Erişilebilirlik

4 Eylül Amerikan Basınından Özetler


New York Times, Philadelphia, Baltimore, Detroit ve Chicago’nun toplam yüzölçümünden daha geniş bir alana yayılan Houston’da Harvey Kasırgası ve sel felaketinin yol açtığı yıkımın boyutlarının anlaşılmaya başlandığını yazıyor. Suların çekilmesiyle birlikte evlerine geri dönen ve hasar tespiti yapmaya çalışan Houston’lular, büyük bir kayıpla karşı karşıya. Kimi kent sakinleri, evlerine döndüklerinde kendilerini sel sularıyla bölgeye akın eden yılanların karşıladığını söylüyor. Hemen hemen herkes, sahip oldukları her şeyi kaybetmiş durumda. Öte yandan Amerika’nın en çok etnik çeşitliliğe sahip kentlerinin başında gelen Houston’daki yardımlaşma ruhunun yeniden yapılanma sürecinde de canlılığını koruduğu gözleniyor.

New York Times bugün ayrıca Başkan Trump’ın, Obama döneminde getirilen ve Amerika’da genç kaçak göçmenlerin sınır dışı edilmelerini engelleyen uygulamayı kaldırmayı, ancak Kongre’ye, uygulamaya bir alternatif getirmesi için altı ay süre tanımayı düşündüğünü yazıyor. Amerika’ya bebek ya da çocukken getirilen ve Amerika’da büyüyen çoğu üniversite yaşına gelmiş 800 bin civarındaki genç, kısaca DACA olarak bilinen program kapsamında koruma altında tutuluyor. Konu üzerinde çalışan yetkililere göre Başkan Trump, hala fikrini değiştirebilir, çünkü henüz giderilememiş bazı pürüzler var. Başını Temsilciler Meclisi Başkanı Paul Ryan’ın çektiği bir grup Cumhuriyetçi Partili lider ise DACA programının kaldırılmasına karşı çıkıyor. Trump’ın uygulamayı kaldırıp kaldırmayacağıyla ilgili kararını Salı günü açıklaması bekleniyor. Adının açıklanmasını istemeyen bir yetkili, Başkan Trump’ın, Dreamers yani Hayalperestler olarak bilinen, doğdukları ülkeyle hemen hiç bağları olmayan, Amerika’dakindan başka bir hayat bilmeyen kaçak göçmen gençlerin içinde bulunduğu zor durumu çok iyi anladığını söyledi. DACA programı, Amerikan kamuoyundan büyük destek görüyor. Gerek Demokrat Partililer, gerek iş dünyasının ileri gelenleri, gerekse birçok Cumhuriyetçi, bu gençlerin Amerika’da kalmalarına izin verilmesinden yana. Ancak Adalet Bakanı Jeff Sessions ve daha önce Sessions’ın yardımcısı, şu anda ise Trump’ın en üst düzey danışmanlarından biri olan Stephen Miller, programa şiddetle karşı çıkıyor.

Los Angeles Times ise Harvey Kasırgası ve sel felaketinden sonra Houston’dan manzaralar aktardığı haberin yanı sıra Kuzey Kore’nin son nükleer denemesinin yol açtığı yankılara yer veriyor. Gazete, Kuzey Kore’nin dün hidrojen bombası denemesini başarıyla gerçekleştirdiğini açıklamasının, gerek Amerika, gerekse kuzeydoğu Asya’daki ülkelerle olan gerginliği bir kat daha arttırdığını yazıyor. Habere göre Birleşmiş Milletler yaptırımlarına ve uluslararası kınama mesajlarına aldırmayan Kim Jong Un, sadece Amerika’yı değil, en büyük müttefiki ve ticaret ortağı olan Çin’i de hedef tahtası haline getirdi. Kuzey Kore’nin ilk kez test ettiği hidrojen bombası, Hiroşima’ya atılan bombadan sekiz kat daha güçlü. Çin’in Kuzey Kore sınırı yakınlarındaki kent ve kasabalardan, deneme sonrasında şok dalgaları hissedildiğine dair haberler gelmeye başladı. Güney Kore’deki Pusan Üniversitesi’nden Kuzey Kore uzmanı Profesör Robert Kelly’ye göre Kuzey Kore, nükleer programını sadece Amerika’yı kendisinden uzak tutmak için değil, Çin’e de mesaj vermek için kullanıyor. Örneğin Kuzey Kore, nükleer denemelerinden birini 2016‘nın Ocak ayında, Çin’in ricasına rağmen Çin Yeni Yılı kutlamalarının hemen arifesinde yapmış, bu deneme, bir meydan okuma olarak yorumlanmıştı. Profesör Kelly’ye göre Kuzey Kore, Doğu Almanya gibi uydu ülke olmak, Çin’e bağımlı kalmak istemiyor. Çin ise Kuzey Kore’deki olası herhangi bir istikrarsızlık durumunda kapısında bir mülteci kriziyle karşı karşıya kalmaktan korkuyor.

Los Angeles Times bugün ayrıca Başkan Trump’ın yurtiçi ve yurtdışında yüz yüze kaldığı krizlerle ilgili bir değerlendirmeye yer ayırmış. Gazete, Savunma Bakanı James Mattis’in, Kuzey Kore’nin ilk hidrojen bombası denemesinden sonra Başkan Trump’la konuya ilişkin bir görüşme yaptığını ve ilk kez nükleer savaş imasında bulunduğunu yazıyor. LA Times’a göre Kuzey Kore’nin Amerika ya da müttefiklerine saldırması durumunda haritadan tamamen silinme riskiyle karşı karşıya kalması şeklindeki bir tehdidin James Mattis’in ağzından çıkması, Mattis’in uyarısının ne kadar ciddi olduğunun göstergesi. Bunun nedeni, Mattis’in şimdiye dek Trump’ın pek çok sert söz ve yorumunu yumuşatmaya çalışmış olması. Gazeteye göre dünkü gelişmeler, Trump için yeni bir gerçeklik anlamına geliyor çünkü Trump, başkanlık koltuğuna oturduğundan bu yana şimdiye kadar hep kendi elleriyle yarattığı krizlerle tanımlandı. Oysa gerek Kuzey Kore’nin giderek sertleşen nükleer tehditleri, gerekse Teksas ve Louisiana eyaletlerini pençesi altına alan kasırga ve sel felaketi, Trump’ın kontrolü dışında gelişen olaylar. Trump’ın bu gelişmelere nasıl tepki vereceği, ne gibi adımlar atacağı, gazeteye göre önümüzdeki dönemde Trump’ın başkanlığı üzerinde son derece belirleyici rol oynayacak.

XS
SM
MD
LG