Erişilebilirlik

Fransa'nın sürpriz ve iddialı cumhurbaşkanı adayı Emmanuel Macron, sıradışı açıklamalarına bir yenisini daha ekledi. Ancak bu sefer Fransız tarihinin karanlık dönemlerinden birisi olan "sömürgecilik geçmişine" dokunan Macron, eski bir tartışmayı yeniden alevlendirdi. Ülkede bir hafta boyunca süren polemiğe yol açan Macron, sağ ve aşırı sağ rakiplerinin sert tepkisiyle karşılaştı. Sol rakipler ise Macron'u "oportünistlikle" suçladı.

Geçtiğimiz hafta Cezayir gezisine çıkan Macron, burada yerel bir televizyon kanalına verdiği söyleşide, Fransa'nın sömürgecilik tarihinin "insanlığa karşı bir suç" olduğunu söyledi. Macron, "Sömürgecilik gerçek bir barbarlık, bu geçmişimizle yüzleşerek, bu fiilleri işlediğimiz kimselerden özür dilemeliyiz" sözleri ülkede büyük polemik ve tepkilere yol açtı.

Ancak Macron'un sözleri hassas bir konuya dokunmasının ötesinde, kendi içinde çelişkilere düşmesi nedeniyle de tepki gördü. Zira, bankacılık kökenli liberal sol aday, Cezayir gezisine çıkmadan bir kaç hafta önce, Le Point dergisine verdiği bir söyleşide, "Cezayir'de belki işkence vardı ama bir devlet, zenginlik, bir orta sınıf oluştu. Bu sömürge gerçeğidir. Sömürge tarihi uygarlık unsurlarını da, barbarlık unsurlarını da içinde barındırıyor" diyen Macron'un sözleri, sol cepheden de eleştiri aldı.

"Omurgasız"

Macron'un en zorlu rakibi aşırı sağcı lider Marine Le Pen ise, Twitter hesabından, "Bir politikacının, yönetmeye talip olduğu ülkesi hakkında, yurt dışına gidip insanlığa karşı suçlu olduğunu söylemekten daha ağır bir eylem olamaz" diye tepki gösterdi.

Cumhurbaşkanı adayı Macron'a ilk tepki, diğer cumhurbaşkanı adaylarından geldi. Sağın adayı François Fillon, "Macron tarihimizden nefret ediyor, sürekli bir tövbe durumu... Üstelik bundan bir kaç gün önce sömürgeciliğin olumlu yönlerini anlatıyordu. Bu da hiçbir omurgası olmadığını gösteriyor. Sadece onu dinleyenlerin duymak istediklerini anlatıyor" diye eleştirdi.

Cumhuriyetçiler'in (LR) lideri Bernard Accoyer de, "Bu tür sözler sadece kimlik rahatsızlığına, ve bizim sosyal uyumumuzu kırmaya yarar. Devlete çok ağır bir yük getiren boyutu da mevcut" dedi. Yine LR'in ağır toplarından Valerie Pecresse, "Bu kabul edilemez bir politik hata. Bu aynı zamanda bir uyarı. Macron'un politik düşünceleri arasında tarihi bir derinlik yok, Macron son derece hafif bir aday. Her iki tarafta da ciddi yaralar olmasına rağmen sosyal uyumu kırıyor" uyarısında bulundu. LR'den eski Savunma Bakanı Gerard Longuet de, "Macron toplumu birleştirmek için ahlaki ve politik otoriteye sahip olmadığını gösterdi" dedi.

Kendi partisinden "oportünist" eleştirisi

Macron ile solun adaylığı için kapışan Sosyalist Parti PS'in adayı Benoit Hamon'un kampanya direktörü Jean-Marc Germain, "Macron'u oportunist olmakla" suçladı. Germain, "Sömürgecilik bir halkın, bir başka halka zulmüdür. Bu hiçbir zaman bir ilerleme aracı olmamıştır ve şu ya da bu şekilde izafiye etmek olanaksızdır. Ama Macron'un mantığını izlemek neredeyse olanaksız. Söyledikleri çok belirsiz ve bundan önce söyledikleriyle çelişiyor. Bunlar çok endişe verici ve yönetmeye hazır olmadığını gösteriyor. Daha da kötüsü tam bir fırsatçı, karşısındakinin duymak istediğini söylüyor" dedi. PS'li David Assouline de, "Paris'te başka Cezayir de başka konuşması kabul edilemez. Hala insanları derin yaralayan insanlık dramları üzerine demagoji yapılmamalı" diye eleştirdi.

Hükumetten konuyla ilgili tek yorumu yapan bakan Emmanuelle Cosse, "Ben insanlığa karşı suç terimini kullanmazdım. Çünkü bu hukuki ağırlığı olan bir cümle. Ve doğru kelimeleri, doğru yerlerde kullanmak lazım. Ama sömürgeciliğin bizim tarihimizin korkunç bir parçası olduğunu söylemek lazım. Fransa hatalarını kabul etmeli. Sömürgecilik Fransa'nın hatalarından birisidir" dedi.

Macron: "Fransız devleti sorumlu"

Macron ise eleştirilere rağmen sözlerinin arkasında durarak, eleştirilere, "Bu polemik bile Fransa'nın ne kadar içine kapandığını gösteriyor. Sömürgecilik bal gibi de bugün insanlığa karşı suçlar olarak nitelediğimiz pek çok barbar suç ve eylemde bulunmuş. Bu elbette orduda olup bu eylemleri işleyenlerin insanlık suçu işlediği anlamına gelmez. Sorumlu olan Fransız devletidir... Fransa bugün maalesef tarihinin üzücü tutkuları nedeniyle tıkanmıştır. Bu bizim ilerlememizi engellemektedir. Eğer yeniden Fransa'yı ilerletmek istiyorsak, bu uzlaşmadan geçer. Banliyöleri bölme gibi risklere inanmıyorum. Tam tersine, bölmez birleştirir. Bizi rahatsız eden konuları saf dışı edemeyiz. Çifte vatandaşlık tartışmalarında da aynı şey yaşandı. Kötü olanı sınır dışı etmeye çalışmak çözüm değil" yanıtını verdi.

XS
SM
MD
LG