Erişilebilirlik

Fransa-Türkiye Edebiyat Ödülü “Boğaziçi’nden Mektuplar”a verildi


Fransa ve Türkiye arasında kültürel bağ oluşturmayı hedefleyen Comite France-Turquie Derneği’nin her sene düzenlediği “Fransa-Türkiye Edebiyat Ödülü”nün 20’incisi bu sene Sebastian de Courtois’nın “Lettres du Bosphore/ Boğaziçi’nden mektuplar” adlı kitabına verildi. Sebastien de Courtois, yeni yıldan itibaren Türkiye’de Fransız Kültür Derneği’ni de yönetecek.

Comite France-Turquie’nin Paris Belediyesi’nde 16’ıncısı düzenlenen ödül törenine, Fransa ve Türkiye arasında çalışmalar yürüten çok sayıda sanatçı, yazar, iş adamı, araştırmacı ve eğitimci katıldı. Salonun dolu olduğu törende hazır bulunan ve Osmanlı hanedanı üyesi Kenize Murad’ın başkanlık ettiği seçici jüride yazar Venus Khoury Ghata, yazar Nedim Gürsel, Mustafa Kemal Atatürk’ün portresini yazan Fransız yazar Alexandre Jevakhoff, Sosyolog- Elele Derneği’nin kurucusu Gaye Petek, profesör Ali Kazancıgil ve Doğu Dilleri Enstitüsü INALCO’da öğretim görevlisi, yazar, edebiyat öğretmeni Timur Muhiddin yer aldı.

Törenin açılışını yapan Comite France-Turquie Başkanı Marc Bernardin, her yıl geleneksel olarak düzenledikleri Fransa-Türkiye Edebiyat ödüllerinin 20’incisini düzenlediklerini ve bu geleneğin Türkiye ve Fransa arasında önemli bir kültür köprüsü kurduğunu dile getirdi.

Seçtiğimiz yazarlar büyük ödüller aldı

Jüri Başkanı, Osmanlı hanedanı üyesi (5. Murad'ın kızı Hatice Sultan'ın torunu) Kenize Murad da, “Bu ödül giderek büyük bir referans olmaya başladı. Çünkü pek çok yazarı daha ünlü olmadan önce bizim jürimiz keşfetti. Orhan Pamuk daha çok tanınmadan ödüllendirdik. Medicis Yabancı Yazar Ödülü’nü kazanmadan önce Hakan Günday’ı da biz keşfettik. Türk yazarların Fransa’ya bir pencereden açılması ve iki ülke arasındaki bu kültürel değişim çok önemli. Bu sene yine çok değerli eserler vardı. Ama biz Sebastien du Courtois’yı seçtik. Boğaziçi Mektupları, edebi yönü ağır basan ama aynı zamanda kolayca okunan değerli bir eser” dedi.

Tam bir Türkiye aşığı

Bir ay sonra Türkiye’deki Fransız Kültür’de yönetici olarak göreve başlayacak olan De Courtois da, “Böyle bir ödüle layık görülmekten çok büyük onur duydum. Bundan önceki ödüllerde yanılmadığınızı görmek bana umut veriyor.Orhan Pamuk, Hakan Günday gibi isimlerden sonra bu ödülün bana verilmesi sevindirici. Türkiye’ye ilk adımımı attığımdan bu yana derin bir bağlılık duyuyorum. Beni dünyaya açan Türkiye oldu” diye konuştu.

Türkiye’ye ilk adım attığı anı dün gibi hatırladığını ve bu ilk adımdan 20 yıl sonra bir İstanbullu ile evlendiğini dile getiren Sebastien de Courtois, özellikle Doğu hristiyanları üzerinde çalışmalar yürüten bir tarihçi, yazar ve gazeteci. Yaklaşık 10 yıl süren yolculukları boyunca Türkiye’yi keşfettiğini dile getiren de Courtois, “İlk kez 1997’de gittiğimde İstanbul’u çok az biliyordum. Ama asıl beni etkileyen Anadolu ve ipek yolunun o mistik büyüsü oldu. Haydarpaşa garından trene bindim ve Kars’a kadar gittim.. Ama Türkiye’de öyle bir yere ulaştım ki, orası bütün kariyerimi değiştirdi. Kendime bir eğitim konusu arıyordum. Mardin’deki Süryani manastırına gittiğimde onu buldum” dedi.

XS
SM
MD
LG