Erişilebilirlik

Fransız Parlamentosu İnkar Yasası'nı Yeniden Onayladı


Fransız Parlamentosu, 2005 yılından bu yana yılan hikayesine dönen, bir kez Fransız Anayasa Konseyi'nden, bir kez de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nden geri dönen maddeyi farklı bir formülle onayladı. "Eşitlik ve Yurttaşlık Yasası'na" eklenen 38'inci madde ile, Fransa'da yasayla kabul edilen tüm soykırımların inkarı 1 yıla kadar hapis, 45 bin Euro'ya kadar da para cezasıyla" cezalandırılacak.

Fransız Ulusal Meclisi ve Senatosu'nda kabul edildikten sonra, yasa üzerinde yapılan değişikliklerin yeniden ve son bir kez görüşülmesi için Ulusal Meclis'e gelen "Eşitlik ve Yurttaşlık Yasası" dün gece tamamlanan görüşmelerin ardından kabul edildi.

Hükümet tarafından getirilen ve 65 maddeden oluşan yasanın her türlü ayrımcılık, ırkçılık ve insanlığa karşı işlenen suçların cezalandırılmasına ilişkin 38'inci maddesine, Başbakanlık tarafından eklenen bir ifade ile "Ermeni soykırımını da inkar edenlerin cezalandırılması" hükmü eklendi.

Sözkonusu madde, tarihsel olarak Fransa tarafından tanınan savaş ve insanlık suçlarını inkar edenlerin, soykırım ve insanlığa karşı işlenen suçlarla ilgili nefret ve şiddete yönelten ifadelerin 1 yıla kadar hapis ve 45 bin Euro'ya kadar para cezası ile cezalandırılmasını öngörüyor. Yasanın hazırlayıcısı Eşitlik Bakanı Erica Bareigts, ilgili maddeyle "Ermeni soyrımını inkar edenlerin cezalandırılmasının da yolunun açıldığını" dile getirmişti.

Hukukçular karşı: "Yine reddedilecektir"

İnkar Yasası ile ilgili tartışmalar hem politik hem de hukuk tekniği açısından sık sık Fransa gündeminin ilk sıralarına yerleşiyor. Uluslararası mahkemeler tarafından kabul edilmeyen ve ulusal sınırlar içinde geçmeyen bir felaketin "iç yasalarla soykırım olarak ilan edilemeyeceiğini" savunan hukukçular çoğunlukta. Özellikle, yasanın tekrar Anayasa Konseyi'ne götürülmesi durumunda iptal edilmesi ihtimali bulunduğunu vurguluyorlar.

Le Figaro gazetesine konuşan Anayasa uzmanı, eski Danıştay üyesi ve Uluslararası Anayasal Haklar Örgütü Başkanı Didier Maus 38'inci maddenin yasada yer almasının büyük bir hata olduğunu açıkladı.

"François Hollande, AİHM kararının ardından Fransız AİHM eski Başkanı hukukçu Jean-Paul Costa'yı görevlendirerek yasanın geçmesi için bir formül bulmasını istedi. Costa bu çerçevede hazırladığı raporu 2016 baharında Hollande'a sunmuş ancak rapor kamuoyuna açıklanmadı. Eğer o raporda hukuki bir çıkış yolu olsaydı kamuoyu ile geniş bir biçimde paylaşılırdı. Burada Fransız Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarını sessizliğe indirgeme çabası var. İlginçtir, hiçbir milletvekili ya da senatör bu raporun sonuçlarını hükümete sormadı. Parlamento da hukuki açıdan aydınlanmadan, sanki politik eylemler Anayasa'nın üstündeymiş gibi bunu onayladı" dedi.

"1945 ve 1915 aynı değil"

Yahudi soykırımı ile 1915 trajedisini kıyaslayan Didier Maus, "Yahudi soykırımını inkar Fransa'da cezalandırılıyor. Çünkü hukuki makamlar bu suçun uluslararası mahkemelerce soykırım olarak tanımlandığını ve soykırımın bir bölümünün Fransa topraklarında işlendiğini onaylamıştır. 1915 ile ilgili bu iki unsur da yok. Burada tartışılan 1915'te yaşananların soykırım olup olmadığı değildir. Ama burada araştırmacıların tarihçilerin işini yapabilmesi, politik tutkuların demokrasinin, akademik araştırmaların, iletişim ve ifade özgürlüğünün önüne geçmemesidir. Umut ederiz ki, Anayasa Konseyi, daha önce de güçlü bir şekilde açıkladığı gibi, buna karşı çıkar: İnsan hakları bölünemez" diye konuştu.

XS
SM
MD
LG