Erişilebilirlik

'Fiilen OHAL’ Teklifi Adalet Komisyonu’ndan Geçti


Türkiye’de muhalefet cephesinin fiilen “olağanüstü hal (OHAL)” uygulamasını üç yıl süreyle devam ettireceği gerekçesiyle eleştirdiği terörle mücadele gerekçeli yasa teklifi bugün (Cuma) TBMM Adalet Komisyonu’nda AKP’nin oylarıyla kabul edildi.

AKP’nin 16 Temmuz’da TBMM Başkanlığı’na sunduğu “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, dün ve bugün Adalet Komisyonu’nda görüşüldü.

Komisyonda, valiliklere “sıkıyönetim” anlayışındaki geniş yetkiler, darbe girişiminden bugüne OHAL kapsamındaki yapıldığı üzere mahkeme kararı olmaksızın kamudan ihraçlar yapılması gibi hükümler muhalefetten tepki gördü. Ancak MHP’nin destek verdiği teklif, AKP’li Adalet Komisyonu Başkanı Hakkı Köylü’nün her türlü muhalefet önerisi için “Genel Kurul aşamasında değerlendirilir” yaklaşımıyla hızlı şekilde görüşüldü. Komisyonda, AKP’nin verdiği önergeyle 25 maddelik teklife 1 madde ilave edilmesi sonucunda teklif 26 madde şeklinde kabul edildi.

AKP, yasa teklifini gelecek hafta başında TBMM Genel Kurulu’nda yasalaştırmayı hedeflediği için siyasi partilere muhalefet şerhleri içinse yarın akşam saat 20.00’ye kadar kısıtlı süre tanındı. Teklif, yasalaştığında 19 Temmuz 2018 tarihi itibariyle 2 yıllık uygulamanın ardından yeniden uzatılmayan OHAL kapsamındaki düzenlemeler en az 3 yıl süreyle daha yasal hale getirilecek görünüyor.

CHP: “Anayasa Mahkemesi anayasaya aykırılık gerekçesiyle iptalden kaçınamaz”

Yasa teklifiyle ilgili görüşmelerde söz alan TBMM Anayasa Komisyonu ve Adalet Komisyonu üyesi CHP’li milletvekilleri ortak basın toplantısı düzenledi.

CHP İstanbul Milletvekili ve anayasa alanında uzman Prof.Dr.İbrahim Kaboğlu, “Bu yasa eğer bu haliyle yürürlüğe girer ise 3 yıl daha olağanüstü halin uzaması esasen belki de düne kadar uygulanan olağanüstü hal dönemini aratacak tehlikeleri beraberinde getirecektir. Anayasaya aykırı bir yasayla olağanüstü hal 3 yıl daha uzatılmış olacaktır. Tabii ki buna karşı tek seçenek Anayasa Mahkemesi’ne gidiştir” dedi.

Kaboğlu, “Anayasa Mahkemesi son iki yıldır OHAL ile ilgili düzenlemeleri OHAL kapsamında diye usül yönünden görüşmeden reddetmişti. Anayasa Mahkemesi, beklediğiniz üzere bir anayasaya aykırılık kararı verebilir mi?” sorumuzu da yanıtladı. Kaboğlu, “Artık Anayasa Mahkemesi önünde böyle bir yetki bakımından engel bulunmamakta. Çünkü bu bir yasa olarak yürürlüğe girecek. O nedenle Anayasa Mahkemesi, 'Ben yetkisizim, bunu ele alamam' diyemeyecektir. İçerik olarak da anayasaya açık bir biçimde çok yönlü aykırılıklar içermektedir. Bu bakımdan Anayasa Mahkemesi’nin bunu iptalden tümüyle kaçınamayacağını söyleyebilirim. Fakat asıl olan bu işi Anayasa Mahkemesi’ne bırakmadan, yasama konusunda esas yetkili organ olan TBMM’de bunun tartışılmasıdır. Yoksa bazı partili milletvekilleri tarafından açıkça yürütme tarafından hazırlandığı belli olan bir metni, hiç tartışmadan, sadece el kaldırarak onaya tabi tutmaları gerçekten esef verici bir durumdur” yanıtını verdi.

CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre de, “OHAL tabiri caizse kaza geçirip de yeni yürümeye başlayan birinin kullandığı bir baston olarak görülebilir. Biz dedik ki Türkiye’nin bu bastona ihtiyacı yok. O baston gitti 19 Temmuz itibarıyle ama onun yerine bir protez takılıyor Türkiye’ye. Artık 3 ayda bir OHAL görüşmelerinde gündeme gelen konular dahi 3 yıllık bir süreyle gündeme gelmeyecek. Çünkü tüm ihraçlar aynen devam edecek. Bundan böyle valiler kuvvetli belirti ibaresi gibi muğlak ifadelerle istedikleri, diledikleri kişilerin il sınırları içerisine girmesini yasaklayabilecekler” diye konuştu.

Bakan Gül’e göre özgürlük-güvenlik dengesi sağlandı

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ise, dünkü Komisyon görüşmelerine yasa teklifi üzerine Cumhurbaşkanlığı’nın görüşlerini aktardı. TBMM’nin 27. Dönemi’nde artık “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”ne geçiş yapıldığına işaret eden Gül, bu nedenle “hükümet yasa tasarısı” değil “milletvekilleri yasa teklifi” ile kanunlar hazırlanacağını kaydetti.

Bu noktada; “yasa teklifi” meselesinde CHP ve HDP’li milletvekilleri ise, gündemdeki OHAL’in fiilen devamını öngören teklifte görüldüğü üzere arka planda hükümetin hazırladığı metinlerin TBMM’ye milletvekilleri imzasıyla sunulacağını belirterek, bunun vekilleri içeriğini bilmeksizin sadece imzacı hale getirdiğini savundu.

Bakan Gül ise, muhalefet cephesinden eleştirilere karşı yasa teklifini savunarak, OHAL sonlandırılsa da terörle mücadele edilmesi gerektiğini ifade etti. Ancak OHAL nedeniyle özgürlüklerden vazgeçilmediğini iddia eden Gül, şu görüşlerini komisyon üyeleriyle paylaştı:

“Bu sistemdeki ilk adımı atıyoruz. Bu dönemde bütçe dışında artık hükümet tasarıları olmayacak. İki yıl önce tarihimizin en önemli ihanetlerinden birini yaşadık. Bu işgal girişimi 15 Temmuz gecesi kahramanlıkla durdurulmuştur. Elbette OHAL istisnai ancak meşrudur. Tüm bu düzenlemelere uygun şekilde anayasaya uygun şekilde bu süreç yönetilmiştir. Bu adeta devlet için meşru müdafaa hali olmuştur. OHAL’in etkileri asgari düzeyde tutulmuştur. Bu süreçte 32 Kanun Hükmünde Kararname (KHK) yayınlanmış, Meclisin onayına sunularak onay alınmıştır. OHAL sürecinde hükümetimizin hukuktan vazgeçmemesi adına OHAL Komisyonu önemlidir. OHAL ilanı keyfekeder bir tercih değil bir zaruretti. OHAL, devleti saran kanserli hücreleri temizlemek için düşünülmüş bir çareydi. Bu süreçte ne özgürlükler güvenliğe ne güvenlik özgürlüğe feda edilmemiştir. Bugün önemli bir gün önemli bir başlangıçtır. OHAL kararı verdiğimiz ilk gün amacımızın bugüne ulaşmak olduğunu belirtmiştik. OHAL’in sonlanması terörle mücadeleden vazgeçtiğimiz anlamına gelmez. Terörün kanlı kirli yöntemleriyle devletin istikbalini biçimlendirmeye çalışanlar asla başarıya ulaşamayacaktır. Türkiye yüzleştiği tüm meydan okumalara cevap verecek güçtedir. Terörle mücadele hukuk düzeni ve evrensel ilkelerle devam edecektir. Bunlar bizim için olmazsa olmazlarımızdır.”

XS
SM
MD
LG