Erişilebilirlik

Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’ın iki günlük Türkiye ziyareti son yıllarda gerilen ilişkileri düzeltmeyi amaçlıyor. Ancak uzmanlar Fransız halkının çoğunluğunun Türkiye’nin AB üyeliğine karşı olduğunu hatırlatıyor

Nicholas Sarkozy döneminde gerilen Paris-Ankara ilişkileri, Hollande’ın iki günlük Türkiye ziyaretiyle normalleşme sinyalleri vermeye başladı. Fransa’nın eski cumhurbaşkanı Sarkozy’nin, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine muhalefeti iki ülke arasında kriz yaratmıştı.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Hollande ile düzenledikleri basın toplantısında Fransız meslektaşından beklentilerini dile getirdi.

“Geçtiğimiz birkaç yıl içinde Hollande’ın benimsediği olumlu yaklaşımdan memnuniyet duyuyoruz” diyen Gül sözlerini, “Ancak müzakere süreci tam AB üyeliği anlamına gelmiyor. Müzakere süreci bir uyum sağlama süreci. Sürecin sonunda siyasi bir tıkanıklık yaşanmamasını umuyoruz” şeklinde sürdürdü.

Hollande, cumhurbaşkanı seçilmesinden bu yana, Türkiye’nin AB üyelik sürecini tamamlaması için müzakere etmesi gereken beş AB faslı üzerindeki Fransız vetosunu kaldırdı.

Fransa Cumhurbaşkanı, basın toplantısında, daha fazla taviz verilmesinin mümkün olduğu izlenimi verdi.

Hollande “Yeni fasılların açılması Türkiye için iyi olur” dedi ve ekledi: “Bazı müzakere fasılları, kuvvetler ayrılığı, temel hak ve özgürlükler, hukukun üstünlüğü ve yargının tarafsızlığı gibi, bugünlerde Türkiye’nin iç politikasında yaşanan tartışmayla doğrudan bağlantılı konulara dokunuyor.”

Ancak Paris, Ankara hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı, yargının bağımsızlığı ve temel özgürlüklere saygı gibi ilkelere bağlılık sözünü tutmadığı taktirde, üyelik müzakerelerinin ilerlemeyeceğinin de altını çiziyor.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Aralık ayından beri giderek büyüyen ve bakanlar dahil yakın çevresine dokunan bir yolsuzuk skandalıyla karşı karşıya.

Erdoğan’ın yolsuzlukla ilgili soruşturmalara tepkisi, operasyona katılan polis ve savcıları tasviye etmek oldu. Ayrıca başbakan, hükümetin yargı üzerindeki gücünü de arttırdı. Erdoğan’ın bu adımları, Türkiye’de demokrasinin durumuyla ilgili derin kaygılar uyandırdı.

Kamuoyu araştırmaları, Fransız halkının büyük bölümünün Türkiye’nin AB üyeliğine karşı olduğunu gösteriyor. İstanbul Forum’dan siyasi uzman Cengiz Aktar, Hollande’ın Türkiye ziyaretini, sadece iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri canlandırmak için kullanacağını söylüyor.

Aktar “Hollande ekonomik diplomasiye ağırlık veriyor. Bu aynı zamanda bir ‘U’ dönüşü. Çünkü bir cumhurbaşkanı yabancı bir ülkeyi ziyaret ettiğinde, insan hakları, demokrasi gibi konulara odaklanır. Ama bu ziyaretin odak noktası ticaret” şeklinde konuşuyor.

Fransız Parlamentosu’nun 2011 yılında Ermeni soykırımının inkarını suç sayan bir yasa geçirmesi, Türkiye’yle Fransa arasındaki ilişkilerde dibe vurulmasına sebep olmuştu. Türkiye, çok sayıda Ermeni’nin öldüğünü kabul tmekle birlikte, bu ölümlerin Birinci Dünya Savaşı sırasında yaşanan çatışmaların bir parçası olduğunu savunuyor.

Soykırım yasası sonradan Fransa Anayasa Mahkemesi tarafından geçersiz bulunsa da, Türkiye ve Fransa arasındaki ticari ilişkileri derinden yaraladı.
Şimdilerdeyse Fransa Türkiye’nin ekonomik büyümesinden yararlanmak istiyor. Cumhurbaşkanı Hollande’ın Türkiye ziyaretine, yedi bakan ve çok sayıda işadamından oluşan bir heyet eşlik ediyor.

Hollande, Fransız ekonomisinin krizin eşiğine geldiği bir dönemde, Türkiye’yle ticaret anlaşmaları yaparak iç politikada elini güçlendirmek istiyor. Gözlemcilerse, Ankara’nın ekonomik işbirliğinin diplomatik işbirliğine bağlı olduğunu vurgulayacağını söylüyor.
XS
SM
MD
LG