Erişilebilirlik

26 Eylül Amerikan Basınından Özetler


Washington Post, Cumhuriyetçi Parti’nin kamuoyunda Obamacare olarak bilinen sağlık hizmetleri yasasını iptal edip yerine yeni bir yasa getirme çabalarının bir kez daha hüsrana uğradığını yazıyor. Habere göre Cumhuriyetçi Parti, son tasarıyı desteklemeyeceklerini önceden açıklayan Rand Paul ve John McCain’e, Maine eyaleti Cumhuriyetçi Senatörü Susan Collins’in de katılmasıyla Kongre’de yeniden yenilgiyle karşılaştı. Utah eyaleti Cumhuriyetçi Parti Senatörü Orrin Hatch, herkesin aslında tasarının Senato’dan geçmeyeceğini bildiğini, çünkü hiçbir Demokrat Partili senatörün tasarıya destek vermediğini, muhalefetin desteğini almayan bir tasarının da başarısız olmaya mahkum olduğunu kaydetti. Washington Post, Cumhuriyetçi Parti’nin sağlık hizmetleri konusunda vaat ettiklerini yapamamasının başta Başkan Trump olmak üzere tüm parti açısından çok büyük bir mağlubiyet olduğunu yazıyor. Cumhuriyetçi Parti’nin yüz sandalyeli Senato’da 48’e 52’lik avantajı var. Oylamada eşitlik olması durumunda Senato başkanı sayılan Başkan Yardımcısı Mike Pence oy kullanıyor. Ancak Cumhuriyetçiler, 3 senatörün oyunu birden kaybettikleri için sağlık hizmetleri tasarısı da birçoklarının yorumlarına göre henüz doğmadan öldü.

Washington Post bugün ayrıca Başkan Trump’ın cüretkar Twitter mesajlarının savaş ilanı olarak algılanabileceği kaydeden Kuzey Kore’nin, hava sahası içine girmemiş olsalar bile Amerikan askeri uçaklarını vurabileceği tehdidinde bulunduğuna dikkat çekiyor. Habere göre Kuzey Kore Dışişleri Bakanı Ri Yong Ho, Başkan Trump’ın geçen hafta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmanın Kim Jong Un’la ilgili içeriğini kastederek, ”Tüm dünya, önce Amerika’nın bize savaş açtığını iyi hatırlamalıdır. Amerika bize karşı savaş ilan ettiği için biz de gereken tüm önlemleri alacağız. Bunun içinde hava sahamıza girmeseler bile Amerikan stratejik bombardıman uçaklarını düşürmek de var” dedi. Gazete, Kuzey Kore Dışişleri Bakanı’nın sözlerinin, Amerika ve Kuzey Kore arasındaki gerginlikleri daha da tırmandıracağı uyarısında bulunuyor. Kuzey Kore’nin askeri gücü, donanımı ve becerileri Amerika’yla kıyaslanamayacak kadar kısıtlı olsa da Kuzey Kore’nin bu söylemleri, uzmanlara göre basit tek bir hatanın bile tarafları savaşın eşiğine getirmeye yetecek. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in sözcüsü, konuya ilişkin olarak, ”Ateşli sözler, ölümcül yanlış anlaşılmalara yol açar” şeklinde konuştu. Gazete, Kuzey Kore’nin 1969 yılında Richard Nixon döneminde casusluk görevi yapan bir Amerikan donanma uçağını Japon Denizi üzerinde vurduğunu, uçaktaki 31 Amerikalı’nın öldüğünü, ancak Amerika’nın misilleme yapmadığını ve olaydan bir hafta sonra casus uçuşlara yeniden başladığını hatırlatıyor.

Washington Post’un bir başka ana sayfa haberi ise yine Rusya’nın Facebook üzerinden Amerika’da yürüttüğü propaganda kampanyalarıyla ilgili. Habere göre Rus ajanlar, Amerika’daki dini ve ırksal bölünmeleri suistimal etmek için Facebook’taki reklamları kullandı. Facebook’un Ruslar’ın satın aldığı ve Kongre’ye teslim etmeye hazırlandığı 3 bin reklamın Amerika’daki sosyal meselelerle ilgili çok etkin analizlerde bulunduğu anlaşılıyor. Örneğin özellikle beyaz polis şiddetine karşı siyahların haklarını korumak için başlayan Black Lives Matter hareketiyle ilgili reklamlar, bunlar arasında en göze çarpanları. Kimi reklamlarda siyah Amerikalılar’ın haklarını savunan gruplara yer verilirken bunun tam aksine, bu gibi grupların siyasi bir tehdit olduğunu savunan reklamlar da göze çarpıyor. Temsilciler Meclisi ve Senato’daki istihbarat komisyonları, önümüzdeki haftalardan itibaren reklamları incelemeye başlayacak. Senato İstihbarat Komisyonu’ndan Demokrat Parti Virginia Senatörü Mark Warner, Rusya’nın Facebook’u kullanarak Amerika’da ”nifak tohumları” atma girişiminde bulunduğunu, bir yandan da seçimlere katılımı azaltmak için çaba gösterdiğini kaydetti.

New York Times ise Maria Kasırgası’nın büyük zarar verdiği Porto Riko’daki son duruma dair haberlere yer ayırıyor. Habere göre Porto Riko Valisi Ricardo Rossello, adanın bir insanlık krizinin eşiğinde olduğunu söyledi ve ABD Kongre’sini, giderek derinleşen bu krizi önlemeye çağırdı. Amerika’ya bağlı özerk bölgelerden biri olan Porto Riko’da kasırga sonrasında hala birçok noktada elektrik, yakıt ve su gibi temel ihtiyaçlar karşılanamıyor. Amerika’nın bir parçası olduklarını sık sık hatırlatan Porto Riko Valisi, adanın da tıpkı Amerikan eyaletleri gibi acil durumlarda federal hükümetten yardım beklediğini duyurdu. Bazı Kongre üyeleri, ciddi bir mali krizle pençeleşen Porto Riko’nun borçlarının ertelenmesi ve adaya acil yardım gönderilmesi için kolları sıvadı. Ancak Porto Rikolular’ın da Amerikan vatandaşı olduklarını hatırlatan kimi çevreler, federal hükümetin yardım çabalarını ağırdan aldığı suçlamasında bulunuyor. Öte yandan Vali Rossello, 3 buçuk milyon nüfuslu adadan dışarıya göçü önlemek için federal hükümetin derhal harekete geçmesi gerektiğini kaydetti.

XS
SM
MD
LG