunları, küreselleşme karşıtlarının protestosu, bölünme, yükselen aşırı sağ akımlar ve populizm, Çin ve Hindistan gibi yeni güçlerin ortaya çıkması ağırlığını ve etkinliğini azaltsa da, G7 halen uluslararası sorunların açıklıkla tartışılmasını sağlayan önemli bir platform olarak kalmaya devam ediyor.

XS
SM
MD
LG